Bir Yıl Bir An

Yeni bir sene… İns-an ömrünün idrak edemediği fakat ins-an olanın bildiği hal’de sadece an.
Dem’lerden bir geçit. Ömür , bir geçit. Bakana yıl, görene an… Bir düşünün ;
Hangi anılarımız seneler sürdü, hangi senelerimiz bir an gibi geldi geçti ? Buda bir muammanın dışavurumu .
Hayat ! Ah hay-at. Varlığımın ve yokluğumun , tüm varlığın ve yokluğun , nitekim tekliğin şahitliğine vardığım hayat.
Hayat hürriyet , hülasa!
Hayatında hürriyeti bulan , hürriyetinde hayatı bulmaz mı hiç ! Hür olan hayattadır. Hayatta olan hürdür. Demem o ki ;
Yıl deyip geçme, an’dır biter . An deyip unutma , yıl gibi yaşayıp gider sende. Her nefes ayrı bir anın halini doğurur. Her doğum yeni bir ana sebep olur . Yılımız yılka atı gibi, hür , Hayat dolu , sevgi ile , aşk ile , zafer ile, tevazu ile , tenezzül halinde , halden hale zevk ile geçsin . Sebeplerin sebebine selam olsun .

hakkında Umay TATAR

Umay TATAR
1988 yılında İstanbul’da doğdum. Sakarya Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunuyum. Uzun yıllar profesyonel spor yaptım. Sahada öğrendiklerim, bana sadece fiziksel değil, zihinsel bir dayanıklılık da kazandırdı. Bu dayanıklılık zamanla farklı alanlara olan ilgimi derinleştirdi. Sivil toplum kuruluşlarında aktif görevler aldım; özellikle gençlik, eğitim ve toplumsal dayanışma alanlarında mücadele etmeye çalıştım. Hayatım boyunca sadece bireysel değil, toplumsal sorumluluklar taşıyarak yürümeyi önemsiyorum. Felsefeye, tarihe, toplumsal olaylara ve politikaya yoğun bir ilgim var. Okumak, düşünmek ve sorgulamak benim için hem bir ihtiyaç hem de bir yolculuk. Yazılarımda zaman zaman bu ilgi alanlarımı harmanlıyor, geçmiş ile bugünü, birey ile toplumu, inanç ile aklı aynı metin içinde konuşturuyorum. Sosyal medya üzerinden yazılarımı ve fikirlerimi paylaşıyorum. Bazen mizah, bazen isyan, bazen de içsel bir arayışla… Ama hep samimiyetle ve “birlikte düşünmek” amacıyla. Hayatın bana kattıklarını, biriktirdiklerimi ve mücadele ettiklerimi paylaşmak için buradayım.

Ayrıca Kontrol Et

BURUK ÇOCUK BAYRAMI

    Neye, nasıl sevineceğimizi unuttuğumuz şu günlerde…   Sevinin çocuklar, Övünün büyükler 23 Nisan …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir