
Merve Akyol’un “Gölge”si Üzerine Bir İç Okuma
Bazı karakterler vardır, kitap biter ama onlar bitmez. Sayfalardan çıkıp sizinle birlikte oturur, susar, bakar, bekler. Merve Akyol’un Gölge adlı novella tadındaki uzun öyküsünde karşımıza çıkan Nuni, işte böyle bir karakterdir. O, yalnızca anlatının merkezindeki bir kadın değil, aynı zamanda içimizde sakladığımız, belki de adını koyamadığımız bir duygunun şekil bulmuş hâlidir.
Nuni’yi anlatmak zordur. Çünkü o, sözcüklerle değil, sessizliklerle konuşur. Yazar, onun varlığını bize kelimelerle değil, boşluklarla, bakışlarla, duruşlarla hissettirir. Belki de bu yüzden Nuni, bu kadar derin bir yerden seslenir okuyucuya. Çünkü onun hikâyesi, bizim içimizde yarım kalmış hikâyelerin yankısı gibidir.
Nuni, sıradan bir karakter değildir. Onun varlığı, bir anlatının taşıyıcısı olmaktan çok, yazarın bize yönelttiği bir sorudur: “Sen kendi gölgene ne kadar yakınsın?” Gölge, yalnızca karanlık değil, aynı zamanda hakikatin de bir katmanıdır. Ve Nuni, bu katmanda yaşamayı seçmiştir – ya da seçmeye zorlanmıştır. Çünkü bazı gölgeler, aydınlığa çıkmak için değil, içimizde daha da derinleşmek için vardır.
Onun sessizliği, anlatının en güçlü sesi hâline gelir. Konuşmaz, bağırmaz, açıklamaz ama duruşuyla, susuşuyla sanki “Ben buradayım ve eksik kalan sizsiniz” der. Onun iç dünyasında dolaşırken, kendi yaralarımıza temas ederiz. Çünkü Nuni, sadece bir karakter değil, içimizdeki kırgın, unutulmuş çocuğun da adıdır.
Nuni, gölgede kalmış bir karakter ama bu karanlık, korkutucu bir yerden değil, bilakis, insana ait en gerçek yerden doğuyor. Travmalar, susmalar, bastırılmış arzular ve kırılganlıklar… Nuni, tüm bunlarla örülmüş bir kişilik. Onun içe dönüklüğü bir zayıflık değil, bir direniştir. Sessizliği, hayatta kalma biçimidir. Ve bu suskunluk, okuyucunun iç dünyasında bir aynaya dönüşür.
Merve Akyol, minimalist bir dille ama yoğun bir psikolojik katmanla işliyor anlatısını. Gölge, kısa ama etkili bir anlatı, çünkü karakterleri, özellikle de Nuni, zihnimize uzun süre yerleşiyor. Nuni’nin bakışı, kendi yaralarımızı hatırlatıyor bize. Onun adına utanıyoruz, onun adına susuyoruz ve bazen onun adına ağlıyoruz.
Yazının başında söylediğim gibi: Gölge bir kadın olsaydı, adı kesinlikle Nuni olurdu. Çünkü o, aydınlığa hiç çıkmadan da görünür olmanın, görünmeden de yaşamaya devam etmenin hikâyesidir.
Yazar Hakkında: [Merve Akyol], edebiyat ve kültür alanında yazılar kaleme alan bir yazar ve şairdir. Didi’nin Masalı (çocuk öyküsü), hi’ç yangı’n (şiir) kitapları da vardır. Farklı dergilerde köşe yazıları ve incelemeleri yayımlamaktadır.
Velhasılıkelam Evrensel bakış