Hayat denizinde boğulurken hayallerim.
Kapalı kapılar ardında büyüdü umutlarım.
Gözyaşı yağmurları ile beslenirken çaresizliğim.
Volta atardı avluda isyankâr yalnızlığım.
Prangalara vurulurken naçar ellerim.
Kaderin çarkına rest çekti gençliğim.
Yıldızların seyrine dalarken gözlerim.
Ney misali kederle inledi yaralı dilim.
Bülbül gibi feryad-î avaz ederken kafeste.
Gül gibi sararıp soldu dallarım.
Kelebeğin uçuşu kadar kısa sürerken ömrüm.
Zamansız gelgitlerin vuruşuyla sarsıldım.
Dedim ya aşılmaz yolların tozu dumanı oldum.
Hasret rüzgarının her dokunuşuyla savrulan.
Yar diye sevda ateşinin küllerinde kavrulan.
Bir garip serçenin gözlerinden akan yaş oldum.
Ey yar hayalin canlanır her an karşımda!
Kalem dertlenir, dil dertlenir bakışınla.
Yüreğim sessiz kalır yokluğunun semtinde.
Puslu gecelerin firarisi gibi kaçakçıyken gülüşlerim.
Takatsiz kaldım vuslat diyarına savrulan asi gibi.
Sensiz dağları özgürlük otağı eyledim.
Aşkın narına atılan İbrahim gibi.
Bir deli rüzgarın fırtınalı esiriyim.
Dicle’nin yükselen sessiz çığlığı gibi.
Halaya durdu yaralı kalbimin zılgıt sesi.
Şimdi Diyarbakır’ın surlar gibi.
Kaçak aşkların yasaklı mültecisiyim.
Dersim dağlarında gezen ceylan misali.
Yalnızlığa mahkum edilmiş bedenim.
Yavrusunu kaybetmiş bir serçenin feryadı gibi.
İnletiyor gözlerimin kaldırım taşlarını ey yar!
Bünyamin BOZKURT
Velhasılıkelam Evrensel bakış