REN GEYİĞİ KIZAK SÜRÜŞÜ

Kısa bir yolculuk sonrası geyik çiftliğine geliyoruz. Rovaniemi çok soğuk; daha da kötüsü hava şartları çok hızlı değişiyor. Bir anda sis, arkasından kar yağışı olabiliyor. Fakat korkmayın, çünkü bize tahsis edilen ve tur fiyatına dâhil olan ve bizi soğuktan koruyacak termal giysilerimiz var. Tura çıkmadan birgün öncesinde termal kıyafetlerimizi almaya gidiyorsunuz. Bölgeye uygun botlar, çorap, atkı, bere, eldiven; ne gerekiyorsa hepsi sizin için sağlanıyor. Beden beden ayrılmış. Oradaki görevliye beden ölçünüzü ve ayak numaranızı söylüyorsunuz ve o da hemen size kıyafetlerinizi getiriyor. Verilen giysiler astronot kıyafetine benziyor. İçinde hareket etmekte biraz zorlanıyorsunuz. Giyindikten sonra kapalı alanda durmak oldukça zor. Hani bir deyim vardır “kurdeşen dökmek” diye, aynen öyle oluyorsunuz.

Burası Laponya’nın yerli halkı Samilerin çiftliği ve tüm geyikler onlara ait. Samiler kuzey avrupanın yerli halkına verilen genel isim. Bu insanların günümüzden 3000 yıl kadar önce Asya üzerinden İskandinavya’ya yerleşen ilk topluluk olduğu düşünülüyor. Fin-Uygur dil ailesinden olan Samiler avcılık, balıkçılık ve ren geyiği çobanlığı ile uğraşıyorlar. Samiler eski Orta Asya Türk toplulukları gibi Şamanizm felsefesine inanıyorlardı. Rehberimizin etrafında toplanıyoruz ve yapmamız gerekenler hakkında bilgi veriyor. Bizi karşılayan ve Sami olan rehberle tanışıyoruz; geyikler hakkında bilgi veriyor. Rehberin anlatımına göre bir ren geyiki postunun 1 cm karesinde yaklaşık 1 milyon kıl bulunurmuş; bu sebeple -40 derecede dahi yaşayabiliyorlarmış. Çok sevimliler. Her taraf ren geyikleriyle dolu. Noel Baba’nın kızağını çeken geyikler Finlandiya’da sadece Lapland bölgesinde yaşıyormuş. 180 bin nüfuslu Lapland’de 200 bin kadar geyik var. Bu sayı bölge insanından fazla. Bu kadar bilginin ardından sıra en heyecanlı kısma geliyor. Geyiklerle buluşuyoruz!😊 Geyik kızaklarını biz kullanacağız ve her kızağa iki kişi bineceğiz. Bu da demek oluyorki ben sevgili arkadaşım Gökhan’la bineceğim. Herkes kiminle bineceğini bildiği için sıraya giriyoruz. Gökhan o sırada canlı yayına başlıyor. “Türkiye’ye selâmlar yolluyor, azıcık da insanları özendiriyoruz.😊 Beş kilometrelik bembeyaz yolda, hep masallarda, filmlerde gördüğünüz geyiklerle yakın temasa geçmek çok keyifli. Bazıları çok inatçı olduğu için olduğu yerden kımıldamıyor. Bazıları ise çok hızlı koşuyor, durduramıyorsunuz. Kızağı Gökhan kullanıyor, bende elimde telefon, “canlı yayına” devam ediyorum. Elimde eldiven olmasına rağmen soğuktan elim kaskatı kesiliyor…

Ren geyiği safarisi bitince bir “Suomi Evi”ne giriyoruz. İçeride ateş yanıyor, biraz ısınıyoruz. Ahşap kâselerde bize somon balığı çorbası ikram ediyorlar. Çorbalarımız bittiğinde ise ateş üzerinde orman meyvelerinden yaptıkları sıcak meyve sularını içiyoruz. Tadı harika, ortam… İnsanın buradan çıkası gelmiyor. Sonrasında Gökhan bize beş yıllık geyik sürüş sertifikası veriyor. Bu sertifika tüm Avrupa’da geçerliymiş. (Artık nerde başka bir geyik sürüşüne katılacaksak.😊) Fotoğraf çekimlerini bitirip otele dönüyoruz.

hakkında Benan GÜLAĞIZ

Benan GÜLAĞIZ

Ayrıca Kontrol Et

TİTANİK RİSK ANALİZİ …

“En İyisini Ümit Ederken, En Kötüsüne Hazırlanın!”  “Denizde kırk seneye yaklaşmış olan deneyimimin tamamen olaysız …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir