“Aldanmak, aldatmanın en beden bulmuş halidir”.
Fark etmekte zorlandığın bazı şeyler olur ya, aslında görmek istemeyişinden görmezsin detayları. Her bir biçim bağırıyordur sana ama sen olmayacağını bile bile devam edersin. İnsanların bu istikrarına, “aldanmak “ denir. Her birimiz hayatımızın belirli dönemlerinde kah istemli kah istemsiz aldırmadan aldanmışızdır. Aldanışların en hafifi, yaşadığın dramayı kabullenmektir. Orta hali, işler tersine döndüğünde, yani aldandığını artık kimseden saklayamadığında, o işi sonlandırmaktır. En yüksek hali ise, aldandığına göz yumup kendini aldatmaya çalışmaktır. İşte aşkın benim kitabımdaki 3 beden bulmuş hali bunlar…
Size sevmedim demiyorum. Ama sevilmediğim çok fazla an söyleyebilirim. Sevilmediğimi bilmeme rağmen devam edişlerim, terk etmeyişlerim- kendimi kandırmaktan da öte-, buna ihtiyacım olduğu ile ilgili kendimi ikna etmemden süre geliyordu. Oysa insan sadece artık konuşacak hiçbir şeyi kalmadığını anladığında konuşmaya başlıyormuş… Hani “sen bana bunu da yapmıştın.” Dediğin yer var ya; orası.
Kısacası, aldanmak dünyanın en ıssız ve sessiz durumlarından biri. Kendinizden düşünün; en son çare değil miydi “beni bu yaptığın çok acıttı” demek? Olan olmuştu, sen defalarca acımıştın, defalarca usulca ağlamıştın ama hiç konuşmamıştın. İnsan 2 kere yürekten konuşur anlayacağınız, bir ilk bakışta, bir de son vuruşta..
İşte ben de tam olarak böyle bir gün geçiriyordum. Kafam o kadar net bir şekilde aldanmayı seçiyordu ki, kafamın içindeki netliği bulandıran bendim. Yanan ufak bir mumum, yanında iki fırt aldığım sigaramın aleviyle titreşiyordu. Sessizliğin en ince hali. Hani hiç konuşamazsın ya, o biçim. Bağıra çağıra ağlama isteğimin yanında, içimden gelen “sus artık” talebi birbiriyle zıtlaşıyordu. Ani gelen bir tükenmişlik hissiyatı gibi yani anlayacağın.. Yorgunluktan yerde yatıyorsun sanki; ama içinde bir telaş. Daha yüksek sesle seversem, daha çok sustururum olamayacakları..
Aldandık, dostlar! İlk ekmeği verdiğinde gelip bir daha hiç uğramayan kuşa aldandık.. Sevdiğini söyleyip de üşüdüğümüzde bize sarılmayana inandık.. Aldatıldığımızı bildiğimiz halde o gözleri hala kapatmaya inandık biz.
Çünkü hava güzeldi, kimse mutsuz değildi, biz kederimize yenik düşüp bir bahar günü sigaraya başladık…
Su Sözen
Velhasılıkelam Evrensel bakış