AGRA KALESİ VE MERMER ATÖLYESİ…

 

Otelimiz, Agra’nın tam merkezinde yer alıyor. Hindistan şartlarında iyi bir otel, ancak Hindistan tam bir tezatlar ülkesi… Örneğin 5 yıldızlı bir otelde kalıyorsunuz, ama hemen yanında halkın yaşadığı çadırlar var. Otelin bir penceresinden bakarken lüks evleri , diğer penceresinden varoş mahalleleri görmek mümkün. Her şey iç içe. Taj Mahal aslında çok merkezde ve yürüme mesafesinde. Taj Mahalden sonra ilk durağımız “Agra Kalesi”, diğer adıyla Kızıl Kale. Bu kale, 3. Moğol imparatoru Ekber tarafından 1565 yılında yapılmaya başlanmış ve çeşitli eklerin inşâsıyla Şah Cihan tarafından bitirilmiş. Tüm kale bölgeden çıkartılan taşlarla yapılmış. Taşların rengi pembe ile kızıl arası olduğundan kaleye Kızıl Kale adı verilmiş. Kaleye ulaştığımızda yine satıcılara ve fotoğraf çektirmek isteyenlere yakalanıyoruz. Seda Hanım’ın deyimiyle eğer almayacaksanız göz teması dahi kurmayınız. Hele de bakmak için elinize almışsanız onu almış oluyorsunuz. Geri almıyorlar ve parasını ödemek zorunda kalıyorsunuz. Yol boyunca göz teması kurmadan kalenin önüne geliyoruz. Rehberimizin kale önünde bilgilendirmesiyle gezmeye başlıyoruz. Yine selfi çektirmek isteyenleri kırmamak adına selfileşiyoruz. Bazen öyle anlar hissediyorsunuz ki; sanki ünlü birisiniz ve Hindistan’a gelmişsiniz de herkes sizinle fotoğraf çektirmek istiyor gibi. Yine zaman zaman sıcak yağan muson yağmurlarına yakalanıyoruz. Kale, görkemiyle ilginç olduğu kadar hikayesiyle de ilginç. İçindeki sarayın hüzünlü bir hikayesi var. Aslında Taj Mahal’ı anlatırken kısaca değinmiştim. Ekber’in yıllarca erkek evladı olmamış. İlk kez oğlu olacağı haberi gelince Cihangir daha bebekken, oğlu için bu sarayın yapımını başlatmış. Cihangir de hükümdarlık döneminde ülkeyi buradan yönetmiş.

Şah Cihan, eşi Mümtaz Mahal için bu sarayda “Oktagonal Kuleyi” yaptırmış. Ancak oğlu Alemgir, babası kadar iyi bir hükümdar değilmiş ve gücü eline geçirmek için babasını bu kuleye hapsetmiş. Bir diğer sebep ise eşi Mümtaz öldükten sonra akıl sağlığını koruyamamasıymış. Bu nedenle, oğlu Alemgir tarafından tahttan indirilmiş Şah Cihan ve yine kendi öz oğlu tarafından uzaktan da olsa, eşi için yaptırdığı Taj Mahal’i gören bu Oktagonal Kuleye yerleştirilmiş. Şah Cihan’ın hapsedildiği bu kule sarayın diğer bölümlerinin aksine, görmeye alıştığımız kırmızı taşlardan değil; Taj Mahal’deki gibi mermerden yapılmış. Mermer üzerinde de yörede çıkartılan yarı değerli taşlar ile yapılmış işlemeler mevcut. Cihangir’in 2 eşi varmış. Birisi Hindu, diğeri ise Müslüman. Kalenin saray bölümünde her iki eşi için ayrı bölümler yaptırmış ve bu bölümleri de eşlerinin inançlarına göre dizayn ettirmiş. Mesela Hindu eşi için yaptırdığı bölümün duvarlarını, bolca taştan oyma hayvan ve insan figürleri süslerken, Müslüman eşi için yaptırdığı bölümde hiçbirini göremiyorsunuz. Yine Hindu eşi için yaptırdığı tapınakta şans getirdiğine inanılan bol bol “Ganesh figürleri” mevcut. Yatak odaları da dahil olmak üzere sarayda hiç kapı yok. Bunun nedeni de çok sıcak bir iklim olduğundan dolayı kapı yerine halı veya kilim kullanıyor olmaları. Kapı diye geçtiğimiz yerlerin her birinin üstünde büyük halkalar var, zamanında buraya halılar veya kilimler asılarak mahremiyet sağlanıyormuş. Burada işimiz bittikten sonra otobüse gelen Seda Hanım’ın oğulları ve kızlarından incik boncuklar, bindiler vs. alıyoruz ve gezimize devam ediyoruz. Sonraki durağımız Taj Mahal’in duvar işlemeciliğinde kullanılan taş sanatı atölyesi.😊Mermerlerin içi oyularak, içlerine değerli ve yarı değerli taşlar yerleştirilmek suretiyle, çok güzel çiçek ve dal figürleri oluşturulmuş. Bu mermer kakma sanatına verilen isim ise “Pietra Dura” dır. Pietra Dura sanatını daha iyi anlayabilmek için mermer atölyesine gidiyoruz. Taj Mahal’in tüm duvarlarını kaplayan mermer üstüne taş kakma işinin nasıl yapıldığını görüyoruz. Binanın büyüklüğü ile kıyaslayınca gerçekten inanılmaz bir işçilik. Büyük bir mermer parçasına önce motifi çiziyorlar. Çizilen motife göre de mermeri kazıyorlar, bu kazınan boşluklar yarı değerli taşlar ile dolduruluyor. Büyük motifler daha kısa sürede tamamlanıyor, yapılan motifin boyutu küçüldükçe ve detayları arttıkça süre de uzuyor. Mermeri, ellerindeki kaleme benzer bir alet ile kazıyorlar. Bu nedenle bu işte çalışanlar kimseler içinde parmağını kaybedenlerin sayısı bir hayli fazla. Mermer 2-2,5mm’lik derinlikte kazılıyor, kazınan bölgeye farklı renklerde yarı değerli taşları yerleştiriyorlar. Tüm işlem bittikten sonra ise mermerin yüzeyi tamamen pürüzsüz hale getiriliyor.😊Sizinle videosunu ayrıca paylaşacağım. Gerçekten inanılmaz. Ha unutmadan, yine güzel bir sürpriz ile karşılaşıyoruz; buz gibi kolalar ve rom! Bu güzellikler içerisinde kola ve romlarımızı içip, mutlu mesut atölyeden ayrılıyoruz.😊Yarın çok önemli!! VARANASİ’ye gidiyoruz. “ÖLÜM ŞEHRİ VARANASİ”.😞Beni Hindistan’da en çok etkileyen şehir. Otele giriş ve dinlenme…NAMASTEEE

 

hakkında Velhasılıkelam

Avatar

Ayrıca Kontrol Et

REPTİLİAN ŞEYTANA KARŞI İLK DİK DURUŞ : “ GAZZE “

  Epstein dosyalarından akıl almaz bilgiler ifşa olmaya devam ediyor. Epstein sapık bir tarikat üyesi …

Bir yorum

  1. Avatar

    Gidemesem de sayenizde görmüş oldum
    Yazılarının devamını bekliyorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir