Psikoloji

Asaletin Zerafeti….

  Görünüşün her şey olduğu, markaların ve etiketlerin insan değerini belirlediği bir çağda yaşıyoruz. Ancak bazen öyle insanlarla karşılaşırız ki, üzerlerinde ne marka bir gömlek ne de parıltılı bir mücevher vardır. Yine de çevrelerine yaydıkları ışık, en pahalı kumaşlardan daha parlaktır. Kimi insanlar vardır, üzerinde elbise yoktur; kimi elbiseler de …

Daha Fazla Oku

HABER SUNUCUSU MU, FANTAZİ OYUNCAĞI MI?

  Vahşi kapitalizm ve kan emici Amerikan emperyalizmi kadın bedenini sömürmeye ve istismar etmeye devam ediyor. Ve ne yazık ki; kadınların bir çoğu ise; bedenini sergilemeyi ve teşhirciliği “ özgürlük” sanıyorlar.. Niyetim, kesinlikle kadınların giyimine, kuşamına veya hayat tarzına karşı bir söz söylemek değil. İsteyen istediği gibi giyinebilir elbette… Ama …

Daha Fazla Oku

Konfor Alanı Bağımlılığı I Her Şey Kolay Olsun İsterken Derinliği Kaybetmek

Konfor Alanı Bağımlılığı Her şey kolay olsun isterken derinliği kaybetmek Bir süredir şunu fark ediyorum: Hepimiz biraz fazla rahatız. Ama bu, iyi gelen bir rahatlık değil. Zor olanı istemiyoruz, beklemeyi istemiyoruz, çaba harcamayı, sabretmeyi, bir şeyin içinden geçmeyi istemiyoruz. Her şey hızlı olsun, kolay olsun, tüketilebilir olsun ve mümkünse bizi …

Daha Fazla Oku

OKUNMUŞLUKLARI SEYREDİYORUZ…

    Yaşadığımız çağın en yaygın yanılgılarından biri, bilgiye maruz kalmayı bilgiye sahip olmakla karıştırmamız. Okuyor gibi yapıyoruz; oysa çoğu zaman yalnızca başlıklara temas ediyoruz. Metinler akıyor, cümleler geçiyor ama anlam, yüzeyde kalıyor.   Mesajlar yarım okunuyor, haberler başlığıyla tüketiliyor. Bilgilendirme metinleri göz ucuyla geçiliyor; düşünce, satır aralarında kayboluyor. Her …

Daha Fazla Oku

ÖMÜR GEÇİYOR ,YAŞ ALDIK

    ​Zaman, adını fısıldadığımızda bile avuçlarımızdan kayıp giden, tuhaf bir döngü. Dönüp baktığımızda, takvim yapraklarının o kadar da hızlı koparılmadığını sanırdık oysa. Bir sabah uyanıyoruz ve aynadaki çizgiler, gözümüzdeki yorgunluklar, saçımızdaki aklar, bize sessizce fısıldıyor: Ömür geçiyor, yaş aldık. ​Bu bir hayıflanma değil, bir kabullenişin buruk tebessümü aslında. Gençliğin …

Daha Fazla Oku

*Hayatın İçinden: Sessiz Kahramanlar*

    Her sabah aynı saatte uyanan, aynı otobüse binen, aynı sokaklardan geçen insanlar… Onlar belki manşetlere çıkmaz, belki sosyal medyada binlerce beğeni almazlar. Ama hayatın gerçek yükünü sırtlayan, sessiz kahramanlardır onlar.   Bir market kasiyerinin gün boyu süren ayakta bekleyişi, bir öğretmenin sınıfındaki her çocuğa ayrı ayrı dokunma çabası, …

Daha Fazla Oku

HAYATI ISKALAMADAN YAŞAMI SEVMEK

Hayatımızı anlamlandırma çabalarımız hiç bitmeyen öğrenmeler ve gelişimler yolculuğudur. İçinde büyüdüğümüz ailenin değerleri, çevreden öğrendiklerimiz ve aldığımız eğitimle zaman içinde kişiliğimiz gelişimini sürdürür. Büyürken en çok sevgiye ve ilgiye ihtiyacımız olduğunu çoğu defa anlamayız hatta önemsemeyiz bile. Sevgiyle yoğrulmuş bir hayatta daha dirençli, özgüvenli, hayata daha kolay uyum sağlar hale …

Daha Fazla Oku

Lüks Tüketim ve Sessiz Yoksunluk: Paranın Satın Alamadığı Hisler

“Paranın satın alamadığı hisler” Bir süredir etrafıma bakınca aynı cümle dolaşıyor içimde:Her şey var…Ama bir şey eksik. Daha doğrusu,çok şey var ama hiçbir şey dolmuyor. Evler dolu.Dolaplar dolu.Takvimler dolu.Hayatlar da öyle…Ama insanın içi, garip bir şekilde boş kalıyor. Bu bir yokluk değil aslında.Bu, sessiz bir yoksunluk. Lüksün tanımı değişti.Artık sadece …

Daha Fazla Oku

BEDEN DİLİNİ ETKİLİ KULLANMANİN GÜCÜ

  İletişim, sadece kelimelerden ibaret değildir. Yapılan araştırmalar, iletişimimizin büyük bir kısmının (%70’ten fazlası) sözsüz işaretler, yani beden dili aracılığıyla gerçekleştiğini göstermektedir. Beden dilini etkili kullanmak, kişisel ve profesyonel hayatımızda güven inşa etmenin, mesajımızı güçlendirmenin ve başkalarıyla daha derin bağlar kurmanın anahtarıdır. 1. Açık ve Kendinden Emin Bir Duruş Sergileyin …

Daha Fazla Oku

Bir haftaya sığan tarih , acı ve vicdan

  Kemer’in tarihine altın harflerle yazılmış bir isimdir Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker. Bu topraklarda, “Çanakkale geçilmez” sözünün Akdeniz’deki karşılığıdır onun mücadelesi. 13 Aralık 1917’de, bundan tam 108 yıl önce, Fransız savaş gemisi Paris II’yi Kocaburun (Ağva Burnu) mevkiindeki siperlerden yaptığı top atışıyla batıran Mustafa Ertuğrul Aker ve 85 silah arkadaşı, yalnızca bir gemiyi …

Daha Fazla Oku