KÜLTÜR

You can add some category description here.

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ İÇİN…

  Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında ilan edilen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün geçmişi çok eskilere dayanmaktadır… Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın başlangıcı, 8 Mart 1857 yılında Amerika’nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlerini, çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını …

Daha Fazla Oku

8 Mart: Kutlama Değil ; Bir Hesaplaşma Günü

Takvimler, 8 Mart’ı gösterdiğinde dünyanın pek çok yerinde aynı manzarayla karşılaşırız. Çiçekler dağıtılır, reklam kampanyaları hazırlanır, sosyal medya mesajları art arda paylaşılır. Kurumlar kadınlara teşekkür eder, markalar “kadınlar günü indirimi” ilan eder. Sanki ortada kutlanması gereken büyük bir zafer varmış gibi bir atmosfer oluşturulur. Oysa 8 Mart’ın tarihi, bir kutlamadan …

Daha Fazla Oku

Kadınlar öldürülürken 8 Mart kutlanır mı?

Kadın cinayetleri, istismar ve şiddet haberleri her geçen gün artarken, sadece mesajlar paylaşarak 8 Mart’ı kutlamak gerçekten yeterli mi? Bir yanda çiçekler, kutlama mesajları, sosyal medya paylaşımları… Diğer yanda her gün gelen kadın cinayeti haberleri. İnsan ister istemez soruyor: Kadınlar öldürülürken 8 Mart’ı gerçekten kutlayabilir miyiz? 8 Mart Dünya Kadınlar …

Daha Fazla Oku

MİNNET GÜNÜ….

Bugün de minnet günü : Benim canım dostlarım, yanımda oluşunuz, kelimelerle anlatabileceğim bir şey değil. Bazen kıtalar arasından uzattığınız el ve naif mesajlarınızla, bazen hiç konuşmadan bile beni hissetmenizle, bazen sessizce yanımda duruşunuzla, bazen saatlerce dinlemenizle, bazen de kahkahaya zorlayışınızla beni ayakta tuttunuz. Hep düşünürdüm, zor zamanımda dost bildiklerim yanımda …

Daha Fazla Oku

HAYATIMIZIN VE KENDİ KIYMETİMİZİN NE KADAR FARKINDAYIZ?

  Son zamanlarda kendime sık sık şu soruyu soruyorum: Hayatımızın ve kendi kıymetimizin gerçekten farkında mıyız? Koşturuyoruz… Yetişmeye çalışıyoruz… Beklentiler, sorumluluklar, başkalarının istekleri derken çoğu zaman kendimizi ikinci plana atıyoruz. Oysa insan, önce kendi değerini bilmeli. Çünkü kendi kıymetini bilmeyen birine, başkaları hak ettiği değeri zaten vermez. Ben şuna inanıyorum: …

Daha Fazla Oku

HERKES “KENDİ KADAR” İKNA OLUR..!

Herkesin gerçek yüzü, en çok ihtiyacım olduğu anda ortaya çıktı. Bu süreç bana çok şey öğretti : Kan bağı, eski dostluk, uzun yıllar… hiçbiri karakter garantisi değilmiş!  Zor zamanlar kayıp değil, filtredir. Hayat, kimlerin gerçekten yanında olduğunu acıtarak öğretir. Zor zamanlarımda susanları ve mesafe koyanları not ettim, o seyircileri en …

Daha Fazla Oku

AZİZ SANCAR KARİYER FELSEFİ RİSK ANALİZİ

  Aziz Sancar, 8 Eylül 1946 tarihinde Türkiye’nin Mardin iline bağlı Savur ilçesinde doğmuştur. Çocukluğu Güneydoğu Anadolu’nun mütevazı bir ortamında geçmiştir. Ailesinin eğitime önem veren bir yapıya sahip olması onun akademik yolculuğunda belirleyici olmuştur. İlk ve orta öğrenimini Mardin’de tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim almıştır. 1969 …

Daha Fazla Oku

ÖZGÜRLÜK MÜ ; ÇÖKÜŞ MÜ..?

  “Bugün özgürlük diye alkışlanan, yarın toplumun çöküşüne dönüşebilir.”   Mübarek günlerdeyiz… Rahmetin, merhametin, sabrın konuşulması gereken günlerde.   Ama dünya yine kan kokuyor.   Bir lider öldürülüyor. Üstelik ailesiyle birlikte. Ülkede 40 gün yas ilan edilirken, başka sokaklarda başörtülerini atan kadınlar, özgürlük sloganları atan kalabalıklar, sevinç gösterileri yapan gruplar …

Daha Fazla Oku

RAMAZAN DAYANIŞMA VE ARINMA MEVSİMİDİR

  Ramazan ayı, sadece bireysel bir ibadet ve nefis terbiyesi süreci değil; aynı zamanda toplumsal adaletin tecellisi ve “öteki” ile kurulan bağın en güçlü olduğu zamandır. İslam inancına göre zengin ile fakir arasındaki köprü, sadece bir yardımseverlik jesti değil, bizzat fakirin zenginin malındaki ilahi hakkıdır.   Mülkiyetin Emanet Oluşu ve …

Daha Fazla Oku

Koşu Bandı Susar, Müzik Konuşur…!

Ben tek tek randevu almıyorum; psikoloğum da, diyetisyenim de, fizyoterapistim de, spor salonum da aynı yerde: dans pistinde. 47 yaşındayım. Bunu özellikle söylüyorum çünkü dans bana hiç yaş sormadı. Benim için dans, kanat takıp uçmak gibi. Müzik başladığında günün ağırlığı omuzlarımdan düşüyor. Kafam susuyor. Bedenim konuşmaya başlıyor. Sporu severim ama …

Daha Fazla Oku