
Eylül ayında nedense hüzünle, huzuru blr arada yaşarız. Ama yanlarına umudu da katarız. Renklerin o güzel armonisi, mavi yazdan sonraki sakinlik sanırım bizi böyle yönlendirir. Hüzün nedense hep eylül ayına yüklenir.
Bu satırlar da serin blr eylül akşamında yazıldı. Ürperdim. Sırtıma hırkamı aldım. Özlemlerim geldi aklıma. Özlemler, bu ayda daha çok artar denir. Gidenler de en çok bu ayda gidermiş. Kimi isteyerek, kimi ise istemeden, bilmeden, bir anda uzaklaşır gider. İstemeden gidenler asla dönmezler. Kimbilir memnunlar mı yerlerinden bilinmez. Geride kalanı kimse düşünmez. “Gitmek mi zor, kalmak mı?” Kimse çözemedi bugüne kadar bu bilmeceyi. Ben de herkes gibi bazen gittim bazen kaldım. Bazen mutlu oldum bazen de mutsuz.
Radyodan yükselen şarkı bir anda içe işler. Gözlerden düşen blr kaç damla yaş, şarkıya belki de bir sitemdir. Anıların canlanması çoğunlukla blr eylül akşamına rastlar nedense.
Bir peri masalı yaşanırken, ansızın giden sevgilinin kokusu hep burunda durur. Ellerinin sıcaklığı da ellerde kalmıştır. Konan öpücük gamzede hep gonca gibidir. Açacağı günü bekler. Ne zaman umut biter yüreğin blr köşesine açılmamak üzere bir düğüm atılır.
Her eylülde hatırlanan anılar tozlu raflara kalkar. Blr dahaki eylüle kadar.
AYŞEN 💐
Velhasılıkelam Evrensel bakış