
Bir ah çekişimde yazdım fermanı
Eski günler geçti gözün önünden
Yakamı tutup da yargılar gibi
Soldu yüzüm, çehremin o yorgun izi
Deli gönlüm dağıldı; yağmur gibi yaşlarım
Dili olsa söylese kızıl gözler denizi.
Kapanmıyor yara gün be gün geçsede
Yitirdim bende kalmış, değerlerimi
Dumanı karışır havaya sisli günlerin
Arada kalmış kalbin unutulmuş köşesinde
Bitmiyor yüreğin kayıtsız acıların yok oluşu
Merhem olmuyor hislerime divane gönlüme.
Artık korkmadan baksam yarınlara
Yaşı dinmeyen gözün gök delen tepesine
Bir boran saklanmış rüzgarına ufkumun
Bana bıraktığın yarım soğuk sesine.
Kırgın sabahların, umutları kesmiş izini
Koparırım hayatın hasret vurgusunu
Bir yalnızlıktan ürperen yorgun dizimi.
Bir söz bulsam verecek cevabımda kalmadı.
Beklerken mecalim yokluğunda susmayı
Gün gelecek arar iken seyran yerini
Güneşe baktıkça her doğan günü
Bir sebeb istiyorum, gülmek için de ne bileyim
Yaşamayı anlatacak bir neden dönsün derim
Geçmişin izlerini sile bilmek için
Geri döner göz kırpar, seni okşar ellerim.
Dilek Avcıoğlu.
Velhasılıkelam Evrensel bakış