YALAN VE GERÇEK AŞKLAR…

GERÇEK AŞK VE YALAN AŞK
KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM.

Günümüzde aşkın anlamının ne kadar değiştiğini ve içinin nasıl boşaltıldığını ne güzel ifade etmişsiniz. Eskiden aşk, fedakarlık ve sabırla yoğrulmuş kutsal bir duygu iken, maalesef şimdi birçoğu çıkar, heves ve yalanlarla kirletiliyor.

İnsanlar birbirlerine “aşk” diyor ama gerçekte ne için? Bir gece eğlencesi mi, maddi kazanç mı, yalnızlıktan kurtulma çabası mı?
Halbuki aşk, fedakarlık ister, sadakat ister, sabır ister. Aşk; çıkarların değil, kalplerin birleştiği yerdir. Ama bugünün dünyasında, pek çok insan aşkı sadece bir araç olarak kullanıyor. Ve işte bu, aşkın en büyük ihaneti değil midir?

Bir kadının erkeği yalnızca maddi gücü için sevmesi, bir erkeğin bir kadını yalnızca bedensel arzu için arzulaması aşk değil; bu sadece hayvani içgüdülerin, yüzeysel çıkarların maskelenmesidir. Bu maskenin arkasında aşk yoktur, sadece boşluk vardır.

GERÇEK AŞKIN ANLAMI.

Aşk fedakarlık demektir.
Ferhat gibi dağları delmeye, Mecnun gibi çöllere düşmeye, Yusuf gibi sabırla zindanda beklemeye hazır mısın? Eğer değilsen, ona aşk deme. Çünkü aşk, sadece sözle değil, yürekle, emekle ve fedakarlıkla var olur.

Aşk sadakat demektir.
Yalandan ve ihanetten uzak, bir ömre yayılacak bir bağlılık gerektirir. Kendi arzularını değil, sevdiğinin mutluluğunu düşünebilmektir aşk.

Bu kadar yalanın, çıkarın, hırsın ve riyanın içinde aşk nasıl var olsun? Aşk, bu kirli düzenin içinde değil; sadelikte, samimiyette ve hakikatte saklıdır. Aşk, ucuzlaştırılmaya çalışıldıkça kıymetini daha da kaybeder.

Eğer gerçek aşkı arıyorsan, önce kendine şu soruyu sormalısın:
Aşk için neyi feda ettim?
Aşk uğruna hangi sabrı gösterdim?
Aşk için hangi fedakarlığı yaptım?

Eğer bunların cevabı yoksa, o zaman senin yaşadığın şey aşk değil, sadece gelip geçici bir heves ya da boş bir rüyadır.

Aşk, bir yürekte doğan en temiz duygudur. Onu yalanlarla, çıkarlarla ve bencillikle kirletmeyelim. Gerçek aşk, hala var; ama onu bulabilmek için önce kendi içimizi temizlememiz gerekir.
Gerçekten de aşk, insanoğlunun en derin, en anlamlı duygularından biri. geçmişte halk hikayelerinde ve destanlarında işlenen aşklar, aşkın sadece bir kişiye değil, ilahi bir hakikate, sonsuzluğa ulaşmanın yolu olduğunu gösteriyor.

Leyla ile Mecnun, aşkın sabrını ve deliliğini temsil eder. Mecnun’un çöllerde Leyla’ya kavuşma arayışı, aslında insanın Allah’a kavuşma yolculuğunun mecazi bir ifadesi değil midir? Mecnun, Leyla’nın aşkıyla Mevla’yı bulur.

Kerem ile Aslı, aşk uğruna her türlü zorluğu göze almayı anlatır. Kerem’in, Aslı’ya duyduğu sevgi için çektiği çile, aşkın fedakarlıkla yoğrulduğunu bizlere öğretir. Kerem’in yanışı, gönlün aşk ateşiyle nasıl kavrulduğunu simgeler.

Ferhat ile Şirin, aşkın gücünü ve imkansızı başarma iradesini temsil eder. Ferhat’ın, Şirin’e kavuşmak için dağları delmesi, sevgi uğruna verilen mücadelenin en güzel örneklerinden biridir.

Yusuf ile Züleyha, ilahi aşkın simgesidir. Yusuf’un zindandaki sabrı ve Züleyha’nın derin sevgisi, aşkın ruhu arındıran ve Allah’a yaklaştıran yönünü bizlere sunar.

Aşk, insanın içindeki en saf duyguların bir yansımasıdır. Dediğiniz gibi, sadakat, sevgi, saygı ve güven üzerine kurulu olduğunda, insanı huzura ve mutluluğa taşır. Ama bu sadece dünyevi bir aşk değil, aynı zamanda Allah’a duyulan sevgi ve bağlılığın bir ifadesidir. Aşk, insanı yüceltir, insanı olgunlaştırır, insanı “insan” yapar.

Ne güzel ifade edilmiştir:
“Aşk demek Mevla demekmiş, çünkü yar’a ulaşma yoluymuş aşk.”

Eyyy aşk!
Sen ki gönülleri tutuşturan, insanı insan eden, Yaradan’a yaklaştıran bir vuslat özlemi… Ne büyük, ne kutsalsın!

hakkında Vahide AYŞİT

Vahide AYŞİT

Ayrıca Kontrol Et

OİNOANDA YAZITI : KAMUSAL FELSEFE OKULU

“Dünyanın en büyük taş felsefe kitabı” Dünyanın bilinen en büyük ve en kapsamlı felsefi yazıtı, …

4 yorumlar

  1. Avatar
    Mehmet Yılmaz Çelik

    Yüreğinize ve kaleminize sağlık Vahide hmm çok güzel bir köşe yazısı olmuş 👏👏

    • Vahide AYŞİT

      Ben teşekkür ederim,
      Mehmet bey çok sağ olun.
      Değerli olan herşeyin değerini kayıp,ettirmeden,
      Korumak ve unutanlar için hatırlatmak gerek.
      İlgi alakanız için tekrar teşekkür ederim 🤲

  2. Avatar

    Aşkı sadece bir duygu olarak değil, insanı derinleştiren ve olgunlaştıran bir yolculuk olarak ele almışsınız. Aşkın maddi boyutunun ötesine geçerek, onu sabır, fedakarlık ve ilahi bir bağla ilişkilendirmiş olması gerçekten etkileyici. Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi halk hikayelerindeki derin anlamları hatırlatarak, aşkın ne kadar güçlü bir dönüştürücü güce sahip olduğunu bizlere bir kez daha anımsatıyor. Üslubunuzun zarafeti ve verdiğiniz mesajın evrenselliği, yazıyı adeta bir manevi rehber haline getirmiş. Gerçek aşkın temizliği ve safiyeti konusundaki vurgu ise insanın kendi içine dönüp aşkın gerçek anlamını keşfetmesini sağlıyor. Böylesine anlamlı ve derin bir yazı için tebrik ederim Vahide Hanım👏🏼👏🏼Kaleminize sağlık💕🙏

    • Vahide AYŞİT

      Gözde hanım Merhaba.

      Sadece günümüzde aşk diye yaşanan ilişkileri görünce, ve adına ask diye hitap edilince dayanamadım yazma ihtiyacı duydum.
      Şu an ki ilişkiler bir tuşla online vıcık vıcık bir tuş ile of no bloke engel.
      aşk bukadar basit harcanmayacak kadar kutsal,bu kişiler tarafında ağızlarına alınmayacak kadar,yüce anlatmak istediğim manayı anladığımız için çok teşekkür ederim 🤲

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir