Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe Hitabe ‘sinde açıkça, “Biz buraya kadar geldik ama bundan sonrası sizde,” diyerek mücadelenin bitmediğini, devam ettirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Nitekim yakın tarihe bakıldığında bu sözlerin ne kadar yerinde olduğu görülecektir.
“Türkiye’yi küçük Amerika yapacağız” diyen siyasiler, 1945-60 yılları arasında bu hedefe ulaşmak adına önemli adımlar attı. Kuruluş aşamasında, tam bağımsızlık yolunda atılan adımlar, Avrupa Birliği hayalleriyle geri çekilmeye başlandı. Soğuk Savaş’ın etkisiyle, Türkiye’nin NATO’daki konumu ve Orta Doğu’daki stratejik rolü sonuna kadar kullanıldı. Bu dönemde, özellikle eğitim sistemi ve Milli Eğitim Bakanlığı üzerinde ciddi yapısal bozulmalar başladı. Ancak buna “Hayır ” diyebilen bir hükümet yoktu. II. Dünya Savaşı’na doğrudan katılmayan Türkiye, doğal olarak temkinli bir politika izlemek zorundaydı. Ancak bu temkinin bedeli, ilerleyen yıllarda askeri ve siyasal vesayetle ödettirildi.
1950’lerde Kuzey Irak’tan gelen yoğun göçle birlikte, Türkiye’nin doğusu yeni bir demografik yapı değişimine girdi. “Sığınan” bu nüfus, kişisel niyetlerden bağımsız olarak bölgenin kültürel yapısını ciddi ölçüde etkiledi. Bu bağlamda, 1840-1850 yılları arasında Harput’un etnik yapısına dair yapılan araştırmalarda Türk nüfusunun yüzde 90 oranında olduğu tespit edilmiştir (Türk Dünyası Araştırmaları, Şubat 1988-Sadece müslüman nüfus üzerinden yapılan bir araştırma değildir.) Bugün, özellikle Doğu Anadolu’daki Türk varlığının sorgulanması bu tarihi değişimle de yakından ilişkilidir. McDowall (2004) ve Yıldız (2011) gibi araştırmacıların da belirttiği gibi, bu göçler yalnızca demografik değil; sosyo-politik ve kültürel sonuçlar da doğurdu. McDowall, özellikle devletin Kürt kimliğini reddetme politikalarının Kürtleri devletten uzaklaştırdığını ve bu boşluğun PKK gibi yapılara alan açtığını vurgular. İleride bu durum bölgedeki Türk varlığını da inkar etmeye yönelik şekillendi.
Bölgede, askeri personelin “Devlet Ana” imajı zamanla “zorba” bir devlet algısına dönüştü. Bu süreç, halk nezdinde devletin meşruiyetini zedeledi. Aynı dönemlerde Avrupa Birliği için çeşitli imtiyazlarda vermeye devam edildi. Bu süreçte toplum yavaş yavaş sosyolojik ve kültürel olarak çözülmeye başlamıştı.
1960-80 arası dönem, sağ-sol çatışmalarıyla hafızalara kazındı. Ancak özellikle kırsal ve genç nüfusta, vatansever çocuklar üzerinden siyasal İslam’ın altyapısını oluşturmak için çaba gösterilirken, aynı dönemde solcular da bu sürece karşıt bir konumda yer aldı. Bu durum ideolojik çatışmaların derinleşmesine ve siyasi ortamın daha da gerilmesine neden oldu. Özellikle 12 Eylül 1980 Darbesi’ne giden süreçte, bu kutuplaşmanın bilinçli olarak kurgulandığına dair çok sayıda akademik kaynak mevcuttur (Bkz. Zürcher, 2004; Ahmad, 1993). Gençlerin bir kısmı Amerika’nın mandasına hayır diyen anti-emperyalist çizgide ilerlerken, diğer bir kısmı dini değerler üzerinden devleti koruma refleksiyle hareket ettirildi.
Geçmiş dönemlerde, muhafazakâr kitleye yönelik sert tavır ve bazı uygulamalar gerici-dinci grupların ileri de kullanacağı kozları biriktirdi. Burada dindarlık ile dincilik arasındaki fark önemlidir; halkın vicdanında din ile devlet çatışır hale geldi. Bu da hem devletin hem toplumun bütünlüğünü tehdit etti.
