Anneler Günü yaklaştığında çoğumuzun kalbinde hem bir sıcaklık hem de derin bir içsel sorgu belirir. Çünkü anne olmak da, bir annenin çocuğu olmak da; kolay değil, derin ve katmanlı bir yolculuktur.
Bazılarımız hâlâ annemizin gölgesinde büyürken, bazılarımız kendi çocuklarımızla çatışmanın içinden geçiyor. Kimimiz annemizle yarım kalmış bir ilişkinin izini taşıyoruz, kimimiz ise ergenliğe adım atmış çocuğumuzla her geçen gün biraz daha uzaklaştığımızı hissediyoruz. Ve birçoğumuz, bu iki yönde aynı anda yürümeye çalışıyoruz: Hem kök, hem dal olmaya.
Kendi Annemizle Olan Bağ
Bir kız çocuğu için anne, ilk aynadır. Sevildiğimiz, onaylandığımız, güvende olduğumuz ya da tüm bunları bulamadığımız ilk ilişkidir.
Zaman geçer, yaş alırız ama o çocuk hâlâ içimizde yaşar. Eğer annemizle olan bağımızda kırıklar varsa, yetişkinliğimizde bu kırıkları ya bastırır, ya da farkında olmadan taşırız.
Çoğu zaman annemize söyleyemediklerimizi, kızımıza ya da oğlumuza yansıtırız.
Bu yüzden, kendi annemizle olan ilişkiye bakmadan, sağlıklı bir annelik inşa etmek zordur.
Ergen Çocuğa Anne Olmak
Ergenlik, çocukla kurulan bağın yeniden sınandığı bir dönemdir.
Eskiden her şeyimizi paylaştığımız çocuk artık odasına kapanır, bizi sorgular, eleştirir, hatta bazen küçümser.
Bu mesafe çoğu zaman anne için çok acıtıcı olabilir.
Ama bu uzaklaşma, sağlıksız değil; kimlik oluşumu için gereklidir.
Asıl mesele, bu dönemi bir kopuşa değil, yeni bir bağ biçimine dönüştürebilmektir.
Bu dönüşüm ise, ancak kendi annemizle olan ilişkiyi fark edip onardığımızda daha sağlıklı ilerler.
Aynı Anda Hem Kök Hem Dal
Anneliği sadece çocuklarımıza verdiğimiz emekle değil; kendi iç çocuğumuza gösterdiğimiz şefkatle de yaşarız.
Bugün hem birinin kızıyız, hem de birinin annesiyiz.
Geçmişten gelen köklerimizle ayakta durur, geleceğe uzanan dallarımızla gölge oluruz.
Bu Anneler Günü’nde kutlamaktan çok, fark etmek, bağ kurmak ve belki de ilk kez kendimize sormak için bir fırsat olabilir:
• Annemle ilişkim bana ne öğretti?
• Bu ilişkiyi içimde hâlâ taşıyor muyum?
• Ergen çocuğumla yaşadığım her zorlanmada geçmişten hangi sesleri duyuyorum?
Ve belki de…
Annelik, her şeyden önce kendine dönüp bakabilme cesaretidir.
Çünkü bir kadının hem kök olup, hem dal olabilmesi için önce toprağını tanıması gerekir.
Serap Bingöl
Velhasılıkelam Evrensel bakış