
Yüzümün yarısına değmesede ellerin,
Gecenin sefil aydınlığı varoluşunda…
Geçit vermezse dağların yüksekliği,
Bırakmışsa bir ozanın nice sözleri,
Süsler gözlerini, savrulan sesinin tınısı.
Yankılandı, dinle yüreğinin gittiği yönü.
Gün vururken ovalara, devrik ışığı,
Soğuk derenin durgunluğun örtüsü…
Çiylerle okşanan, taze açmış çiçekler,
Boyları dağlara sürüklenir, patikası
Gönlüme usulca düşen serin melodisi, Utangaçlığı siner mi? ürkek bakışların.
Akdeniz rüzgarların da saçlarını okşayan
Baharı getiren yüreğimin çıngısında
Var olan güzellikler yenilenir, fersiz gözden
Nice sesten, renkten, kokunla, kuşattığım havayı.
Göz bebeğine, bir gülüş ilişmiş inceden
Dingin kıyıların sazlığı kirpiğin…
Dağılır buğulu baharın hoyrat yelini savururken.
Otururduk düşler kıyısına, geçip zamanın.
Soluğum kesilirdi, eserdi, sevda ile ören.
Saldım, ak güvercinleri mavi gök denizine,
Gök, bu denli geniş derinliğine ulaşıldığı
Gecenin düşleri unuttuğu uykusuna.
Yüreğimde harman olmuş sevdana,
Bak yine gurbetindeyim!
Dilek Avcıoğlu.
Velhasılıkelam Evrensel bakış