Günümüzde PKK’ya karşı kazanılan askeri başarılar, sahada devletin sosyal hizmetleriyle desteklenemedi. Sosyal devlet anlayışı ile adımlar atılamaması, bölge halkına sahip çıkmaması, güvenlik politikalarının halk desteğine ulaşamaması (Bölgede PKK tarafından tehdit edilen insanlar) bölgede devletten bağımsız bir sosyolojik yapı oluşmasına neden oldu. Bu, Türkiye’nin bölgesel ve siyasal olarak ikiye bölünmüş bir görüntü kazanmasına yol açtı.
Karayılan’ın, Kürtleri devlete düşman etmekte zorlandığı noktada (ki böyle bir ifadesi var) “din kartını” oynamaya karar verdiği bizzat terör örgütü açıklamalarına da yansımıştır (Bkz. Murat Karayılan Röportajı, Rudaw, 2015). Bu strateji, sadece PKK içinde değil, aynı zamanda Türkiye genelinde radikal dini yapılar için de kullanılmaya başlandı. Geçmişte muhafazakâr halka yönelik baskılar, radikal yapılar tarafından istismar edildi. BOP’un da etkisiyle, Vahhabi-Selefi ağlar Türkiye’de etkinlik kazandı. Diyanet’in söylemleri ise bu yapılarla paralel hale geldi. Hoca Ahmet Yesevi ve Hacı Bektaş-ı Veli geleneği zındıklıkla itham edildi. Bu nedenle bugün Diyanet’in söylemleri, sadece dini değil, toplumun sosyo-kültürel dokusunu da tehdit eder hale geldi.
Türkiye’de 5 milyonla başlayan ve günümüzde 20 milyonu aştığı tahmin edilen sığınmacı nüfusun büyük çoğunluğu, genç ve erkek bireylerden oluşmaktadır. Bu göç politikası, bir yandan güvenlik sorunlarını tetiklerken, diğer yandan Türkiye’nin demografik yapısını geri dönülmez biçimde değiştirmektedir. Demografik değişim, bazı siyasi çevrelerce olumlu bir gelişme gibi sunulurken, toplumun geleceği açısından ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Bu değişim, sadece nüfus yapısını değil; kültürel, ekonomik ve toplumsal bütünlüğü de etkilemektedir.
Evet, bu tablo Türkiye için oldukça iç karartıcı olabilir. Ancak bu sürecin psikolojik, sosyolojik, askeri, siyasal boyutları var. Bu metin yalnızca genel hatlarıyla bir çerçeve çizmektedir. Unutmamalıyız ki bu ülke, kolay kurulmadı. Sorunların çözümü ise farkındalıkla başlar. Bu nedenle meseleye duygusal değil; tarihsel, eleştirel ve yapıcı bir bakış açısıyla yaklaşmak en doğru yol olacaktır.
Peki sene 2000’lere geldiğinde ise ne ile karşılaştık. Siyasal İslam’ın yükselişi… Şimdi son 20 yılda neleri kaybettik bir bakalım;
Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş.
ADÜAŞ – Ataköy Hidroelektrik Santrali
ADÜAŞ – Beyköy Hidroelektrik Santrali
ADÜAŞ – Çıldır Hidroelektrik Santrali
ADÜAŞ – Denizli Jeotermal Santrali
ADÜAŞ – Engil Gaz Türbinleri Santrali
ADÜAŞ – İkizdere Hidroelektrik Santrali
ADÜAŞ – Kuzgun Hidroelektrik Santrali
ADÜAŞ – Mercan Hidroelektrik Santrali
ADÜAŞ – Tercan Hidroelektrik Santrali
Afyon Çimento Sanayii T.A.Ş.
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.
Akdeniz Elektrik Perakende Satış A.Ş.
Alkollü İçkiler Pazarlama ve Dağıtım A.Ş.
Alkollü İçkiler Sanayii ve Ticaret A.Ş.
Amasya Şeker Fabrikası A.Ş.
Aras Elektrik Dağıtım A.Ş.
Aras Elektrik Perakende Satış A.Ş.
Arçelik A.Ş.
ASBAŞ Antalya Serbest Bölge İşleticisi A.Ş.
ASELSAN Askeri Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
ASELSAN Askeri Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Ataköy Marina ve Yat İşletmeleri A.Ş.
