
Son dönemlerde sıkça duyduğumuz ve – içim acıyarak belirtiyorum – Şehit düşen askerlerimizin haberleri gibi normalleşmesinden korktuğum kadına şiddet ve cinayet olaylarının artacağından deli gibi üzüntü ve korkuyla söylüyorum ki, eminim. Çünkü biz kadınlar artık susmayan, boyun eğmeyen ve hayatının sorumluluğunu sonuna kadar almaya çalışan varlıklar olarak, az biraz çekil de yoluma gideyim diyebiliyoruz. Artık yeri geldiğinde Ademi yasak elmayı yemesi için kışkırtan değil, bizzat o elmayı koparıp ısıra ısıra yiyen tarafız. Kendini gerçekleştirmeye çalışan her erkek cinsi gibi hata yapmaya ve bu hatalardan ders almaya bizim de sonuna kadar hakkımız var ve ne yazık ki bunun bilincine vardığımız için, öldürülüyoruz biz. Kadın olmaktan önce insan olduğumuzu anladığımız için. Aslında hep öldürüyorlardı bizi: Kurban ediyorlardı, diri diri kuma gömüyorlardı, cadı diye yakıyorlardı, namus diye taşla alıyorlardı canımızı. Biz ne zaman ki susmayı öğrendik, dayakla geçiştirdiler, lafla sözle; yüzümüze küfrederek canımızı yaktılar. Ama hep acıttılar…
Neden?
Lanet olası kaslarımız erkek cinsi kadar gelişmiş olmadığı için mi?
Safi kas gücüne bakılan her durumda olduğu gibi yine cehalet yakıyor bizi; bir de sevgisiz büyütülen erk…
Eski sevgilisiymiş onun canına kıyan! Vay efendim nasıl insanlarla birlikte olmuş; su testisi su yolunda kırılmış. O testi ağzınızda kırılsın demeden edemiyorum. Bir psikopatın, nasıl düzgün bir karakter gibi rol yapabildiğini hiç mi okumadınız? Hadi okumadınız, hiç mi görmediniz? Veya normal görünen bir insanın, yeri geldiğinde bir canavara dönüşebildiğine şahit olmadınız mı hayatınızda? Ayrıca ne tür bir ilişki cinayeti haklı kılabilir? İşlenmiş hangi günah, bir annenin çocuğunun gözü önünde katledilmesini açıklayabilir; hem de’’ baba’’sıfatlı bir cani tarafından?
Diğer bir taraftan kadın olarak annelerin de hataları var elbette. Erkek çocukları bir prens edasıyla yetiştirmek; kayırmak, onlara üstün birer varlıklarmış gibi davranmak neden? Zamanında kendi annesi tarafından ezilmişliğin verdiği bir tür intikam olabilir mi bu davranışların açıklaması?
Sevgisiz büyütülen her canlı içinde bir parça intikam duygusu besler ve kurbanını da genellikle onu en çok sevenlerin arasından seçer.
Ve bir kadın önünde sonunda kendi babasına benzeyen birini sever.
Yani bilinçaltımızda açılan yaralar kimimizi daha çok yara almaya, kimimizi de yara vermeye iter. Herkes kendi bildiği, ona öğretilmiş olan yoldan gider.
Islah edilmeyen yabani ot sarmaşıklar gibi bu yaralı ruhlar bedene bürünüyor, bu bedenlere dur denmiyor. Dur diyecek olanlar da göz yumuyor. Ve biz geçmişten bugüne daha çok öldürülmeye devam ediyoruz.
Bu toplumda yaşayan, kısmen de olsa şiddeti yaşamış bir kadın olarak kanımla canımla acıyarak belirtiyorum ki durmayacak; devam edecekler üzerimizden suçsuz yere intikamlarını almaya.
Velhasılıkelam Evrensel bakış
Yüreğine kalemine sağlık.okadar güzel anlatmışsınki malesef kadını hayatta hiçbir zaman bi yere koymak istemediler ve istenmiyorda.susmadikça susturulmaya çalışılıyor.