Yolsuzluk, herkesin bildiği ve kelime telaffuz edildiğin de de aklımıza geldiği üzere bir makamı işgal edenlerin makamdan elde ettiği güç ve imkanla firsat yaratarak ama asla doğrudan çalmayarak elde ettiği imkanların bütünüdür.
Bu doğrudan kazanç sağlayan bir iş olabileceği gibi dolaylı kazançları da ifade eder.
Bal tutan parmağını yalar bir çeşit yolsuzluğun yollanması daha doğrusu yolsuzluğun toplum vicdanında kabul görmesini ifade eder.
Makamlar bal kovanı ya da bal üreten yerlerdir dolayısyla da o makamda olanlar imkanlardan da faydalanır demektir.
Sorun ise neden YOLSUZLUKLARın üzerine gidilemediğidir.
Ve özellikle silsile olarak yapılan yolsuzluklara neden müdahale edilmediğidir.
Herkesin “ kör göze parmak “ babından bildiği yolsuzluklar üstüne neden gidilmemektedir?
Bunu eni iyi anlatan:
“FAZLA KURCALAMA ALTINDAN ÇAPANOĞLU ÇIKAR “ deyimidir.
Bin yediyüzlü yıllarda Yozgat yöresinde çapanoğlu ailesi meşhurdur. Osmanlıda merkezi idare zayıflayınca bu aile Yozgat amasya Tokat Sivas bölgelerinde ciddi bir güce ulaşır.
Aileden Süleyman bey valilik makamına kadar gelmiştir ve korkulan birisidir de . Sonuçta şikayetler üzerine bir yolsuzluk soruşturması için müfettiş görevlendirilir. Teftiş sonucunda elde edilen deliller çapanoğlu ailesinden de bir kaç isim olduğudur. Müfettiş bir arkadaşına durumu açıp akıl almak ister.
Arkadaşını tavsiyesi ilginçtir.
FAZLA KURCALAMA ALTINDAN ÇAPANOĞLU ÇIKAR “
İki yüz elli yıl sonra geldiğimiz yer tam da budur. Altında çapanoğlu olmayan yolsuzluk yok gibidir.
Velhasılıkelam Evrensel bakış