Ataköy Otelcilik A.Ş.
Ataköy Turizm Tesisleri ve Ticaret A.Ş.
Baha Esat Tekand Kütahya Şeker Fabrikası A.Ş.
Başak Emeklilik A.Ş.
Başak Sigorta A.Ş.
Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.
Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.
Batı Söke Çimento Sanayi T.A.Ş.
Bayındırlık Bakanlığı – Erciyes Sosyal Tesisleri
Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.
Boğaziçi Elektrik Perakende Satış A.Ş.
Borusan Mannesmann Boru Sanayi ve Ticaret A.Ş.
BUMAS Karaman Bulgur Sanayi ve Ticaret A.Ş.
BURSAGAZ Bursa Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım Tic. Taahhüt A.Ş.
Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş.
Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş. (ÇBİ)
Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş.
Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.
Dicle Elektrik Perakende Satış A.Ş.
Divriği-Hekimhan Madenleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (DİVHAN)
DSİ – Erciyes Sosyal Tesisleri
EBK – Manisa Kombinası
Emekli Sandığı – Büyük Ankara Oteli
Emekli Sandığı – Büyük Efes Oteli
Emekli Sandığı – Büyük Tarabya Oteli
Emekli Sandığı – Çelik Palas Oteli
Emekli Sandığı – İstanbul Hilton Oteli
Emekli Sandığı – Kuşadası Tatil Köyü
Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. (ERDEMİR)
ERYAĞ Erciyes Yağ Sanayii A.Ş.
ESGAZ Eskişehir Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım Tic. Taahüt A.Ş.
Eti Alüminyum A.Ş.
Eti Bakır A.Ş.
Eti Elektrometalurji A.Ş.
Eti Gümüş A.Ş.
Eti Krom A.Ş.
EÜAŞ – Adıgüzel HES
EÜAŞ – Adilcevaz HES
EÜAŞ – Ahiköy 1 HES
EÜAŞ – Ahiköy 2 HES
EÜAŞ – Ahlat HES
EÜAŞ – Almus HES
EÜAŞ – Anamur HES
EÜAŞ – Arpaçay-Telek HES
EÜAŞ – Bayburt HES
EÜAŞ – Berdan HES
EÜAŞ – Besni HES
EÜAŞ – Bozkır HES
EÜAŞ – Bozüyük HES
EÜAŞ – Bozyazı HES
EÜAŞ – Bursa Linyitleri İşletmesi
EÜAŞ – Bünyan HES
EÜAŞ – Çağ Çağ HES
EÜAŞ – Çal HES
EÜAŞ – Çamardı HES
EÜAŞ – Çamlıca 1 HES
EÜAŞ – Çatalağzı Termik Santrali
EÜAŞ – Çemişgezek HES
EÜAŞ – Çine HES
EÜAŞ – Değirmendere HES
EÜAŞ – Değirmendere HES
EÜAŞ – Dere HES
EÜAŞ – Derme HES
EÜAŞ – Dinar 2 HES
EÜAŞ – Doğankent HES
EÜAŞ – Durucasu HES
EÜAŞ – Engil HES
EÜAŞ – Erciş HES
EÜAŞ – Erkenek HES
EÜAŞ – Ermenek HES
EÜAŞ – Esendal HES
EÜAŞ – Fethiye HES
EÜAŞ – Gebze-Dilovası Doğal Gaz Kom. Çev. Sant.
