MENFAAT, DOĞRULARI AŞARSA (?)

 

Menfaat, aslında insanın doğasında vardır. İnsanın şahsi menfaati, doğal bir yaşam unsurudur. Bir bebek dünyaya gelir, anneye bağımlıdır? Doyuran, sahip çıkan, koruyan, kollayan olduğu sürece bu bağımlılık devam eder. Bir evladın ebeveynini sevmesinde de kısmen menfaat etkilidir. Çünkü çocuğun ihtiyaçlarını, isteklerini yerine getiren, memnun eden çocuğunun kişisel yararını düşünen ebeveyndir. Bu nedenle ebeveyn çocuk tarafından daha fazla sevilir, kabullenilir. Çocuğun ihtiyaçlarını, isteklerini hiçe sayan, sevgi ve şefkatini yeterli düzeyde vermeyen ebeveynler ise çocuklar tarafından sevilmeyip, istenmeyebilir. Elbette ebeveyn-çocuk ilişkisi sadece menfaat ekseninde açıklanamaz. Ancak bu örneklerde görüldüğü üzere ebeveyn-çocuk ilişkisinde de çocuğun üstün yararının (menfaatinin) olduğu görülmektedir. Elbette ebeveynin de çocukla ilişkisinde kişisel menfaati bulunmaktadır. Kişiler genellikle çocuk sahibi olmak ister. Bunu, kendilerini daha mutlu, huzurlu hissedecekleri için isterler. Ebeveyn-çocuk ilişkisinden öte de bir çok örnek verilebilir. Ancak bu hassas ilişkide dahi menfaatin belli düzeyde etkili olduğunu ortaya koymak için bunu misal olarak kullandım, yoksa örnekler çoğaltılabilir.

Menfaatin insani olduğunu belirttikten sonra bir de hayatını tamamen menfaat üzerine yaşayan insanlara değinelim. Onurunu, kariyerini, insanlığını, bildiği doğruları dahi bu menfaatleri uğruna hiçe sayarak tedavüle koyan insanlar. Bazen lüks bir yaşam, belli makam veya mevkiye ulaşmak, tatmin olmak bilmeyen egolarını tatmin bunların nedeni olabilmektedir. Gözleri kararmış bir şekilde, amaçları için her şeyi yapabilen, sadece kendi çıkarına odaklanmış insanlıktan çıkmış insancıklar..!

Bu kişiler, eşiniz, sevdiğiniz, aile üyelerinizden biri, yakın akrabanız, patronunuz veya dostlarınızdan biri olabilir. Onun kafası ve dünyası, kendisine menfaati olmayacak insanlarla muhatap olmamaya kuruludur. Bu tehlikeli ve çıkarcı kişiler hiçbir zaman utanmaz ve rezil olmazlar. Çünkü böyle davranmak süretiyle yanlış yaptıklarını düşünmezler. Ahlaki ve vicdani değerleri yoktur. Onlara göre yaşam o şekilde idame ettirilir, amaca giden her yol mubahtır. Bu kişiler çoğu zaman kişilere; sevgi dolu, şirinlik abidesi, aşırı ilgi ve alakayla yapmacık şekilde yaklaşırlar. Bu özelliklerini ve davranışlarını, maske yapmışlardır kendilerine. Tabi ki iç yapısı bu özelliklerle dolu olan samimi insanları bu kişilerden ayrı tutuyoruz. Bırakalım bu sahte yüzlü, menfaatini saklayan, ama ona ulaşmak için her yolu deneyen insancıklar (!) kendi sahte dünyalarında mutlu olsunlar. Tabi ne kadar mutlu olabilirlerse…

Maksim GORKİ’nin çok sevdiğim bir sözü vardır. ”Dünyanın gösterişli halleri, yapmacık çıkarcı insanları çekmiyor dikkatimi. Bana bir parça yüreği güzel, samimi insan lazım”

Kıymetli okuyucularım, güzel insanlar hepimiz için dileğim; “Hayat her daim karşınıza yüreği temiz, iyi niyetli insanlar çıkarsın.”

 

 

 

 

 

 

hakkında Sibel DURAN

Sibel DURAN

Ayrıca Kontrol Et

FARKINDALIĞI BİLMEK

  İnsan zamanla sadece görmeyi değil,hissetmeyi de öğreniyor. Söylenenle yapılan arasındaki farkı,bakışların arkasındaki niyeti,sessizliklerin bile …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir