Hayatınızda hiç domino etkisi yaşadınız mı? Bir şey olur sıra dışı bir şey ya da hiç önem vermediğiniz bir şey ve sonra olaylar silsilesi ardı ardına gelmeye başlar. Bu iyi bir şey içinde olabilir, hoşunuza gitmeyecek nahoş bir şey içinde. Eğer bu domino taşları size mucizelerin kapısını açacaksa, bırakın aksın son taş yerine oturana kadar ve bir kenara çekilip hayatınızdaki nu muazzam resmi, olmasını istediğiniz bu harika resmi seyredin. Bu sizin eseriniz, bunu siz ufak bir adımla başlattınız. Peki, şimdi bu ufak adımı nasıl atacağız, ne yapacağız diye soruyor olabilirsiniz. Şöyle ki, kalbinizin köşesine çekilin ve kalbinizi dinleyin. Sizi bu hayatta en çok ne mutlu ediyor. En çok neyi yaparken kendinizi unutup ruhunuzu yaşamaya başlıyorsunuz. En çok neye karşı, karşı konulmaz bir tutku duyuyorsunuz. Tutkulu olmak, tutku dolu olmak ve bu tutkuya adanmak, hayattaki en keyifli değerlerden biridir bana göre. Kendinize sorun ben bu hayatta bıkıp usanmadan neyi yapmaya adanabilirim. Neyin peşinden ısrarla keyif alarak koşabilirim. Bunu keşfetmeye izin verin ve bunun peşinden gidin. Kendinize bununla ilgili sözler verin, kendinizi kamçılayın ve teşvik edin. Bununla ilgili neler yapabileceğinizi araştırın, nelerin mümkün olduğunu görün ve ufak bir adım atın oraya doğru, domino etkisi başlasın. Çalarsanız açılır, isterseniz alırsınız ve adanırsanız başarırsınız. Tabi ki bunun için inançta lazım. İnançlarımız hayatımızı şekillendirir. Neye inanırsak biz o oluruz. O zaman siz güzel şeylere inanın, yapmak istediğiniz şeye, hayallerinizi süsleyen hayatı yaşamak için, bunun mümkün olduğuna, ölesiye değişmez bir güçle inanın. İnanın ki olsun. Siz harekete geçtiğinizde ve eylemeye başladığınızda evrende sizinle iş birliği yapmaya başlar. Domino etkisi çalışır. Bir adım atarsınız bir kapı açılır ve bu kapı sizin hayallerinize açılan yoldaki giriş kapınızdır. İlk taş yerini almış, diğer taşları harekete geçirmeye başlamıştır. Nasıl olacak bu diye sorgulamayın, olacak mı diye sorgulamayın, sadece hayatın size getirdiği işaretleri ve olasılıkları takip edin. Belki biri size ufak bir tavsiye verecek, belki birisi sırtınızı sıvazlayacak, dinleyin ve geleni kabul edin. Kapı kapıyı açar ve taşlar yerine oturmaya başlar. Siz sadece olanı dışarıdan bir gözlemci gibi izleyin ama içine dâhil olmayı da unutmayın ve bununla ilgili evrene sorular sorun. Bu niyetimi yaşamak için neler mümkün evren göster bana ya da bu amacımı nasıl gerçek kılabilirim. Bunun cevabını almak üzere aklınızı açın ve cevap size gelecektir. Hiç endişe etmeyin. Cevabı bileceksiniz, hissedeceksiniz ve yaşayacaksınız. O noktadan sonra kendinizi akışa bırakın. Bırakın olsun. Kendinizi domino etkisine bırakın ve taşlar bir bir yerine otursun. Son taş yerine oturduğunda ortaya çıkan büyük resim sizin yaşamınızdır. Bunu kucaklayın, kendi yaşamınızı kucaklayın çünkü bunu siz yarattınız.
Peki, bu domino etkisi hoşumuza gitmeyen nahoş bir durum için olursa ne yapmalıyız? İşte o zaman son taş yerine oturmadan önce taşları yerinden oynatmalıyız. Peki bunu nasıl yapacağız? İstemediğimiz olaylar silsilesiyle karşılaşınca buna nasıl dur diyebiliriz? Yine aynı yöntemle. Kalbinize, en derine gidin ve yine sorular sorun. Evren her sorduğunuz soruyu cevaplar merak etmeyin. Önemli olan doğru soruları sorabilmek. Kalbinizden geçen doğru soruları sorun; bu durumu düzeltmek için ne yapabilirim evren göster bana ya da bu durumla ilgili anlamam ve bilmem gereken ne var evren göster bana. Sorunuzun cevabı geldiğinde, yani anlamanız gerekeni anlayıp, bilmeniz gerekeni bildiğinizde, taşları yerinden oynatmış olursunuz. Artık domino taşları yön değiştirmiş ve kötü bir tecrübenin eşiğinden dönülmüş ve anlamanız gereken şeyleri anlayıp, bilmeniz gereken şeyleri öğrendiğiniz için, bu artık sizin için bir kazanca dönüşmüştür. Hayat sadece güzel şeylerden ibaret değildir. Bulutların üzerindeymişiz gibi yaşatacağı gibi bizi hayat, bizi yerle bir eden olaylarla da karşılaştırabilir. Böyle durumlarda domino etkisini hatırlayın ve ya taşları tek tek yerine oturtun ya da taşları yerinden oynatın ama ne olursa olsun şunu hatırlayın. Her şey sizin elinizde. İçinizdeki gücü evrene doğru sorular sorarak uyandırın. İçinizdeki gücü açığa çıkarın ve onu yaşamaktan korkmayın. Korkularınızı bir kenara bırakın. Cesaret fişeğinizi ateşleyin ve yeni bir dünya yaratın kendinize yaşamak istediğiniz gibi. Hayal ettiğinizden de güzeli olsun.
Velhasılıkelam Evrensel bakış