Annelik adına bir sürü makale çalışması mevcuttur. Özünde kaygı, ciddi bir mücadele, özveri saklıdır anneliğin. Bir düşünün ki bir kadın doğum uzmanına rutin bir kontrolde “anne adayı” olduğunuzu öğreniyorsunuz. Rutin 9 aylık bir süreç sizi bekliyor sanıyorsunuz. Lakin süreç öyle başlamıyor. Sıradan bir kontrolde doktorunuz sizi daha iyi olan üniversite hastanesine yönlendirme yapıyor. Soruyorsunuz ” hocam bir problem mi var?” Ultrasonda bazı anomalileri size tıbbi ifadeyle dile getiriyor. Hop oradan üniversite hastanesi koridorlarında geçen süreç başlıyor. Doktorunuz “özürlü, sakat” doğacağını söylüyor yüzünüze yüzünüze. Operasyonla sürecin sonlandırma hakkına bilgi veriyor, kabul etmeyince bir prosedür gereğince imzalanan bir sürü evrak işte… İşte özel çocuk anneleri doğum öncesinde, sırasında, sonrasında, yaşanan komplikasyonlar veyahut kromozomal anomalilerde oluşan problemlerle özel gereksinimli çocuklar dünyaya getirebiliyor.
Aslında bu süreç özel gereksinimli çocukların annelerine sorsanız o kadar zor değil!. Hatta yük bile saymıyorlar, o kadar mutlular ki bu süreçte sizin tahmin edemeyeceğiniz kadar pozitif bir bakış açıları var. “Peki bunun neresinde sorunlar var?” Derseniz işte tamda burada sorunları yazmak gerekiyor. Mesela doktorun ifadesi kırıcı olabiliyor, ya da yan dal uzmanlık yapan doktor bulamıyor aileler. Toplumun hazır bulunuşluğu çok önemli oluyor. Toplumda kabul görme süreci çok sancılı olabiliyor. En yakın çevrenizde dışlanma ile karşı karşıya geliniyor ya da acıma duygusu içinde oluyor insanlar. “Ah vah , Allah’ın sınavı işte, Allah seni cezalandırıyor.” Diyerek insanları kırabiliyor çevre. Ev ziyaretleri sorun haline gelebiliyor, herkesin problem davranış gösteren bir çocuğu evlerinde istemiyor olabiliyor. Toplumsal alanlarda çocuklarıyla istedikleri gibi dolaşmak problem haline gelebiliyor. Psikolojik, sosyolojik etkileri çok zor bir süreç olduğunu gösteriyor. Özel çocuk ailelerinin toplumdan izole olmaya itiyor bu zorluklar.
Pozitif bir ayrımcılık da talep etmiyor özel gereksinimli çocukların aileleri. Toplumda var olma mücadelesinde dışlanma, ötekileştirilmek, sürekli sorularla boğuşmak, istemiyorlar. Hukuki haklarını talep etmeleri de lüks değil ideal ölçülerde insani haktır. Sosyal devlet olmanın verdiği hakları talep etmeleri ayrımcılık değil adaletin kanıtı olmalıdır. Bir özel gereksinimli çocugun annesi ” keşke çocuğum normal doğsaydı, maaş almasaydım, ben çalışır onu okuturdum, o da okur kendi parasını kazanırdı.” Dememeli bir toplumda. Toplum olarak gelişmek için yarışta olmalıyız!.
Velhasılıkelam Evrensel bakış