EÜAŞ – Girlevik HES
EÜAŞ – Girlevik II-Mercan HES
EÜAŞ – Göksu HES
EÜAŞ – Gönen HES
EÜAŞ – Güney Ege Linyitleri İşletmesi
EÜAŞ – Haraklı-Hendek HES
EÜAŞ – Hasanlar HES
EÜAŞ – Hoşap HES
EÜAŞ – Işıklar (Visera) HES
EÜAŞ – İnegöl-Cerrah HES
EÜAŞ – İvriz HES
EÜAŞ – İznik-Dereköy HES
EÜAŞ – Kadıncık 1 HES
EÜAŞ – Kadıncık 2 HES
EÜAŞ – Kangal Termik Santrali
EÜAŞ – Karacaören 1 HES
EÜAŞ – Karacaören 2 HES
EÜAŞ – Karaçay HES
EÜAŞ – Karaçay HES
EÜAŞ – Kayadibi HES
EÜAŞ – Kayaköy HES
EÜAŞ – Kemer HES
EÜAŞ – Kemerköy Termik Santrali
EÜAŞ – Kernek HES
EÜAŞ – Kılavuzlu HES
EÜAŞ – Kısık HES
EÜAŞ – Kiti HES
EÜAŞ – Koçköprü HES
EÜAŞ – Kovada I HES
EÜAŞ – Kovada II HES
EÜAŞ – Köklüce HES
EÜAŞ – Kuzuculu HES
EÜAŞ – Kürtün HES
EÜAŞ – Ladik-Büyükkızoğlu HES
EÜAŞ – M. Kemal Paşa-Suuçtu HES
EÜAŞ – Malazgirt HES
EÜAŞ – Manavgat HES
EÜAŞ – Manyas HES
EÜAŞ – Menzelet HES
EÜAŞ – Mut-Derinçay HES
EÜAŞ – Orhaneli Termik Santrali
EÜAŞ – Otluca HES
EÜAŞ – Pazarköy-Akyazı HES
EÜAŞ – Pınarbaşı HES
EÜAŞ – Seyitömer Linyitleri İşletmesi
EÜAŞ – Seyitömer Termik Santrali
EÜAŞ – Sızır HES
EÜAŞ – Silifke HES
EÜAŞ – Soma B Termik Santrali
EÜAŞ – Suçatı HES
EÜAŞ – Sütçüler HES
EÜAŞ – Şanlıurfa HES
EÜAŞ – Tohma HES
EÜAŞ – Topçam HES
EÜAŞ – Tortum HES
EÜAŞ – Torul HES
EÜAŞ – Tunçbilek Termik Santrali
EÜAŞ – Turunçova-Finike HES
EÜAŞ – Uludere HES
EÜAŞ – Varto-Sönmez HES
EÜAŞ – Yatağan Termik Santrali
EÜAŞ – Yenice HES
EÜAŞ – Yeniköy Linyitleri İşletmesi
EÜAŞ – Yeniköy Termik Santrali
EÜAŞ – Zeyne HES
Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş.
Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.
Gediz Elektrik Perakende Satış A.Ş.
Gemlik Gübre Sanayii A.Ş.
GERKONSAN Gerede Çelik Konstrüksiyon ve Teç. Fab. A.Ş.
Gübre Fabrikaları T.A.Ş. (GÜBRETAŞ)
Hamitabat Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.
HAVELSAN Hava Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Hektaş Ticaret A.Ş.
Hidrojen Peroksit Sanayi ve Ticaret A.Ş.
İGSAŞ İstanbul Gübre Sanayii A.Ş.
İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.
İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Perakende Satış A.Ş.
İstanbul İmar Ltd. Şti.
Karayolları – Erciyes Sosyal Tesisleri
Kayseri ve Civarı Elektrik T.A.Ş.
KBİ – Murgul Hidroelektrik Santrali
KBİ – Murgul İşletmesi
KBİ – Samsun İşletmesi
Kıbrıs Türk Hava Yolları Ltd. Şti. (KTHY)
Kristal Tuz Rafinerisi Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Kütahya Gübre A.Ş. – Kütahya Gübre Üretim Tesisleri
Maliye Hazinesi – Antalya-Muratpaşa Sosyal Tesisi
Maliye Hazinesi – Foça Tatil Köyü
Manisa Pamuklu Mensucat A.Ş.
Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.
MESBAŞ Mersin Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.
MEYBUZ Meyve ve Buzlu Muhafaza Enternasyonal Nak. A.Ş.
MİTAŞ Enerji ve Madeni İnşaat İşleri Türk A.Ş.
NİTROMAK Makina Kimya-Nitro Nobel Kimya Sanayii A.Ş.
Ortadoğu Teknopark Geliştirme Müh., İnş., Taah. ve Tic. A.Ş.
Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş.
OYAK İnşaat A.Ş.
PETKİM Petrokimya Holding A.Ş.
Ray Sigorta A.Ş.
Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş.
Samsun Gübre Sanayii A.Ş.
SEKA – Afyon İşletmesi
SEKA – Akkuş İşletmesi
SEKA – Aksu İşletmesi
SEKA – Balıkesir İşletmesi
SEKA – Çaycuma İşletmesi
SEKA – Karacasu İşletmesi
SEKA – Kastamonu İşletmesi
Sönmez Neşriyat ve Matbaacılık A.Ş.
