HUSKY KÖPEKLERİYLE SAFARİ

Otele döndüğümüzde hava kararmıştı. Bu bölgede hava saat 16:00 gibi kararıyor. Otelimiz merkezde ve “eğlenceli” bir bölgede. Fakat mağazalar saat 17:00 de kapandığı için otele bağımlı kalıyoruz. Sabah kahvaltı sonrası saat 10 gibi “Husky” köpekleri safarisi için Kemi’ye gidiyoruz. Çiftliğe geldiğimizde Alaska ve Sibirya türü yüzlerce Haski, hepsi bir ağızdan koro halinde havlıyor. Nedeni ise “koşacaklarını anladıklarını için heyecandan”. Bizleri görünce, onlarla gezelim diye bu şekilde dâvet ediyorlarmış bizi. Kızak için alınacaklarını anladıklarında, birden susuveriyorlar. Rehberimiz, çok akıllı hayvanlar olduklarını ve kısa mesafe koşmaktan çok hoşlanmadıklarını ve sürekli koşmak istediklerini söylüyor bize. “Bu işe neden başka hayvanlar değil de Husky’ler koşuluyor” diye sorduğumuzda, rehberimiz hemen bilgilendirme yapıyor. ‘Hikâyesi 3000 yıl kadar öncesine dayanıyor. Göçebe bir kabile olan Sibiryalı Chukchi mensupları, soğuk hava şartlarında kızağı çekerken yorulmayacak, soğuktan etkilenmeyecek bir hayvan arayışına girerler. Husky köpeklerinin dayanıklılığı, soğuktan az etkileniyor olmaları, yiyecek olmadan uzun süre idare edebilmeleri, onları bu görev için biçilmez kaftan yapmış. Derilerinin üzerinde bulunan kalın tüy öbekleri, soğuğun geçmesini önlemekle beraber, uzun süre durmadan koşmalarını da sağlamaktaymış.’

 

Kızağı nasıl kullanacağımız hakkında bilgi veriyorlar. Kızağa toplamda iki kişi biniyor. Ön tarafa oturan ve bu turda en şansız sayılan kişi, arkadaki kızağı iten kişidir. Toplamda 8 km sürecek olan turumuza başlıyoruz. Kızağın önüne ben oturuyorum, kızağı iten şanssız kişi ise değerli arkadaşım Gökhan oluyor. Önümüzde “Snowmobile” aracıyla tur rehberi gidiyor, arkasından da biz Huskylerle onu takip ediyoruz. Manzara ve ortam anlatılır gibi değil. Ağaçlar çok sık, bazen kafanız onların karlardan dolayı sarkmış dallarına çarpıyor. Sekiz köpeğin çektiği kızağı ayaklarınızı fren gibi kullanarak yönetiyorsunuz. Köpekler koşmuyor, uçuyor sanki! Ben kızağın önünde koltuğa yapışıyorum. Sonrasında köpeklerin birbiriyle kavga edişi, çiş yapmaları gibi doğal anlarına tanık oluyoruz. Köpekler ara ara kar yiyorlar. Sonradan öğrendiğimize göre bunun sebebi, kar yiyerek ısılarını dengeliyor olmalarıymış. Virajlara girerken Gökhan bazen bizi kar yığınlarına sokuyor ya da sürekli kızağı sağ çekerek manevralar yapıyor. Bu köpeklere yazık değil mi diyebilirsiniz, ama onlar bu şekilde çok mutlu. Ne kadar koşarlarsa o kadar sağlıklı oluyorlarmış. Özellikle bahar aylarında haftada üç-dört gün koşturuluyorlarmış, onların doğası buymuş… İki yaşında koşmaya hazır olan Huskyler, on iki yaşına kadar çok hızlı koşabiliyorlarmış. En kuvvetli olan ve ipi en gergin halde koruyan köpekler en arkada, zayıf ve tembel olanlar ortada koşuyor. En önde lider olan Husky genelde dişi oluyormuş ve erkekler onu izliyormuş. Sağa dönerken sağ ayağınızı kırıp hafif sağa yatmanız gerekiyor, sola dönerken de aynı şeyleri sol için yapmanız gerekiyor. Ortada ise fren pedalı var. Tek ayağınızla basarsanız Huskyler yavaşlıyor, ancak tamamen durmalarını istiyorsanız iki ayağınızla birlikte basmanız lâzım, aksi takdirde onları durduramıyorsunuz. Ormanın içerisinde ağaçsız olan bazı yerlerin üzerinden geçiyoruz. Bu noktalar esasında gölmüş. Fakat dondukları ve üzerleri karla kaplandığı için hiç belli olmuyor. 4 km sonra Huskylerin dinlenmesi lâzım geliyor. Karın ortasında büyükçe bir çadırda mola veriyoruz. Ortada ateş yanıyor…

                Mola bittikten sonra turumuza devam ediyoruz. Unutmadan cep telefonları –25 derecede kesinlikle çalışmıyor, donuyor ve kapanıyor. Fotoğraf ve video çekmek için beş dakika açıkta kalan elinizin donma tehlikesi geçirme olasılığı yüksek. Sonrasında parkuru tamamlayıp yılbaşı kutlaması için otele gidiyoruz. Odalarımızda dinlenip, sonrasında geceye hazırlık yapıyoruz. Güzel kıyafetlerimizi giydikten sonra yeni yıl partisine katılıyoruz. Keyifli bir akşam yemeği ve sohbet sonrasında kutlamaların yapılacağı “Kemi Gölü”ne doğru gidiyoruz. Sokaklar çok canlı ve ışıl ışıl. Şehrin bütün insanları gölün çevresine toplanmış, ellerinde şampanya şişeleriyle saat 24:00’ü bekliyor. Bir yandan da kuzey Işık’larını görme ümidi ile gökyüzüne bakınıyoruz. Müzik ve eğlence sınırsız. Saatler gece yarısını gösterdiğinde donmuş gölün üzerinde elinizde şampanya bardağı ile yeni bir yıla girmek “anlatılmaz yaşanır” dediğimiz anlardan! Hayatınızda asla unutamayacağınız bir ilki yaşıyorsunuz. Eğlence sonrası az da olsa uyumak için otele geçiyoruz. Yarın önemli birgün, zîra dünyada tek olan “Buz Oteli” görmeye gideceğiz…

hakkında Benan GÜLAĞIZ

Benan GÜLAĞIZ

Ayrıca Kontrol Et

HERKES “KENDİ KADAR” İKNA OLUR..!

Herkesin gerçek yüzü, en çok ihtiyacım olduğu anda ortaya çıktı. Bu süreç bana çok şey …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir