Herkese Selam!
Bugün Rusya’da 43. Günüm ve artık yavaş yavaş size izlenimlerimi, görüşlerimi aktarmaya başlayabileceğimi düşünüyorum. Öncelikle şunu söylemek isterim, burası gerçekten çok soğuk bir memleket. Özellikle de benim gibi yazı seven ve deniz, kum, güneşten vazgeçemem diyorsanız gelirken bir kez daha düşünün derim..Ben bunları söyledikten sonra aklınıza direkt şu gelebilir:
‘’Sen neden gittin peki?’’ Hemen kısaca açıklayayım:
Ben çocukluğumda kafama koyduğum ve yaşım ilerledikçe asla hayal etmekten vazgeçmediğim hayalimin peşinden koşarak buralara geldim. Hayatım boyunca beni yıldırmaya çalışan çok insan, çok olay oldu. Vazgeçmem için türlü oyunlar oynandı. Fakat ben her zaman kendi kendime şu cümleyi geçirdim aklımdan:
‘’Başarmalısın! Başarmalısın ki ilk önce kendin sonra tüm sevdiklerin mutlu olsun. Başarmalısın ki hayatın boyunca keşke demek yerine iyi ki diyesin. Başarmalısın ki önüne çıkan her zorlukta daha çok şey öğrenesin. Başarmalısın Tuğrul başarmalısın! Kendin için, dünya için, insanlık için çalışmalı, kendin için yaşanılabilir bir hayat kıldıktan sonra kardeşlerin için de yaşanılabilir bir dünya bırakmalısın..’’
Neyse kendimi motive etme paragraflarımı çok uzatmadan gelelim Rusya’ya. Bu yazacaklarım şu anda ki izlenimlerim, umarım ileriki yazılarımızda bu izlenimlerimi değiştirmek durumunda kalmam.
Ben Rusya’nın St. Petersburg şehrinde yaşıyorum. İlk Pulkovo Havalimanına indiğimde yeni bir hayata başladığımın hala farkında değildim. Sanki bana tatile gelmişim de dönecekmişim gibi geliyordu. İlk şehri gezmeye çıktığımda ‘’Gerçekten medeniyetin içine düştüm’’ dedim. İnsanlar birbirine gayet saygılı, gayet yardımsever yaklaşıyordu. Beni en çok etkileyen tarafı trafik ışıkları olayı oldu. Türkiye’de trafik lambasının yeşil yanmasını bekleyen insanlar bir avuçtur belki. Burada trafik sistemi o kadar güzel işliyor ki hayran kalmamak elde değil. Şehrin o soğuk havasını tattıktan sonra attım kendimi bir markete. Öncelikle şunu söylemeliyim ki Türkiye’ye kıyasla burada bazı ürünler pahalı bazı ürünler de çok ucuz. Ne pahalı derseniz:
-Peynir, süt, İçecekler (Kola, Fanta vb.), çikolata, tekstil sektörü, Nutella (Bu durum beni fazlasıyla üzüyor), Sebze ve meyve…
Neler ucuz derseniz:
-Alkol ( Rusya denince ilk akla gelen 🙂 ), et ürünleri, hazır gıdalar, atıştırmalıklar, Muz ( Bol bol muz yersiniz burada), Elektronik eşyalar, Çay, Kahve…
Çok fazla daha örnek yazıp sizi sıkmak istemiyorum. Gelin beni çok şaşırtan bir olaya geçelim,
Rusya’da yazıcıdan çıktı almıyorsanız eğer mecburen kiril alfabesi ile el yazısı yazmanız gerekiyor. İnternetten eğitimim için yardımcı olacak PDF’leri çıkartma fikri geçti aklımdan. Fakat sonra öğrendim ki Rusya’da çıktı almak kadar pahalı bir şey yok. Ve sonrasında bu pahalılığı ziyadesi ile tattım 🙂 Pasaportumun fotokopisini çektirmem gerekiyordu. 30 sayfadan oluşan fotokopi kağıtlarına toplam 45 Türk Lirası verip oradan ayrıldım…
İlginçtir ki burada insanlar kolay yolla fotokopi almak yerine kendileri oturup satır satır yazmayı tercih ediyorlar. Bir gözüme çarpan farklılıkta öğrenciler burada (Üniversite, lise, ilkokul farketmeksizin) en küçük boy defter kullanmayı çok seviyorlar. Evet evet, bizim ilkokulda A, B, C yazdığımız defterler..
