HII HII EVET YAAAA YAAA TABİİ TABİİ

 

 

Birçoğumuz isteklerimizi isteme konusunda kendimize izin vermekte zorlanırız. Bilinç altımızdaki çöp suyunun zihnimize sızma şekillerinden biri de budur. İçten içe istediğimiz güzelliklere layık olmadığımızı düşünürüz. Dini öğreti olarak zihnimize yerleştirilmiş yanlış bilgiler, travmalar ve örf, adet vs. gibi normlarla bilinç dışı baskıladığımız isteklerimiz yanlış düşünce kalıplarının arasında zihnimizi tutsaklaştırır. Sonuç olarak hayallerimizi hatta dualarımızı bile kıtlığa sokarız.

Oysaki dua bile bizim enerjimiz üzerinden aktifleşen bir mekanizmaya sahiptir.

Peki bu yanlış inanışları besleyen nedir?

Tabii ki korkularımız.

Bir bebek sadece düşme korkusuyla dünyaya gelir. Diğer tüm korkular sonradan öğrenilir. Bizi kontrol altında tutmak için korkutan ailemizin yerini zamanla yaşadığımız toplum alır. Sürekli maruz kaldığımız korkular ruhumuzda kronikleşir. Çünkü hayal etmekten, istemekten korkan bir toplumu yönetmek çok daha basittir. Sonrasında razı gelen, içerisinde zerre ruhani bir güç barındırmayan bir şükür bilinci dayatmasıyla kısıtlanan ruhlardan her koşulda kanaat etmesi istenir. Bir de üzerine mutlu olması beklenir.

Hıı hııı hııı evet evet yaaaa yaaaa tabii tabii…

Sıkıldınız mı?

Sizi bilmem ama ben çok sıkıldım.

Yukarıda özetlemeye çalıştığım durumdan ve hatta kurduğum şu ciddi cümlelerden bile sıkıldım.

Sanki göğsümün ortasına bir öküz oturmuşçasına daralmaktayım yer yer.

Yahu tabii ki korkular da gelişimimiz için önemlidir. Sadece canımız istiyor diye gidip burnumuzu pisliğe sokmanın da pozitif bir getirisi olamaz. Ama asıl göremediğimiz her defasında içsel ve dışsal olarak kuramadığımız dengenin şapşal kurbanları olduğumuz gerçeğidir.

Canlarım ciğerlerim, doğru aslında çok da göreceli değildir. Üç aşağı beş yukarı neyin iyi neyin kötü olduğunu hepimiz biliriz.

Haset insan gözüyle bile adam devirir.

İşte bu yüzden düşüncelerinizle olsa bile hiçbir canlıya zarar vermemek koşuluyla, paşa gönlünüzü dinleyin ve isteyin. İsteklerinizi hakettiğinize emin olarak, gevrek gevrek isteyin hem de. Korkmayın ya çok gülersek akabinde ağlamayız. Yahu niye ağlayalım? Bizim mutluluğumuz kimsenin mutsuzluğunun sebebi değil ki. Tam tersi mutsuz olan mutlu edemez. Çok para da şaşırtmaz ayrıca. Hem bakalım şaşıracak mıyız? Biraz da biz görelim ama değil mi yani? Yaşamadan bilemeyiz ki bunu.

Kısacası canım insanlar ve sevgili kendim,

Bir şekilde bilincimizde kronikleşmiş yanlış bilgileri silemeyiz ama üzerlerine başka bilgiler yazarak onları dönüştürebiliriz.

Bizlere bahşedilmiş olan zihinlerimizi bağışlayıcılık, kollektif dua ve yaratıcı bir şükür bilinciyle besleyerek, bir de üzerine samimiyetle çabalarsak olay tamamdır. Sonrasında dibine kadar istemek hakkımızdır; gönderin gelsin.

hakkında Benan TAŞ

Benan TAŞ

Ayrıca Kontrol Et

AZİZ SANCAR KARİYER FELSEFİ RİSK ANALİZİ

  Aziz Sancar, 8 Eylül 1946 tarihinde Türkiye’nin Mardin iline bağlı Savur ilçesinde doğmuştur. Çocukluğu …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir