Ayağım kırıldığı için 35 gündür sadece oturuyorum. Yürüyemiyorum. İşte o zaman anladım ki insan, sahip olduklarının değerini onları kaybetmeden asla tam olarak idrak edemiyor.
Ayak yürütmezse özgürlüğün eksiliyor. El tutmazsa hayatın yarısı gidiyor. Göz görmezse ışık sönüyor. Her uzvumuz aslında sessiz bir mucize, ama biz çoğu zaman körüz.
Ben de hep “Sağlık her şeyden önce gelir” derdim. “Halimize bin şükür” sözünü de sık söylerdim. Ama bir uzvunuzdan gerçekten kopuk yaşamak zorunda kalınca, işte o zaman şükür kelimesi çok daha derin bir anlam kazanıyor.
İnsan böyle zamanlarda her gün, her nefeste varlığına şükretmek istiyor. Ayağa kalkabilse dünyanın en zengin insanıymış gibi haykırmak geliyor içinden. Çünkü gerçek zenginlik, malda mülkte değil; bedenin bütünlüğünde, nefesin huzurunda, yürüyebildiğimiz o sıradan görünen adımlarda saklı.
Hayat bize bedenimiz üzerinden fısıldıyor: “Sahipken kıymetini bil…”
Çünkü asıl eksiklik, uzuvlarımızda değil; varlıklarının değerini göremeyen gözlerimizde. “Unutma; bugün attığın her adım, yarın sahip olduğuna şükredeceğin en büyük servettir.”
Bir dahaki önemsediğim ve fikir sahibi olduğum farklı konularda görüşmek dileğiyle sevgili velhasılıkelam okuyucuları. Sağlık ve huzurla kalın..
Velhasılıkelam Evrensel bakış