Bugün, Türk milletinin tarihinde derin izler bırakan bir lideri anıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk, milli bilinci her türlü bireysel ve toplumsal anlayışın üstünde tutan, “Türküm” demekten çekinmeyen ve bu ulusun köklü tarihini hatırlatan bir figürdür. O, sadece bir asker değil; aynı zamanda fikirleriyle milletine yön veren bir öncüydü.
Atatürk, ulusal egemenliğin küresel baskılardan üstün olduğunu gösterdi. Yedi bin yıllık Türk medeniyetinin varlığını ifade ederek, hafızalarda kaybolan ulusu hatırlattı. Bilim ve eğitimle çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmanın yolunu açtı. Kendi hayatını, malını ve gücünü bu hedefler için feda etti.
O, Türk milletine pes etmemenin, inancın ve azimle çalışmanın neler başarabileceğini somut olarak gösterdi. “Size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum” sözleri, milletin direniş ruhunu ve kararlılığını simgeler. Tarihimizdeki büyük komutanlardan Metehan’ın Çin ordusuna karşı duruşunu hatırlatan bu kararlılık, Atatürk’ün yol göstericiliğinde yeniden hayat buldu.
Atatürk’ün en büyük miraslarından biri, Türk milletinin kendi özüne, kültürüne ve tarihine sahip çıkmasını sağlamasıdır. Ümmetçilik anlayışı içinde unutturulmuş bu kimlik, onun liderliğinde yeniden hatırlandı. Böylece ulus uyanmaya başladı.
Bugün onun açtığı yolda ilerlerken, Atatürk’ün bize öğrettiği değerleri unutmayıp, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma hedefini canlı tutmak en büyük sorumluluğumuzdur.
Ne mutlu Türk’üm diyene.
Velhasılıkelam Evrensel bakış