İBRETLİK HİKAYE ; KENNEDY’LER NEDEN LANETLENDİ

Dünya onları 1963 yılında öldürülen ABD Başkanı John Fitzgerald Kennedy ve görkemli yaşamlarıyla tanıyor. Bir de dillere destan ‘lanetleri’yle. Oysa ABD ve dünyanın en ünlü ailelerinden Kennedy’ler bugün az sayıda insanın bildiği korkunç bir sırrı yıllar boyu içlerinde saklayan bir aile. Zenginliğini ve siyasi kariyerini, mafyavari ilişkiler, içki kaçakçılığı, Hollywood yapımcılığı ve çelik ticaretinden kazanan Kennedy ailesinin babası Joseph Patrick, Ailesi’ni aslında ait olmadığı aristokrat sınıfa dahil edip asalet kazanmak isteyen takıntılı ve hırslı bir işadamı. Tüm ailesi de onun bu hırslarına sorgusuzca itaat ediyor. Biri dışında. En büyük kızı Rosemary… Dokuz kardeşin en büyük kızı olan Rosemary daha doğumunda yaşadığı bir şanssızlıkla diğer kardeşlerinden farklı şekilde dünyaya gözlerini açıyor. Doktorun geç kalması ve annesine bakıcılık yapan hemşirenin rahimden çıkan bebeğin kafasını geri itmesi sonucu oksijensiz kalan Rosemary’nin tüm kaderi, yapılan bu hatanın sonucunda değişiyor. Rosemary büyüdükçe öğrenim güçlüğü çeken, biraz asi ve çılgın bir genç kız oluveriyor. Bu sebepten dolayı babası, halkın önündeki itibarlarının, asil aile izlenimlerinin ve siyasi kariyerlerinin zarar görmemesi adına 1941 tarihinde Rosemary’ye “Lobotomi” denilen beyin kazıma ameliyatı yaptırmaya karar veriyor. Bu ameliyat Rosemary bilinci yerindeyken canlı canlı konuşturularak yaptırılıyor ve konuşma yetisi son bulana kadar beyni kazınıyor. Ameliyat sona erdiğinde Rosemary konuşamayan ve yürüyemeyen bir insan haline geliyor. Tıpkı adı gibi bir bitkiye dönüyor. 23 yaşındaki Rosemary felçli bir şekilde ailesinden evinden uzaklaştırılarak bir engelli bakım kurumuna yatırılıyor. Ve burada geçirdiği onyıllar boyunca ailesinden kimse tarafından ziyaret edilmiyor. Bu olaydan sonra ne enteresandır ki bütün amacı siyasi kazanımlar elde etmek olan 9 çocuklu Kennedy ailesinin üzerine korkunç lanetler çökmeye başlıyor.

 

** 1944 yılında ailenin en büyük çocuğu Joseph Kennedy Jr. 2. Dünya        savaşında pilot olarak hizmet ederken öldürülüyor. (29 yaşında)…

** 1948 yılında ailenin diğer kızı Kathleen Kennedy bir uçak kazasında ölüyor. (28 yaşında)…

** 1968 yılında diğer oğlu Robert F. Kennedy ABD başkanlığını kazanmak üzereyken suikast sonucu ölüyor. (43 yaşında)…

** 1969 yılında ABD başkanı seçilen oğlu John F. Kennedy, Dallas Teksas’da suikaste kurban gidiyor. (46 yaşında)…

**1969 yılında ailenin son siyasi umudu olan oğlu Ted Kennedy, bir trafik kazasında, araçta yanında bulunan kadını kurtarmak yerine olay yerinden kaçarak kadının ölümüne sebebiyet vermekle suçlanıyor. Bu olay Ted’in başkanlık hayallerini sona erdiriyor. İşin ilginç yanı tüm bu olaylar yaşanırken baba Joseph Kennedy sadece acı içinde seyretmekle yetiniyor.

Çünkü 1961’de felç geçiren Joseph, öldüğü 1968 yılına kadar yatalak bir hayat sürdürüyor. Anne Rosa Kennedy ise kızlarına yaptıkları hatayı anlayıp baba Joseph Kennedy’nin felç olmasının ardından 20 yıl arayıp sormadığı kızının peşine düşüyor ve Rossamary’yi görmek için kaldığı bakım evine gidiyor. Fakat öfkeli ve yaralı olan Rosemary, kendisine sahip çıkmamış annesini affetmiyor ve saldırmaya çalışıyor. Bu olaydan sonra ikili bir daha görüşmüyor. Zaten annesi Rosa’da bir süre sonra felç geçiriyor ve 104 yaşında ölene kadar yatağa bağımlı kalıyor. Rosemary ilerleyen yıllarda kendisine lobotomi yapıldığı sırada henüz çok küçük olan diğer kardeşleriyle görüşüyor. Yaşanan dram Kennedy ailesinin hayata bakışını da değiştiriyor. Kennedy’ler bugün ABD ve dünyada engelliler için en fazla yardım ve hayır işleri yapan ailelerin başında geliyor. Rosenary’nin hayatta iken görüştüğü iki kardeşinden Ted, ABD ‘de engelli hakları yasasının çıkmasında öncülük yaptı. Kız kardeşi Eunice Kennedy ise bugün sıkça duyduğumuz engelli olimpiyatları fikrini dünyaya tanıtan ve düzenlenmesini sağlayan isim oldu.

Evet… Bu ilginç ve acı olan aile yaşamından çıkarılması gereken: “Her ne yapmak istiyorsanız yapın fakat can acıtarak, kalp yıkarak olmamalıdır. Azılı bir hırsla yaptığınız her şey, sonuçta sizin canınızı acıtır”…

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle hoş ve sağlıcakla kalın.

 

 

 

 

hakkında Sibel DURAN

Sibel DURAN

Ayrıca Kontrol Et

MERKEZ BANKALARI’NIN ALTIN KARARI

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir