BENLİĞİ FARK ETTİREN KEŞİF: AŞK
HATİCE FAHRUNNİSA
Fiil… Faaliyet yani hareket…
Düşüncenin gerçekleşmesi için hareket gerekir. Oysa niyetimiz eyleme geçmeden önce hareketsizdir. Yani henüz varlık sahnesine çıkmamış düşünce durumundadır. Ve yine nesne haline dönüşen varlık düşüncenin hareket haline geçmesi ile mümkündür.
İnsandaki potansiyel kuvve dediğimiz güç kişinin yapısındaki herhangi bir sıfatın açığa çıkma isteği sonucu tekrar hareketlenir ve dışarıda kendi zıddını arar. Zira âlemde her şey zıddı ile kaimdir. Örneğin kişide anlayış olgusunun /sıfatının açığa çıkması için karşısında anlayışı kendinden esirgeyecek bir yapının olması gereklidir. Yahut kurban psikolojisi ile yaşamı kendine zindan eden birinin karşısında daima zulmeden biri olacaktır. Bu sünnetullah dediğimiz fıtri işleyişin gereğidir.
İnsanda gizli bir potansiyel enerji olarak bulunan “Kuvve” var demiştik. Bu kuvvenin açığa çıkabilmesi akıl ile olmaz. Ancak duygu ile olur. Buna “aşk” denir.
Aşk öylesine bağlayıcı bir güçtür ki birbirinden bağımsız iki tarafı sarıverir. Özne ve nesne birden farksızlaşır. Seven ve sevilen; bilen ve bilinen artık bir varlık gibi olur.
Açık bir fermuar düşünelim. Bir tarafta olan diş diğer tarafta yok. Var yok ile bütünleşince yani fermuar kapanınca ayrı ve bağımsız gibi görünen iki tarafta bahsi geçen dişlerin yerlerine yerleşmesi ile bütünleşir. İşte insanda da böyle bütünleştirici ve ölçülmesi, görülmesi mümkün olmayan bir bağ oluşur.
Bu bağ çekici bir “Enerji bağı”dır. Yani bir nevi “Çekim kuvveti”.
Çekim kuvvetinin her nesnede canlı ya da cansız vardır. Ve bu kuvvet insanların güçlü bir şekilde hissettikleri ve aşk denen bu çekim kuvveti iki insan arasında deneyimlendiğinde “Beşeri aşk” adını alır. Mevla’nın lütfuyla bu beşeri aşk “İlahi aşk”a dönüşüverir.
Âlemin enfüsi manası, varlık ateşini yakan, insanda gizli kalmış sonsuz potansiyelleri harekete geçiren, onun Allah ile irtibat kurmasını sağlayan hakikattir aşk.
Çok zordur aşkı yazabilmek ancak bildiğim o dur ki, zihnin esaretinden kurtulduğumuz, özgürleştiğimiz ve onun verdiği güçle imkânsız gibi görünen şeyleri mümkün kılabildiğine şahit olduğumuz rehberin adıdır diyebilirim. Benliği fark ettiren ve Rabbi keşfetme yolunda tek rehberdir. Böylece Hakk diyarına ulaşılabilir.
İtidal dediğimiz dengede olunduğu vakit insanın değerini arttırır.
Topraktan yaratılmış insanın içindeki asli cevher olan ruhunu besler.
Sadece aşk insana kendi insaniyetinin bütün imkânlarını açar.
Konfor alanında mısın? Yoksa eteklerin zil çalmış kaçmakta mısın? Bu yüzden bir filozoftan daha iyi idrak edilebilinir Hakk’ın müşahadesi.
Bizler sevemeyiz aslında. Mevla kalbimize yerleştirir bu duyguyu. Sonra sevmeye başlarız.
Allah sevilebilir ama düşünülemez. Onu tanımak, bilmekle, araştırmakla değil, yalnızca aşkla mümkündür.
Yani güzel isimlerinin tezahürleri ile.
Görüldüğü üzere aşk bedensel bir çekim kuvvetinden ibaret değil aksine sıfat boyutunda yaşanan bir haldir. Yaşayan herkesi yüksek ve latif duyguların içine atar.
Serî es-Sakatî Hazretleri, derisi kemiklerine yapışmış ellerini Hz. Cüneyd’e göstererek, “İşte muhabbet budur” demişti. Ona göre bir kimse, “Ey ben olan sen” diyecek kadar benliğini sevdiğinde eritmedikçe muhabbeti tam ve mükemmel olamazdı.
Kendi ihtiraslarını, zaaflarını öldürmemiş kimselerin aşkı bilmeleri mümkün müdür?
İnsan olabilmek için, bütün yaratılmışlar içinde sadece insanların erebildiği aşka layık olabilmek için sadece kayıtlarımızdan değil belki de aşkımızdan bile geçmek gerekiyor. Belki de geçtiğimiz zaman aşk misafir oluyor. Çünkü gerçekleşmesi imkânsız olanı dahi mümkün kılar aşk. Öyle bir kudret nişânesidir.
Nereye girse yakar yıkar aslında. Fakat yeniden inşâ ettiği şey insanın kemâlatına göre vücut bulur.
Aşk, bütün lezzetlerin özüdür. Tüm istenenlerin aslıdır.
Ve ona kavuşan başka şeyden zevk almaz, hiçbir faniye de avuç açmaz.
Mesele o ki, gerçeğe bir yol bulmalı.
Daima diri ve ebedi olana âşık olmak niyazıyla. Zira sırrımızı nura kavuşturacak olan O’ (c.c) dur.
Vesselam…
Velhasılıkelam Evrensel bakış
Tek kelimeyle muhteşem tebrik ediyorum.
Yüreğinize sağlık. Yazılarınızı takipteyim.
Teşekkür ediyorum.