Güneş yurdumu talan etmeden,
Kısık gözlerimi açtım göğsüme,
Kendi içinde sığınmanın sıcaklığı,
Solan renklerin acısı
Kızıldan sarıya doğru geçerken
Ve gölgeler düşünce yüzüme,
Gülümseyişime ayna tutansın,
Uzanıp silemediğim gözyaşlarıma…
Üşümüş gecelerde,
Ay gökyüzünde küçüldükçe,
Ve yıldızlar indiğinde,
Yüreğime gökten,
Karanlık sonrası aydınlatan hayal,
Kendi yüreğini dinle…
Sel aktığı gözlerden,
Sesim yanar ağlardım,
Ayrılığın tek adresi olan yüreğimde…
Ama gel gör ki şimdi
İçi özlem dolu öyküler anlatıp
Sezgilerin gezineceği vakitte,
Ne dalga sesleri kaldı artık,
Yüksek duvarların ardında
Ne de senden bir seda
Beklerken kaybolmayan umutla
Geçmişe çizgi çektiğim
Dışarıda mevsim göçüyor bak
Kalbimde hala sevda
Şimdilerde yalnızca…
Unutulmaya yüz tutmuş gözlerde,
Beklemek yorgunluğu tükenir bakışında,
Yeterki yüreğinin acısına inat buruk olmasın…
Dilek AVCIOĞLU.
Velhasılıkelam Evrensel bakış