Bu ülke de artık, kim neye inanmış, kim hangi ideolojiye yakın önemli değil. Nereye hizmet ediyoruz, o önemli. Dünyada da tüm evrende olduğu gibi, ilahi bir kanal var ve bu kanal insanda da mevcut. Zaten insan bu kanalın yegâne iletkeni ve iletileni ve ileteni. Yaratılan mahlûkat olan, insanımsılardan bahsetmiyorum. İster Müslüman, ister Hristiyan, ister Musevi ya da Mecusi, Budist ve ya ateist hiç fark etmez, nereye hizmet ediyoruz, artık o önemli. Bir şiir ile devam etmek istiyorum. Çünkü evrensel olmak, yaratanı bilmek, onu tüm varlıkta seyretmek ve sevmek yüce bir gönül işidir. Bu işin temsilcilerinden biri olan, Muhyiddin İbn-ul Arabi bizi uyandırsın;
Bütün suretleri kabul edecek hale geldi kalbim benim,
Ceylanların otlağına döndü, rahiplerin manastırına.
Putların tapınağına, hacıların Kâbe’sine döndü kalbim.
Tevrat’ın kutsal levhalarına, mukaddes Kuran sayfalarına,
Hangi yöne yönelirlerse yönelsin aşk kervanları,
Ben Aşk dinini uyguluyorum,
Dinimdir, imanımdır, inanıyorum aşka …
Tüm semavi dinler ve sümerler ve mayalar ve akatlar vb. medeniyetlerde ya da mitolojilerde mesajlar, içerikler, ve ana konu aynı. Olaylar benzer ve emsal. Gerek Nuh tufanı, gerek Hz. Süleyman’dan seyrettiğimiz mucizeler aynı. Bu aynılık bir dini yalan yapmadığı gibi, bir dinin daha eski medeniyetlerden örnek almadığını da göstermez. Bu peygamberimizi yalancı yapmadığı gibi, bunları sadece Peygamberimiz söyledi iddiasını da desteklemez. Yani olaylar, mesajlar, bildirimler hep aynı. Bu benzerlikler içinde biz yaratana iman (kelime anlamı güvendir) mı ediyoruz yoksa dinler ve öğretiler üzerinden yaratana değil de, ilahlaştırdığımız yapılara, paraya, zevklere, dünyaya mı iman ediyoruz? Bize belirli aralıklarla gelen aynı mesajlardan ders almak yerine, sen ona inandın sen buna, bu doğru bu yanlış gibi tartışmalara girerek, sadece birlik ve beraberliği bozmaktan başka bir şey yapmıyoruz. Çünkü mesajlar hep aynı yerden geldi, ilahi kanaldan, yaratıcıdan… Buna ister Yaradan deyin, ister Allah, ister Tanrı-Tengri (Türkçe yaratıcı demek, sapkın bir kelime değildir aslında, öz Türkçedir) ister evren, ister karma, ister Brahma ne derseniz deyin, günün sonunda aynı yaratıcıya güveniyorsak, tartışma bitmiştir. Tarafımız insanlık ise tartışma yoktur. Farkında olarak ve ya olmayarak Şeytana hizmet edenler, bu saydığım kılıklara da bürünerek, insanı zehirlemeye devam ediyor. Din adamlarının fetvalarını iyi dinleyin. İlahi kanal pozitiftir, negatif değil. Ama negatif konuşuyorlar, o zaman aldanmayın kıyafetlerine, postlarına. Post düşer, iblis görünür, korkarsınız 🙂 Bu topraklarda çok güzel insanlar da var, gerçekten yaratana aşık, sadece onu konuşan, sadece onu anlatan… Yalancıların maskesi, bizi O’nu sevmekten ve yarattıklarını sevmekten alıkoymasın. Alıkoymasın ki yanlışlıkla negatife hizmet etmeyelim.
Velhasılıkelam Evrensel bakış