ENKAZ ALTINDAN HAYKIRIŞIM : Depremde Kaçma , Hayat Üçgeni Oluştur!

 

17 Ağustos 1999… Gecenin en derin sessizliğinde, bir anda yer yarıldı, gökyüzü devrildi. Biz de ailece o yıkımın tam ortasında kaldık. Betonun soğukluğu, karanlığın ağırlığı, bilinmezliğin korkusu… Enkaz altında nefes almaya çalışırken, aslında hayatla pazarlık ediyorduk.

O an insan hiçbir şeyi düşünemiyor; Tek duyduğum kalbimin hızlı çarpışı… Annem ,teyzem ve çocuklarının çığlıklarla , birbirimizin adını haykırması! Yaşıyor muyuz diye. Çünkü karanlık ve hepimiz gömülmüş vaziyette birbirimizi göremiyoruz. Ve sonra bir el, karanlığın içinden uzanan bir ışık gibi üzerimize geldi. Kurtarıldık. Hayatta kaldık.

Bugün hâlâ her 17 Ağustos’ta gözlerim kapanır ve o enkazın içine geri dönerim. O anlardan öğrendiğim en büyük gerçek şu: Deprem anında asla kaçmaya çalışmayın. En büyük hata bu. Çünkü sarsıntı sırasında merdiven, kapı, koridor sizi korumaz; aksine ölümcül bir tuzağa dönüşebilir.

Evinizde en sağlam, ezilmeyecek ve üzerinize devrilmeyecek eşyaların yanında cenin pozisyonunda kapanarak hayat üçgeni oluşturun. Bizim kurtuluşumuz da tesadüfen o sayede oldu. Bu bilgi, bir gün hayat kurtarabilir.

Aradan çeyrek asır geçti. Biz oradan çıktık ama yüz binlerce insan çıkamadı. Onların anısı, bizim omuzlarımızda bir sorumluluk olarak yaşıyor. Bu yüzden her satırımı, her nefesimi ikinci kez verilen bir hayatın hatırası olarak taşıyorum.

Deprem, unutulduğunda kapıyı tekrar çalar. Bugün bizim borcumuz, hem kaybettiklerimizi unutmamak hem de doğru bilgiyi yaymaktır. Çünkü her deprem bize şunu fısıldar: Hayatın kıymetini bil, ama hazırlığını da yap.

hakkında Sibel DURAN

Sibel DURAN

Ayrıca Kontrol Et

   ALLAH  BAĞIŞ’LASIN

         ALLAH’IM SEN BÜYÜK VE YÜCESİN BİZİ BİR KEZ DAHA VE SONSUZ …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir