GÖKLERİN KIRMIZI BEYAZ SÜSÜ

 

​Bir milletin varoluş hikâyesi, sadece toprak sınırlarıyla değil, o toprakların üzerinde nazlı nazlı dalgalanan sancağın gölgesiyle ölçülür. Türk milleti için bayrak; sadece bir kumaş parçası ya da bir sembol değil, göklerin en müstesna süsü, istikbalin mührü ve şehitlerin son örtüsüdür. Rengini toprağa düşen binlerce isimsiz kahramanın kanından alan bu al sancak, bağımsızlığımızın en gür sesidir.

​Türk bayrağı, estetiğini ve anlamını tarihin en çetin meydanlarından almıştır. Üzerindeki al renk, bu vatanın her bir karışını kanıyla sulayan, “Vatan sağ olsun!” diyerek can veren yiğitlerin mirasıdır. Hilal, İslam’ın nurunu ve maneviyatını temsil ederken; yıldız, bu uğurda feda edilen her bir şehidimizin gökyüzündeki parıltısıdır. Bu yüzden bayrağa bakmak, sadece bir görselliğe şahitlik etmek değil; Çanakkale’den Dumlupınar’a, Sakarya’dan 15 Temmuz’a kadar uzanan bir kahramanlık silsilesini yeniden yaşamaktır.

​İnmeyecek Bir Bayrak, Susmayacak Bir Ezan
​Tarih boyunca bu aziz bayrağı gönderden indirmek, bu milleti esaret altına almak isteyen dâhili ve harici pek çok düşman olmuştur. Ancak unuttukları bir gerçek vardır: Türk milleti için bayrak, canın ötesinde bir “namus” meselesidir. Onu indirmeye yeltenen eller, milletin sarsılmaz iradesine ve iman dolu göğsüne çarpmaya mahkûmdur. Bayrak, hürriyetin nişanesidir; o dalgalandıkça ezanlar susmayacak, o yükseldikçe vatan bölünmeyecektir. Bu kararlılık, sadece bir hamaset değil, nesillerden nesillere aktarılan bir yemin metnidir.

​Bayrak sevgisi, bir insanın içindeki en saf ve en yüce duygudur. Gurbette gözlerin aradığı ilk şey, bir tepenin başında süzülen ay-yıldızdır. Cephede askerin, okulda öğrencinin, devlet dairesinde memurun arkasındaki en büyük güç odur. Bizler biliyoruz ki; göklerin bu kırmızı beyaz süsü ne kadar yüksekte dalgalanırsa, başımız o kadar dik, alnımız o kadar açıktır.

​”Göklerin Kırmızı Beyaz Süsü” olan bayrağımız, bu aziz milletin ebedi yoldaşıdır. Onu korumak, sadece askerin değil, her bir ferdin asli görevidir. Şehitlerimizin kanıyla çizilen bu kutsal sınırın, semalarımızdan hiçbir güç tarafından silinemeyeceğini haykırmak, boynumuzun borcudur. Biz var olduğumuz sürece o sancak inmeyecek, o hilal boyun bükmeyecek ve o yıldız asla sönmeyecektir.
​Çünkü bayrak, vatanın gökyüzündeki imzasıdır.

hakkında Ali ERDİN

Ali ERDİN

Ayrıca Kontrol Et

KÜLLERİNDEN DOĞAR KIRMIZI….

Her kadının hayatında bir yerde kırmızı vardır. Yanaklarına ilk değen utancın sıcaklığında başlar bazen, çocukken …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir