
“Mağaradan Rezidansa: Evin Duygusu, İnsanın Hikâyesi”
Ev Nedir? Ev sadece bir yapı değil insanın kendini sakladığı yerdir. Ayrıca insanın dünyayla kurduğu en mahrem ilişkidir.
Platon der ki: “İnsan, gördüğü şeylere değil, onlara yüklediği anlama göre yaşar.” İşte ev, insanın anlam yüklediği ilk yerdir.
Mağara – Platon ve İlk Ev: Platon’un Mağara Alegorisi… İnsanlar mağarada zincirlenmiş, gölgeleri gerçek sanırlar. Ama mağara aynı zamanda ilk evdir. İnsan; karanlıkta korktu ama dışarısı daha korkutucuydu. Bu yüzden mağara ev oldu. Ev önce korkunun sınırıydı. Heidegger der ki: “İnsan dünyaya atılmıştır ve barınmaya mecburdur.” Ev, bu mecburiyetin şiiridir.
Çadır – Göç ve Varoluş: Sokrates’in evi yoktu. Diyojen fıçıda yaşadı. Mevlânâ ‘hamdım, piştim’ derken sürekli yer değiştirdi. Felsefede ev, bazen mekân değil haldir. Çadır, evin taşınabilir hâlidir. İnsan artık şunu demeye başlamıştı: “Ev benim bulunduğum yerdir.”
Avlulu Ev – Aristoteles ve Topluluk: Aristoteles der ki: “İnsan politik bir hayvandır.” Yani insan yalnız yaşayamaz. O nedenle de avlulu evlerde oturur. Avlu; birliktir, sestir, sofradır ve sohbettir. Ev artık sadece korunmak değil, birlikte olmaktır.
Bahçeli Ev – Stoacılar ve Toprak: Stoacılar doğayla uyumu savunur. Bahçeli ev; toprakla temas, sabır, beklemek ve emek demektir. Bahçe, insanın zamana saygı göstermesidir. Ve bahçeli evlerde hayat bulur.
Osmanlı Evi – Mahremiyet Felsefesi: Osmanlı evinde; dış kapı sade, iç dünya zengindir. İbn Arabi der ki: “İnsan dışarıda görünmez, içeride olur.” Osmanlı evi tam olarak bunu mimariye taşımıştır. Dolayısıyla da ev, insanın kendine döndüğü yerdir.
Apartman – Modern Yalnızlık: Nietzsche der ki: “Kalabalık, insanı yalnızlaştırır.” Apartman, yakınlıktır ama temas yoktur. Komşular yan yana ama yabancıdır. Ev yükselirken maalesef insan küçüldü.
Rezidans – Konfor ve Boşluk: Rezidanslar çok konforlu. Ama Sartre’ın dediği gibi: “İnsan, sahip olduklarıyla değil, eksikleriyle tanımlanır.” Rezidans insanın eksikliğini git gide büyütür.
Evin Psikolojisi: Freud’a göre ev, anne rahmi hissi verir. Jung için ev bilinçaltı mimarisidir. İnsan evi aslında kendine benzetir. Salon, sosyal benlik, yatak odası ise gizli benliktir. Banyo, arınma ve mutfak paylaşımdır.
Emlak Felsefesi: Emlak danışmanı aslında mekân tercümanıdır. Aynı zamanda hayat yorumcusu ve gelecek çevirmenidir. Aslında müşteri “ev istiyorum” demez “Ben huzur istiyorum,” der.
Düşünelim şimdi; Çocukluğunuzdaki ev nasıldı? O evde hangi duyguyu hatırlıyoruz? Bugün aldığımız ev, o duyguyu veriyor mu?
Bachelard der ki: “Ev, insanın hayal gücünün ilk evrenidir.” Mağaradan rezidansa kadar sadece duvarlar değişti. Ama insanın korunma ihtiyacı hiç değişmedi. Zaten ev, içinde eşya olan yer değildir. Ev, insanın kendini bırakabildiği yerdir.
Mağaradan rezidansa geldik. Ama insan hâlâ aynı soruyu soruyor: “Ben burada mutlu olabilir miyim?”
Velhasılıkelam Evrensel bakış