Konfor Alanı Bağımlılığı
Her şey kolay olsun isterken derinliği kaybetmek
Bir süredir şunu fark ediyorum: Hepimiz biraz fazla rahatız. Ama bu, iyi gelen bir rahatlık değil. Zor olanı istemiyoruz, beklemeyi istemiyoruz, çaba harcamayı, sabretmeyi, bir şeyin içinden geçmeyi istemiyoruz. Her şey hızlı olsun, kolay olsun, tüketilebilir olsun ve mümkünse bizi hiç zorlamasın istiyoruz. Konfor alanı bir zamanlar dinlenmek içindi; şimdi ise kaçışa dönüştü. Eskiden insanın kendine dönebildiği bir yerdi, şimdi kendimizden uzaklaştığımız bir sığınak gibi. Duygudan kaçıyoruz, derinlikten kaçıyoruz, bizi büyütecek her şeyden sessizce geri çekiliyoruz. Çünkü derinlik emek ister, zaman ister ve bazen can yakar. Oysa konfor alanı hiçbir şey hissetmeden yaşamayı vaat eder ve bu vaat fazlasıyla caziptir.
Bir ilişki zorlaştığında “olmuyor” diyoruz, bir iş sabır istediğinde “bana göre değil” diyoruz, bir duygu ağır geldiğinde “enerjimi düşürüyor” deyip uzaklaşıyoruz. Her şeyi kolayca terk edebildiğimiz bir çağdayız ama bir şeyleri terk ederken kendimizden de parça parça vazgeçtiğimizi fark etmiyoruz. Konfor alanı bağımlılığı tam olarak burada başlıyor: Zor olanı değil bizi zorlamayanı seçiyoruz. Derin bağlar yerine yüzeysel temasları, gerçek sohbetler yerine emoji tepkilerini, hakiki temas yerine “idare eder” ilişkileri koyuyoruz. Sonra garip bir boşluk hissi geliyor; her şey yolunda gibi ama içimizde bir şey eksik kalıyor. Çünkü insan sadece rahat ederek büyümüyor, insan biraz zorlanarak, biraz bekleyerek, biraz emek vererek derinleşiyor. Belki de konfor alanı bizi korumuyor, aksine bizi küçültüyor. Hayat en çok da cesaret isteyen yerlerde açılıyor: Kaçmak yerine kalabildiğimizde, kolay olanı değil anlamlı olanı seçtiğimizde, birinin gözünün içine bakıp orada durabildiğimiz anlarda. Belki de bu çağda en radikal şey hemen vazgeçmemek, hemen kaçmamak ve bir şeyin içinden geçmeye cesaret etmektir. O yüzden şimdi bu soruyu hem kendime hem sana bırakıyorum: Gerçekten rahat olduğun için mi oradasın, yoksa zorlanmamak için mi kalıyorsun?

Velhasılıkelam Evrensel bakış