Serpil Nur ABİRAL

Serpil Nur ABİRAL

ÖZGÜRLÜK MÜ ; ÇÖKÜŞ MÜ..?

  “Bugün özgürlük diye alkışlanan, yarın toplumun çöküşüne dönüşebilir.”   Mübarek günlerdeyiz… Rahmetin, merhametin, sabrın konuşulması gereken günlerde.   Ama dünya yine kan kokuyor.   Bir lider öldürülüyor. Üstelik ailesiyle birlikte. Ülkede 40 gün yas ilan edilirken, başka sokaklarda başörtülerini atan kadınlar, özgürlük sloganları atan kalabalıklar, sevinç gösterileri yapan gruplar …

Daha Fazla Oku

Ramazan pidesi kime helal , kime haram?..

  İstanbul sanat kentidir derim hep… Geçtiğimiz hafta yine o buram buram tarih, sanat ve hatıra kokan şehirdeydim. Meğer ne çok özlemişim doğduğum, doyduğum bu şehri… İlk durağım, o muhteşem manzarası ve mistik havasıyla insanı içine çeken Pierre Loti  Eminönü’nün kalabalığı, Galata’nın vakur silueti… İstanbul yine bildiğimiz gibi; karmaşık ama …

Daha Fazla Oku

Yağmur değil , ihmal taşıyor…

  Serpil Nur Abiral yazdı   Antalya14 Şubat 2026  Bazı yazılar anlatılarak değil yürüyerek yazılır…   Bugün de öyle yapalım.   İlk durak Kemer’in bitmeyen gerçeği: su baskınları.   Her yağmurda aynı manzara… Aynı telaş… Aynı zarar. İnsanlar evlerinden, mallarından oluyor. Ve artık bu tabloyu yalnızca doğa olayına bağlamak yeterli …

Daha Fazla Oku

TAKVİM İLERLEDİ, ACI YERİNDE KALDI

    6 Şubat’ın üzerinden zaman geçti ama acı takvimden silinmedi.   Göçük altında kalan hayatların sessizliği ve konteynerlerde süren bekleyiş bize şunu hatırlatıyor: Unutulan felaketler değil, sorumluluklardır. Hatırlamak ise sadece bir duygu değil, bir vicdan meselesidir.   Dünya bazen insanın vicdanını ikiye bölen başlıklarla dolu. Bir yanda Epstein dosyası… …

Daha Fazla Oku

Bazı vedaların sonu yoktur…

  1 Şubat 1999… Sevgili Barış Manço’nun aramızdan ayrıldığı gün. Kaç yıl geçti aradan ama Barış hâlâ gönüllerde, sevgiyle yaşıyor. Bir pazar sabahı… Uykum kaçmış, elimde kumanda kanallar arasında dolaşıyorum. Sabahın erken saati, dışarıda yarı kapalı bir hava, kahvem elimde… Derken bir anda karşıma çıkıyor: TRT 1’de yıllar önce yaptığı “Adam …

Daha Fazla Oku

Ben gazeteci değilim, vicdanımla yazan biriyim

  Güzel bir hafta dileklerimle başlayalım… Ama bu kez birkaç kelimeyi de bana yöneltilen eleştirilere ayıracağım. Önce şunu netleştireyim: Ben gazeteci değilim. Elimde fotoğraf makinesiyle haber kovalamam. Basın bültenleriyle, kulis bilgileriyle, “ilk ben yazayım” telaşıyla işim yok. Ben bu ülkede yıllarca sinema ve sahnede emek vermiş, seyircisiyle bağ kurmuş, sevilmiş …

Daha Fazla Oku

Bayrağımıza el uzatanın eli kurusun…

  Bize küçükken ne öğretildi? Ekmek yere konmaz, Kur’an yere konmaz, bayrak yere konmaz.   Peki Mardin Nusaybin’de ne oldu?   Bir avuç hain, bu ülkenin şehit kanıyla yoğrulmuş al bayrağını indirmeye cüret etti. Yetmedi, utanmadan bir başka paçavrayı direğe asmaya kalktı. O bayrakta kan var… O bayrakta şehit var… …

Daha Fazla Oku

Susarak büyüttüğümüz şiddet….

  “Soruşturma başladı ama vicdan yine yetişemedi.” Gel de güzel bir güne başla… Bir Ahmet Minguzzi daha karşımızda. Bu kez melek yüzlü Atlas Çağlayan. Anne Yasemin Hanım’ın feryadı hâlâ kulaklarımızda: “Ben zaten enkaz gibiyim… Bu çığlıklarım kendi çocuğum için değil. Onu geri getiremem, yerine bir şey koyamam. Ama diğer çocuklar korunsun. …

Daha Fazla Oku

Kemer’de umut, ülkede çelişki…

  Bir ilçede tutulan sözler umut verirken, ülke gündemindeki çelişkiler vicdanları yormaya devam ediyor.   Siyasette en kıymetli şeylerden biri verilen sözün tutulmasıdır. Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun seçim döneminde dile getirdiği sosyal belediyecilik anlayışının bir halkası daha tamamlanıyor. Arslanbucak Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Kemer Belediyesi Kadınlar Lokali, kadınların sosyalleşebileceği, ücretsiz …

Daha Fazla Oku

Üşüyen bir Candan ne istediniz?

  Bu ülkede bir canın ölmesi için bazen sadece sessizlik yeter. Üşüyordu. Kıştı. 15 yaşındaydı. Adı ; Matmazel’di Kimseye zararı yoktu. Ne havladı, ne saldırdı. Sadece ısınmak için metroya sığındı. Ve siz… Üç görevli… Üç insan… O yaşlı canı zorla yürüyen merdivenlere sürüklediniz. Sıkıştırdınız. Eziyet ettiniz. Sonra da öldü. Bunun adı “kaza” …

Daha Fazla Oku