Artık şaşırmıyorum çirkinliklerinize! şeytanın köleleri müritleri!
Bukalemun gibi her ortamda renk değiştiren yüzleriniz mi desem, yüzsüzlükleriniz mi?
Ne çok anlamlar yüklediniz yedi kere dolup, boşalan şu dünyaya…
Hiç mi ibret almazsınız, musallada duası okunanları? Iki metrelik mekanda uzanıp yatanları?
İblisin bir parmak balı mıydı, ağzınızda yıllarca kalan, tadı damağınızda?
Değer miydi ateşten katık yaptıklarınıza?
Mideye indirdiklerinize?
İnsan olan düşman olur mu kendine, hemde aleme? Neden kulluk etmediniz Rabbinize?
Ve birden gökyüzünden şimşekler çaktı!
Her yer ışıktan parladı! Takkesi düştü iblisin!
Ateşten gözleri parladı ve köpürdü ateş köpükler saça, saça ağzından!
İblis ateşten kılıcın,ı tüm öfkesiyle sallıyordu sağa, sola! Kudurmuştu hep ben diyen nefsi!
Sen kurnazsın sadece kurnaz!
Hani şu iblisle oturup plan yapanlar gibi! hani Nemrudu alaşağı eden kaderine neden özenirsin hainliğe, kalleşliğe?
Hani gücüne güvenip, öldürüleceğinden korkan; Yeni doğan erkek bebeklerin ölüm katline ferman veren Firavun musun? Söyle kalbin neden böyle kapkara?
Dilinde mi Sadece Allah’a iman?
Hiç mi umut yok yani insanlığından? İblisle ortaklığa hep mi devam?
Hiç mi düşünmezsin firavunun kaderini? iki denizin ortasında kalacaksın belkide şaşkın yaya!
Güler Imer
Velhasılıkelam Evrensel bakış