SÜMER Holding – Adıyaman İşletmesi
SÜMER Holding – Bakırköy Konfeksiyon San. İşl.
SÜMER Holding – Beykoz Deri ve Kundura İşletmesi
SÜMER Holding – Çanakkale Sentetik Deri İşletmesi
SÜMER Holding – Diyarbakır İşletmesi
SÜMER Holding – Malatya İşletmesi
SÜMER Holding – Mazıdağı Fosfat Tesisleri
SÜMER Holding – Sarıkamış Ayakkabı İşletmesi
SÜMER Holding – TÜMOSAN İşletmesi
SÜTAŞ Bursa ve Havalisi Pastörize Süt ve Mam.Gıda San. A.Ş.
- Şeker Fabrikaları – Afyon Şeker Fabrikası
- Şeker Fabrikaları – Alpullu Şeker Fabrikası
- Şeker Fabrikaları – Bor Şeker Fabrikası
- Şeker Fabrikaları – Çorum Şeker Fabrikası
- Şeker Fabrikaları – Elbistan Şeker Fabrikası
- Şeker Fabrikaları – Erzincan Şeker Fabrikası
- Şeker Fabrikaları – Erzurum Şeker Fabrikası
- Şeker Fabrikaları – Kırşehir Şeker Fabrikası
- Şeker Fabrikaları – Muş Şeker Fabrikası
- Şeker Fabrikaları – Turhal Şeker Fabrikası
TAKSAN Takım Tezgahları Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Tasfiye Halinde Türk Ticaret Bankası A.Ş.
TCDD – Bandırma Limanı
TCDD – Derince Limanı
TCDD – İskenderun Limanı
TCDD – Mersin Limanı
TCDD – Samsun Limanı
TDİ – Çeşme Limanı
TDİ – Dikili Limanı
TDİ – Kuşadası Limanı
TDİ – Salıpazarı Limanı (Galataport)
TDİ – Taşucu Limanı
TDİ – Tekirdağ Limanı
TDİ – Trabzon Limanı
TEKA Puro Üretim ve Ticareti A.Ş.
TEKEL – Adana Sigara Fabrikası
TEKEL – Ayvalık Tuzlası
TEKEL – Ballıca Sigara Fabrikası
TEKEL – Bitlis Sigara Fabrikası
TEKEL – Bodrum Sosyal Tesisi
TEKEL – Çamaltı Tuzlası
TEKEL – Çankırı Kaya Tuzlası
TEKEL – İstanbul Sigara Fabrikası
TEKEL – Kağızman Tuzlası
TEKEL – Kaldırım Tuzlası
TEKEL – Kayacık Tuzlası
TEKEL – Malatya Sigara Fabrikası
TEKEL – Sekili Tuzlası
TEKEL – Tokat Sigara Fabrikası
TEKEL – Tuzluca Tuzlası
TEKEL – Yavşan Tuzlası
TEKEL GmbH
TGT Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.
TOFAŞ Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.
Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.
Toroslar Elektrik Perakende Satış A.Ş.
TP Petrol Dağıtım A.Ş.
Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.
Türk Alkollü İçki ve Şarap Endüstrisi Ltd. Şti. (TAŞEL)
Türk Hava Yolları A.O.
Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Türk-Arap Gübre A.Ş. (TAGAŞ)
Türkiye Halk Bankası A.Ş.
Türkiye İş Bankası A.Ş.
Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası A.Ş.
Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (TÜPRAŞ)
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. (TSKB)
Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.
TZD – Sakarya Traktör Sanayi İşletmesi
Uçak Servisi A.Ş. (USAŞ)
Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.
USAŞ Yatırım Holding A.Ş.
Ünye Çimento Sanayii T.A.Ş.
Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş.
Vangölü Elektrik Perakende Satış A.Ş.
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.
Yeditepe Beynelmilel Otelcilik Turizm ve Ticaret A.Ş.
Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş.
YİBİTAŞ Kraft Torba Sanayi A.Ş.
Ziraat Portföy Yönetimi A.Ş.
