……yataktan zorla kaldırılmış gibi gözleri mahmur, yüzü yarı yıkanmış yarı yıkanmamış gibi, güneşin gözüne gelen ışıklarından rahatsız olmuş haliyle bir elini siper ederek rahat görmesini sağlamaya çalışıyorken rastladım ona.
Temmuzun sıcağının sabahından itibaren hissedildiği, dizinde olan siyah şortu ve parmak arası terliğiyle bakkaldan ekmek almış, yürüdüğünde şıpıdık şıpıdık terlik sesi ve sanki büyümüş edasıyla yanımdan geçerken; ‘’yarın bakkala giden ben olmayacağım.’’ der gibiydi.
Zihnimde bu düşünceler gelip giderken az önce yavrusunu ağzında taşıyan kediyi arıyor gözlerim. Göremeyince bir yukarı bir aşağı sokağı koşar adımlarla ilerlerken nefes nefese kaldığımı fark ettim. ’’Azıcık dinleneyim’’ dedim biraz . Dinlenirken de kuşbakışı taramaya devam ediyordum etrafı. Az ilerde kargo teslim etmek üzere sokağa gelmiş kamyonetin kapısını açan bir beyefendiyi gördüm ve derhal kediyi görüp görmediğini sordum. O da :’’ az ilerde gördüm ağzında yavrusunu taşıyordu belli ki güvenli bir yer arıyor’’ dedi.
Ümit var oldum demek ki başına bir iş gelmemişti. Geriye doğru adeta uçarak gelirken kapının önüne yatmış yavrusunu emzirirken buldum onu. Derin bir ‘’oooh ‘’çektim. Bulduğum için rahatlamıştım. Şimdilik güvenli bir yer bulmuştu kendine göre ve rahat görünüyordu.
Dış kapıyı açtıktan sonra apartmanın merdivenlerinden nasıl çıktım hatırlamıyorum. Bu, hem kediyi bulmanın hem de ona yapacağım karton yuvanın heyecanıydı. Eve girdikten sonra ilk elime geçen karton kutu ve uygun bir bez parçasını kapıp derhal aşağıya geri indim. Karton kutuyu anne kedi ve yavrusu için yuva şekline soktuktan sonra incitmeden ikisini o yuvaya yerleştirdim. Anne çok mutlu mıır mıır ses çıkarıp bir taraftan da yavrusunu güvenli bir yeri sağlayan bana minnetle bakıyor gibiydi sanki. Onları sevdim konuşarak başını okşadım annenin ve onlara o anlık veda ettim.
Çamaşırlar yarı metal olan çamaşır ipine tek tek rengarenk mandallarla asıldıktan ve güneşin ısısının onlara dokunmasıyla oluşan kuruluktan,
Evin büyük ama sessiz çalışan süpürgesiyle evi tam temizleyemeyip, küçük ama daha iyi temizleyen çok gürültülü süpürgesiyle evi temizledikten,
Çiçeklerin kuruyan yapraklarını yeşillerinden ayırdıktan sonra onlarla konuşarak suladıktan,
Toplanan çamaşırları,buharı yoğun ütüyle kollarım kopana kadar düzleştirdikten,
‘’Eve döndüğümde hiç değilse evde içecek bir çorba bulunsun’’ düşüncesiyle tarhanayı kaynattıktan,
Toz beziyle şöylece görünür yerlerdeki tozları bezin içine hapsedip yıkadıktan,
Ve…
Bir haftalık hazırladığım ihtiyaç listesini kaptıktan sonra merdivenlerden şarkı mırıldanarak –ama içimden-bir basamak ölçüsünün yanlış yapıldığı –eminim ki bunu bu zamana kadar kimse fark etmemiştir-merdivenlerden inerek sevinçli şekilde dış kapıyı açtım ve çıktım.. Sağıma döndüğümde bir de ne görürüm?
Benim yaptığım yuva daha modern hal almış, alttaki tv tamircisi komşular kutuyu büyütmüş, gayet muhteşem yuva haline getirmişler. Kutunun içine şöyle bir baktım; anne kedi tam beş yavru daha getirmiş ve geniş bir kedi ailesinin kalacağı çok güzel bir yuva haline gelmiş orası. Anne çok mutlu yavrularını emziriyor , yavrular çok mutlu annelerinden besleniyor; kah birbirlerinin, kah annelerinin üstünden geçerek huzurlu bir şekilde yaşamlarına devam ediyor..
Onlara bakarken bir taraftan da , evlatlarını önemsemeyen, değer vermeyen, ailede ve toplumda olması gerektiği yer için yeterince gayret etmeyen, şiddetin her türlüsünü çekinmeden kullanan, insan olmanın nimetini çocuklarına yaşatmayan, özellikle kız çocuklarıyla alakalı ciddi problemleri vs vs olan.. insan canlısını düşündüm.. Daha neler vardı ki düşüneceğim ? Komşumun seslenmesiyle kendime gelmişim…
Anne kedi hala yavrularını huzurlu bir yerde korumanın rahatlığıyla onları emziriyor, sokaktan geçen arabanın kornası beynimi deliyor, komşu tamir ustası sigarasını yakıyor, insanlar kimi aşağı kimi yukarı doğru yürüyor, ağza takılmayan maskeler çenelerde bedenlerde seyahat ediyor, kuşlar uçuyor..
Doğadaki hiçbir canlı ailesine zarar vermiyor.
Ya İnsan?
Velhasılıkelam Evrensel bakış
Eline yüreğine sağlık Cook guzel ve anlamli heyecanla okudum.
Çok teşekkürler Osman bey..Yazıda farklı geçişler vardı okuyucular hep kediye odaklanmışlar..Şaşırdım biraz ama bu bile çok keyifli..
Çok güzel mesajlar içeren bir yazı olmuş kaleminize kuvvet
Sevgili arkadaşım sıradan görünen bir olaydan yola çıkıp güzel bir mesaj vermissin. Emeğine sağlık. Yenilerini bekliyoruz
Nevinciğim çok teşekkür ederim..İlgin alakan İçin..Zaten önemli olan da çok basit bir olayı konu ve objelerle süsleyerek okuyuculara sunmak değil midir ? Yazıdaki ince nüanslar diğer yazılardan ayırıcı özelliklerdir.Ben de bunu sağlamaya çalıştım..Çok sağol..