Ülke gündemi yoğun. Konuşmak gerekecek çok konu var. İşler de öyle. Haliyle konular birikti de birikti.
”Yaz tabi de, fazla tehlikeli sularda yüzme” diyorlar.
E yüzme kursuna neden gitmiştik o zaman? Kalemime klavyeme haşema giydirmek caiz midir hocam?
Bizim gündemimiz tehditlerin ardı ardı kesilmeyince artık ülkenin gündemi oldu.
İşte tam da bu yüzden herkes utanırken utanmazlara inat ”Tecavüzü Konuşmamız Lazım.”
Bunca zaman neden sustunuz diye suçlayanlar bile oldu. Müvekkili dinleyemediler. Mahkeme korona karantinasındaydı.
Tehdit edilince yardım isteyeceğim avukat arkadaş da korona oldu. Haberi yapan gazeteci de.
Koronayı atlatırız sıkıntı yok maksat adalete koronadan beter bir illet bulaşmasın.
Müvekkilim eğlence merkezi çalışanı olduğu için beyanına itibar etmediler.
Meslektaş dayanışması zedelenmesin diye savcılığa yansımamış ama dosyaya girmiş ihbarımı da beyandan saymadılar.
Hakime sordum:
”Müvekkilin mesleğinden dolayı beyanına itibar etmediniz. Ben avukatım tehdit edildiğim beyanına yazılı ifadem olduğu halde itibar etmiyorsunuz.
‘Kadının beyanı esastır.’ uygulaması için bir kadının hangi mesleği icra etmesi gerekiyor? Söyleyin de o mesleği yapalım”
Beyanımı yerinde sayanlardan da kimisi de şahsıma tanımadıklarından reklamı uygun gördüler.
“Ben bir aynayım, bana bakan kendini görür!” Hz. Muhammed (s.a.v) derim ben. Canları sağolsun.
Ben sustum. Yine acımı kalbimde taşır susarım ama bir de müvekkil bana geldiğinde aldığım kitaptan dinleyin yaşananları.
Bir tecavüz mağduru neler yaşar? Bunlar Türk Ceza Kanununda da yazmıyor, Ceza Muhakemesi Kanununda da.
Bu kitabı yazan Sohaila Abdulali. Hintli bir tecavüz mağduru kadın.
Bunu hukukçu da okusa anlar, empati kurabilen herhangi bir canlı varlık da.
Öyle acıklı ve ağlatan bir öyküler dizisi ki bu kitap.
Tüm polislere, savcılara ve ağır ceza mahkemesi heyetlerine zorunlu olarak okutulmalı.
Tecavüz davaları sürerken toplumsal cinsiyet eşitsizliği yüzünden önce tecavüz suçunun kanıtlanmasından öte tecavüz mağduru kadın yargılanıyor.
Önce karakolda polislerin gözünde, sonra avukatların, savcılar ve hakimlerin.
Ataerkil yargı yine yargı dağıtıyor.
Can çekişen adalet ilk 72 saatin hayati önemini taşıyor.
Kızkardeşlerim! Başınıza ne gelirse gelsin ilk 72 saat yıkanmayın. Siz kirlenmiş değilsiniz. Kirlenmiş olan zihinler.
Adaletin çivisi çıkıyor, sizdeki bulgular tam çıkmıyor. Travmatik amneziyi hakimler bilmez.
Neden ilaç kullanılır onlar tahmin edemez. Biz bunları öğreteceğiz. Kızkardeşlik ve ondan da önce insanlık dayanışmasıyla.
Herkesin birbirini anlaması için herkes kitap olamaz. Ben onun gözlerinde gördüğüm çaresizliğin cevabını bu kitapta aradım.
Adliye koridorlarında da aramaya devam ediyorum. Halen anlamayan varsa da sizden ricam bu kitabı okuyun.
Bir şeyi yaşamadan da derinden hissetmenin tecavüzle tehdit edilmeden de mümkün olabileceğini anlarsınız.
Velhasılıkelam Evrensel bakış