Ateş sadece ormanı değil ; vicdanları da yakıyor…
“Doğa, insana miras değil; çocuklarımızdan ödünç aldığımız en büyük emanettir.”
Önüne geçebildiğimiz her yangın, geleceğe bıraktığımız bir nefestir.
Sabah yine acı bir haberle uyandık…
Antalya, Kaş ve Muğla’dan yükselen alevler gökyüzünü siyaha boyadı. Rüzgârın şiddetiyle büyüyen yangın Kemer-Kumluca yolunun kapanmasına neden oldu. Alevler evlere kadar ulaştı. Jandarma kapı kapı dolaşıp vatandaşları tahliye ederken, orman işçileri, itfaiye ekipleri ve gönüllüler canlarını hiçe sayarak yangına müdahale ediyor. Bir yandan insanlar kurtarılıyor, bir yandan ulaşılabilen hayvanlar… Ama ya ulaşılamayanlar? Onların sessiz çığlıklarını kim duyuyor?
Her yaz aynı acıyı yaşıyoruz.
Her yaz “Ciğerimiz yanıyor.” diyoruz.
Ama artık biliyoruz ki yanan sadece ciğerimiz değil…
Canlarımız yanıyor…
Umutlarımız yanıyor…
Çocuklarımızın nefesi yanıyor…
Yüzlerce yıllık ağaçlar, kuşların yuvaları, kaplumbağalar, sincaplar, arılar… Hepsi birkaç saat içinde kül oluyor.
Yangınla mücadele eden ekipler insanüstü bir gayret gösteriyor. Allah hepsini korusun. Ancak artık sadece yangın söndürmek yetmez. Yangını çıkmadan önlemek zorundayız.
Yaz aylarında ormanlara girişler çok daha sıkı kontrol edilmeli, yüksek riskli günlerde ise geçici olarak tamamen yasaklanmalıdır. Bir anlık ihmalin bedelini bütün ülke ödüyor.
Bir kibrit…
Bir izmarit…
Bir dikkatsizlik…
Ve geriye kül olmuş binlerce hektar…
Bugün gökyüzünü duman kapladıysa, yarın çocuklarımız bize “Neden koruyamadınız?” diye soracak.
İşte o gün verecek cevabımız olmalı.
“Orman vatandır… Vatan yanarsa sadece ağaçlar değil, umutlar da kül olur.
Kim sebep oldu bilmiyorum. İhmal miydi, kasıt mıydı, bunu soruşturmalar ortaya çıkaracaktır. Ama şunu biliyorum; buna sebep olan kişi ya da kişiler, sadece ağaçları değil, bu ülkenin nefesini de yakmıştır.
Bir fidanı büyütmek yıllar alıyor.
Yakmak ise birkaç dakika…
Ne olur artık aynı acıları yaşamayalım.
Ormanlarımızı koruyalım.
Çünkü orman yoksa yağmur yok…
Yağmur yoksa su yok…
Su yoksa hayat yok…
Alevler yalnızca ormanı yakmıyor; insanlığın vicdanını da sınava çekiyor. Eğer her yaz aynı acıyı yaşamaya devam ediyorsak, yanan sadece ormanlar değil, ihmale alışmış vicdanlarımızdır.
Son söz…
Bir gün son ağacı da kaybettiğimizde, elimizde ne para kalacak ne beton ne de teknoloji… Sadece pişmanlık kalacak. O gün gelmeden, yeşile sahip çıkalım. Çünkü vatan sadece üzerinde yaşadığımız toprak değildir; nefes aldığımız ormanlardır.
Yangın haberlerinin yüreğimizi dağladığı bu günlerde bir başka acı haber daha geldi.
2021 MasterChef Türkiye şampiyonu, “Kızıl Sakal” lakabıyla tanınan Eren Kaşıkçı, Kilyos’taki evinde ölü bulundu. Kendisine ulaşamayan arkadaşının ihbarı üzerine eve giden jandarma, genç şefi hayatını kaybetmiş halde buldu. Ölüm nedeninin yapılacak resmi incelemelerle kesinleşmesi bekleniyor.
Henüz yaşamının baharında bir insanı daha kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine, sevenlerine ve tüm yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.
Ne acıdır ki bir yanda alevlerle mücadele eden insanlar, diğer yanda ansızın gelen ölüm haberleri…
Hayat bize her gün aynı gerçeği fısıldıyor:
Bugünün kıymetini bilin… Çünkü yarının garantisi hiç kimseye verilmedi.