9 AĞUSTOS

Bugün, 9 Ağustos. Tam 108 yıl önce, Kurmay Albay Mustafa Kemal Paşa, Anafartalar Grup Komutanı olarak cephede bizzat yönetip büyük bir zafer kazandı. Bu zafer, sadece düşmanı geri atmakla kalmadı; milli mücadelenin kararlılığını, bağımsızlık azmini ve milletimizin direncini tüm dünyaya gösterdi.

Bizler bugün burada, o gencecik kahramanların sayesinde varız. Onlar, bir milletin kaderini değiştirmek için canlarını ortaya koydu. Anafartalar’da vatanı savunan gençler, bir annenin tek evladı, bir babanın gururu, belki de hayatının baharında bir delikanlıydı. Her biri, vatan sevgisi ve millet bilinciyle doluydu. O yüzden bugün, “Türk’üm” diyebiliyor, özgürce yaşayabiliyoruz.

Ancak tarihimizin ve bu fedakârlıkların kıymetini ne yazık ki çok çabuk unutuyoruz. Günümüzde şehit haberleri, ne acı ki, sıradanlaşmış durumda. Halbuki onların kanlarıyla sulanan bu topraklarda bağımsızlık ve özgürlük var. Onların aziz hatırası, bizlere her daim yol göstermeli.

Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen bu mücadele, sadece askeri bir başarı değil; aynı zamanda bir çağdaşlaşma ve milletleşme hareketidir. Cumhuriyetimizin temelinde, laiklik, hukuk devleti ve ulusal egemenlik gibi evrensel değerler vardır. Bu değerler sayesinde bugün bir arada yaşama kültürümüz ve demokrasi yolundaki kararlılığımız var.

Anafartalar Zaferi’ni ve milli mücadeleyi unutmamalıyız. Bu büyük tarih, bize birlik ve beraberliğin, çalışmanın ve fedakârlığın önemini hatırlatır. Ülkemizin her bir ferdinin, etnik kökeni, inancı ne olursa olsun, bu ortak tarih bilinciyle hareket etmesi gerekir. Çünkü Cumhuriyetimizin payidar olması ancak böyle mümkün olabilir.

Bu anlamlı günde, başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan için canlarını feda eden tüm kahramanlarımızı rahmetle anıyorum. Ruhları şad olsun.

Unutmayalım ki; Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıktıkça Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

hakkında Umay TATAR

Umay TATAR
1988 yılında İstanbul’da doğdum. Sakarya Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunuyum. Uzun yıllar profesyonel spor yaptım. Sahada öğrendiklerim, bana sadece fiziksel değil, zihinsel bir dayanıklılık da kazandırdı. Bu dayanıklılık zamanla farklı alanlara olan ilgimi derinleştirdi. Sivil toplum kuruluşlarında aktif görevler aldım; özellikle gençlik, eğitim ve toplumsal dayanışma alanlarında mücadele etmeye çalıştım. Hayatım boyunca sadece bireysel değil, toplumsal sorumluluklar taşıyarak yürümeyi önemsiyorum. Felsefeye, tarihe, toplumsal olaylara ve politikaya yoğun bir ilgim var. Okumak, düşünmek ve sorgulamak benim için hem bir ihtiyaç hem de bir yolculuk. Yazılarımda zaman zaman bu ilgi alanlarımı harmanlıyor, geçmiş ile bugünü, birey ile toplumu, inanç ile aklı aynı metin içinde konuşturuyorum. Sosyal medya üzerinden yazılarımı ve fikirlerimi paylaşıyorum. Bazen mizah, bazen isyan, bazen de içsel bir arayışla… Ama hep samimiyetle ve “birlikte düşünmek” amacıyla. Hayatın bana kattıklarını, biriktirdiklerimi ve mücadele ettiklerimi paylaşmak için buradayım.

Ayrıca Kontrol Et

YARIM KALAN HASRETİN ŞAİRİ : NAZIM HİKMET RAN

  Modern Türk Şiirinin Öncüsü 1902 yılında Selânik’te doğdu. Türk edebiyatında serbest nazım anlayışını güçlü …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir