Çocuktum; çöpten bir at yaptım, yaprakları kanat yaptım, uçtum gül bahçelerine. Çocuktum; güneşi seyre daldım, balkonu duvarı yıktım, kaçtım gül bahçelerine. Çocuktum; annemi çok yordum, gökyüzünde kuşlar gördüm, koştum gül bahçelerine. Ne de olsa çocuktum…
Çok degerli Hocam Serdar Yeşilyur’dun Sözleri ile Başmak istedim.Yazılarıma.
Sevgili Dostlar; her ne yapıyorsanız yapın, her ne ile uğraşıyorsanız uğraşın, etiketiniz ünvanınız, kimliginiz, durumunuz ne olursa olsun… Sakın ola şu yaşam yolculugu esnasında, şu hayat gayesinde; içinizdeki çocuğun susmasına, küsmesine, içinizdeki çocuğun kaybolup gitmesine… Kısacası içinizdeki o çocuğun göz göre göre ölmesine İzin vermeyin! İzin vermeyin! Onu yaşatın, ona nefes verin, ona hayat verin, ona şans verin, fırsat verin. İçinizdeki çocuğa hak tanıyın. Göstersin kendini ki yaşatsın sizi… Hayat versin size… Neşe katsın yaşamınıza şu kutsal savaşta -hayat öyle kutsal savaş ki- bırakın. Neşe katsın, lezzet katsın, eğlence katsın… Başka türlü nasıl yaşanır ki? Hayattan başka türlü nasıl tat alınır? O yüzden içinizdeki çocuğa sahip çıkın, ona sarılın, onu sevdiğinizi, ona değer verdiğinizi, kendinizi sevdiğinizi kendinize hissettirin, gösterin. İçindeki çocuğun gülmesine, ortaya çıkıp kendini göstermesine ara sıra izin verin. Ona izin verin bunu ihmal etmeyin.
Sevgi ile kalın, hoşça kalın.
Velhasılıkelam Evrensel bakış