Ebeveynler ve çocukları ile ilgili konularda konuşurken ,bir konunun üzerinde sık sık dururuz.
Yaralı ebeveynler …
Konu derin ve uzundur aslında .Amaç ise ,önce kişinin içinde bulunduğu hipnozu kırmak ve düşünmesini sağlamaktır. Bu yazı da en azından bu küçük pencereyi açıp ,kendimizle ilgilenmenin ne kıymetli olduğunu hatırlatır belki bir nebze de olsa.
Çünkü ,ebeveyn iyileştiğinde çocuk da iyileşir.
Yaralı bir ebeveyn, çocuğunu kendi menziline çektiğinin farkında olmayabilir. Çok uzun süredir içine attığı acıları, hayal kırıklıkları, ifade edemedikleri vardır çünkü.
Çocuğuna, “böyle yaparak beni üzüyorsun”
Cümlesini kurmaya meyillidir yaralı ebeveyn.
Ve bu cümle ile, çocuğunu da kendi yarasının içine alabilir.
Buna maruz kalan çocuk, kendisini annesinin sinir sistemine bağlayabilir ve aynı yaranın, yaşamadığı yaranın, kurbanı olmaya başlar.
Kısır döngüye ve çocuğa yüklenen taşıması ağır yüklere dönüşme ihtimali vardır zamanla tüm bunların.
Hem çocuk hem de ebeveyn mutsuz ve çekilmez bir hayata sürüklenir.
Oysa ki ebeveyn, kendi yaralarını iyileştirmeyi seçtiğinde, çocuğu için en büyük iyiliği yapmış olur.
Destek almak çok kıymetlidir bu süreçte.
Nesilden nesile aktarılan travmalara yenilerini eklememiş, onarabilme, iyileşebilme becerisini öğrenmiş ve öğretmiş olur.
İyileşme, böylece çok yönlü gerçekleşir ailede . Kendinin farkında olan, baş etme becerisi geliştiren, çözüm üreten bir bilinç aktarır tüm acılarına rağmen.
Fakat bizler çoğunlukla çocuğun sırtındaki bıçak izlerinin şahidi oluruz, onu yaralayanlar, kendi yaralarına bakmaya korkar haldedir veya ortada yoktur…
İyileşme ,bizden çocuklara ve onların çocuklarına doğru yol alan bir köprüdür.
Velhasılıkelam Evrensel bakış