Ağlıyordu gökyüzü, yeryüzündeki bütün pislikleri temizlercesine. Ağlıyordu duyarsızlıklarına insanların ve hep ağlıyordu bir yerlerde yaşananları görmeyen; vicdansız, kalpleri mühürlenmiş, gözlerine mil çekilmiş, kulakları sağırlaşmış, insan olma özelliklerini kaybetmişler için.
.
Bomba sesleriyle beraber arşa yükselen; kadın, erkek, çocuk feryatlarını duymayan ve bunun için de müziğin volümünü sonuna kadar yükseltip fütursuzca cehennem od unda yanası bedenleri ile şeytanla dans ederek tam da Kabe’nin yanı başında pervasızca kendinden geçenler için ağlıyordu gökyüzü. Ve kan göllerinin sele çevirilmesini sokuyordu gözlerine gözlerine, görmek istemeyen dindaşlarının.
Yanı başlarında yapılan vahşete sessiz kalarak safını belirleyen, kalp yerine göğsünde dindaşı için bomba taşıyanlar için ağlıyordu.
Ve sonrasında gümbür gümbür gök gürlüyor, şimşek çakıyordu; sanki dünyanın her yerinde zulme ayaklanan insanlara destek olmak ve uykuda olan İslam Alemini uyandırmak ister gibi.
Kıyamete kadar yağsa yağmur, gürlese gökyüzü; müslümanların müslümanlara yapmadıklarını ya da yaptıklarını temizleyebilir mi?
Ya da ‘’O Kanların O canların Sahipleri’’ bizlere haklarını helal ederler mi?
Velhasılıkelam Evrensel bakış