
Ülkece çok acı bir sınav daha veriyoruz. Sorular çok zor ama yine aynı yerden. Hep beklenmedik zamanda,hep hazırlıksız yakaladı acılar bizi. Oysa konular belliydi. Çalışmayı hep sonraya bıraktık. Zamanımız hiç bitmeyecek sandık.
Sadeleşmeyi ,hafiflemeyi öğrenmeliyiz önce. Ardından bu fani dünyada bir tek bizim olmadığımızı. Eşyaların, evlerin,giysilerin hizmetkarı olmayı bırakmalıyız. Gerektigi kadar eşya ile yaşayıp kalanını paylaşmayı . Paylaşınca ne büyük bir güce sahip olduğumuzu .Kurtuluş Savaşı ‘nda nasil anladiysak bir kez daha gördük ki kucaklaşinca biz çok güçlüyüz.
Ben hayatımda çok şeyi değiştireceğim bu gunden sonra . Her renkte olması gerektiğini sandığım montlarim ,atkılarım, berekerimle yollarımı ayirdim. Çok da güzel oldu. Mutluluğun sürekli olmadığını bir andan ibaret olduğunu anladım. Elimizdekjlerin bir anda yerle bir olabileceğini öğrendim. Mutluluk 95 saat,100 saat sonra dünyaya gülümseyen bir çift gözdü. Mutluluk bir çift çorap için sevinmekti. Mutluluk hiç tanımadığın bir çocuğun masum bir cümlesiydi. Mutluluk iki gün sonra icebildiğin bir tas sıcak çorbadan ibaretti aslında.
Umutla yaşamalıyız; çünkü umut mucizenin ta kendisi. Mutlu anlar biriktirmeye başlamak için vakit tam zamanı.
Ayrıca Kontrol Et
ALLAH BAĞIŞ’LASIN
ALLAH’IM SEN BÜYÜK VE YÜCESİN BİZİ BİR KEZ DAHA VE SONSUZ …
Velhasılıkelam Evrensel bakış