Türkiye’deki devlet mülkiyetinde bulunan stratejik ve ekonomik öneme sahip birçok tesis, kuruluş ve doğal kaynak zamanla özelleştirme yoluyla el değiştirmiştir. Bu işletmeler, ekonomik bağımsızlık, yerel kalkınma, istihdam ve kamu hizmetleri açısından büyük önem taşıyordu. Çoğunlukla doğrudan üretim yapan sanayi kuruluşları (örneğin şeker fabrikaları, çimento fabrikaları, gübre tesisleri) ya da enerji, ulaştırma ve haberleşme gibi altyapısal alanlarda faaliyet gösteren tesislerdi (hidroelektrik santraller, doğalgaz dağıtım şirketleri, limanlar vb.).
Özelleştirme süreci, kamu eliyle yapılan üretimin önemli ölçüde daralmasına yol açtı. Özellikle enerji, tarım ve ağır sanayi gibi stratejik sektörlerin özel sermayeye devriyle fiyat istikrarı ve kamu yararı geri planda kaldı. Bu durumun en doğrudan etkilerinden biri enerji ve temel gıda fiyatlarında görülen artış oldu.
Bu fabrikalar sadece üretim tesisleri olmanın ötesinde, bulundukları şehirlerin sosyoekonomik yapısına yön veren, istihdam sağlayan ve küçük esnafı destekleyen ana arterlerdi. Özelleştirme sonrası birçok küçük şehirde işsizlik arttı, yerel ekonomi çöktü ve büyük kentlere göç hızlandı.
Aynı zamanda bu işletmeler, birçok insan için işten çok daha fazlasını ifade ediyordu; yaşamlarının, hatıralarının ve sosyal bağlarının önemli parçalarıydı. Örneğin, bir şeker fabrikasında çalışan babanın çocuğu olmak, o fabrikanın lokal futbol takımında yer almak veya fabrikanın sağlık ocağında doğmuş olmak gibi unsurlar, toplumsal belleğin önemli öğeleriydi. Bu hafızalar zamanla silindi.
Bununla birlikte, birçok hidroelektrik santral, linyit işletmesi ve termik santral devletin enerji bağımsızlığının temel taşlarını oluşturuyordu. Bu tesislerin özel sektöre devredilmesi, uzun vadede enerji güvenliği ve fiyat istikrarı açısından ciddi riskler doğuruyor.
AKP hükümeti, kamuya ait stratejik tesisleri ve doğal kaynakları özelleştirme yoluyla özel sektöre devretmeye devam etti. Bugüne kadar 4 binden fazla kamuya ait gayrimenkul satıldı ve 2 binden fazla gayrimenkulün satışı için özelleştirme kararı alındı . Bu satışlar arasında kamu arazileri, fabrikalar, enerji üretim santralleri ve dağıtım şebekeleri yer aldı. Özelleştirme uygulamaları, kamu eliyle yapılan üretimin büyük oranda daralmasına ve stratejik sektörlerin özel sektöre devrine yol açtı.
Özelleştirmelerle birlikte, Karayolları ve köprüler de satılacak değerler listesine eklendi. Örneğin, İstanbul 1. ve 2. köprüleri ile bazı otoyolların 25 yıllığına özelleştirilmesi için düzenlenen ihale, en iyi teklifi 5.72 milyar dolar ile Koç Holding vermişti . Ancak bu ihale, Başbakan Erdoğan’ın yaptığı değerlendirmeler sonucunda iptal edilmişti.
(Kaynak:m.kamyonum.com.tr /Loji Port)
Ayrıca, Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’teki depremlerde yıkılan ve 99 kişinin hayatını kaybettiği Ebrar Sitesi’nin müteahhitlerinden Mustafa Timurbanga’nın, FETÖ üyesi olduğu ve 2016’da yurt dışına kaçtığı ortaya çıktı . Bu durum, devlet kurumlarında görev yapan bazı kişilerin, özelleştirme süreçlerinden faydalanarak arsa ve arazi sahibi olmalarına zemin hazırladı.
(Kaynak :Anadolu Ajansı/ Yeni Şafak)
Sonuç olarak, kamuya ait stratejik varlıkların özelleştirilmesi, ekonomik bağımsızlık, yerel kalkınma ve istihdam açısından önemli kayıplara yol açtı. Bu süreçler, aynı zamanda toplumsal hafızanın silinmesine ve sosyoekonomik eşitsizliklerin derinleşmesine neden oldu.
GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE!
Velhasılıkelam Evrensel bakış