Rusya’nın sevmediğim bir yanı da insanlar burada beklemeye alışmış. Diploması çok yavaş işliyor. Sadece devlet dairelerinde okullarda değil her yerde beklemeyi seviyorlar. Markette dakikalarca sıra beklemek onlara normal geliyor. Eminim Türkiye’de olsa bir cengaver çıkar aynı şunu söylerdi: ‘’Başka kasa açma şansınız yok mu?’’
İnsanlar beklemeye alıştığı gibi diplomasi de yavaş işlemeye alışmış. Onlar için olsun da ne zaman olursa olsun önemli sanırım. Belki de biz Türkler beklemeyi sevmiyoruz ya da benim karakterimde biraz sabırsızlık var 🙂
Eğitim konusunda kesinlikle Türkiye’nin üstünde bir eğitimleri var diyebilirim. Kendi hazırlık fakültemin hocaları için hiç çekinmeden şunları söylerim: Gerçekten öğrencinin öğrenmesini (Türkiye ile kıyaslarsak asla ezber yapma değil), çalışmasını ve bir şeyler başarmasını isteyen eğitimciler var. Tabi ki Türkiye’de de böyle eğitimcilerimiz var. Benim ilkokulumda olsun, lisemde olsun beni destekleyen sayısız hocalarım oldu.( Buradan hepsine kucak dolusu sevgiler 🙂 ) ‘’ Türkiye’ye kıyasla’’ cümlesini şu yüzden kullandım:
Arkadaşlarımdan duyduklarım ve internette gördüklerimle, Türkiye’de üniversite hocasının öğrenciyi en küçük hatada bırakma, öğrenciyi sevmeme, egosunu tatmin etme gibi sebeplerden biz öğrencilerin eğitim hayatlarına ve psikolojilerine ciddi zararlar veriyorlar. Rusya’da ben bunu görmedim asla. Dersine girip verilen görevleri yerine getirdiğin sürece burada öğrenciler arasında baş tacısın 🙂 (Tabi ki burada da istisna eğitimciler vardır.)
Şimdilik söylemek istediklerim bu kadar. Sonra ki yazılarımda yaşadığım olayları ve gördüğüm yenilikleri yazmayı planlıyorum. Fakat siz yine de bana istediğiniz yazı içeriklerini yorumlara bırakın 🙂 Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazıya kadar kendinize çok iyi bakın. Sağlıkla ve sevgiyle kalın!
Tuğrul ALAN
16.12.2020
Velhasılıkelam Evrensel bakış
Özlem kokulu okudum. Ne kadar güzel görüyorsun ve anlatıyorsun. İngilizce öğretmenin Rusça öğrenmek istiyor. Stepler hakkında yaz bir ara.
Yeni yazınız Rusça yi öğrenmeye nerden ve nasıl başlanmalı olabilir mi🥰
Çok teşekkür ederim öğretmenim.. Seve seve size yardımcı olacağımı söylemek istiyorum 🙂 Önerinizi son derece dikkate alacağım!
Canım oğlum kendini nede güzel anlatdin seninle gurur duyuyorum yaşamın başarılarla dolu olsun seninle gurur duyuyor canım oğlum seni seviyorum
Teşekkür ederim 🙂 🙂
Hayallerinin peşinden gittiğin için tebrik ediyorum. Hep böyle hayallerini gerçekleştirirsin umarım😍
Çok teşekkür ederim 🙂 🙂