Her zaman bakmak yeterli değildir görmek için. Bazen göremediklerimizin farkına varır, körlüğümüze şaşarız. Peki direksiyon başında bir adam ansızın körleşirse ve bu körlük bütün şehre bulaşırsa ne olur? Saramago’nun kaleme aldığı Körlük adlı romanda, bize adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde bir adamın arabasında kör olduğunu ve adamın yardımına giden hırsız, ve bu iki adamı tedavi etmeye çalışan doktorun hepsinin kör olmasını ve iktidarın derhal çözümü bulup! Bu insanları eski bir akıl hastanesine kapattıklarını ve bu körlüğün dalga dalga şekilde yayılarak salgına dönüşmesini anlatıyor. salgın öyle büyüyor ki insanlar görmeyen gözlerini kırpmadan birbirlerini öldürebiliyor ve uygarlık insanların kuyulardan su çektiği çağa geriliyor. 7 kişi karantinadan kurulduktan sonra tıpkı yedi uyurlar gibi ve bir de onlara sonradan katılan köpekleriyle hayatta kalmaya çalışmasını gözler önüne seriyor.
Yazar, sadece gözlerin değil vicdanların da kör olduğunu ve bu vicdan körlüğüyle insanların nasıl bencilleştiğini, bu bencilliğin değer yargılarını ve toplumu nasıl bir çöküntüye uğrattığını oldukça sade ve bir o kadar da şiirsel bir dille anlatıyor.Altını çizdiklerim…
🍀 Sesin sesime değsin”…
Nasıl tanıdınız beni, Daha çok, sesinizden,
çünkü ses, göremeyen insanın görme duyusudur.
🍀Yıllar geçtikçe insanın kendisine yüklediği suçların sayısı öyle artıyor ki,
🍀Bazı körlerin sadece gözleri kör değildi, zihinleri de kördü.
🍀Göz yaşının bir anlamı olmalıydı …
Ağlama, dedi, başka ne diyebilirdi, dünya anlamını tümüyle yitirmişse gözyaşlarının bir anlamı kalır mıydı.”
🍀Yoğun bir sisin ortasında kalmış, bir süt denizine batmış gibiyim.
🍀 Hepimizin zayıf anları olur, ağlayabildiğimiz için çok şanslıyız, gözyaşları ağlayamadığımız zaman ölecek gibi ölürüz.
🍀Hepimiz içinde adını koyamadığımız bir şey var, ışte biz oyuz.çoğu kez bizi huzura kavuşturur,
Velhasılıkelam Evrensel bakış