Ilk başta şunu belirteyim ustaöğreticilerin durumu yetkili mercilerle görüşmeler yapılmadan çözülecek sorunlar asla değil…
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde usta öğretici olarak çalışan kişiler kadro verilmemesi nedeni ile büyük bir mağduriyet yaşamakta ve sömürü düzeninin kurbanı olmaktadır.
Geçici personel olarak istihdam edilen, bu nedenle de iş güvencesinden yoksun olarak çalıştırılan, her yıl görev alıp, alamama konusunda endişe yaşayan, hiçbir özlük hakkına sahip olmayan, ücretleri resmi tatiller, bayramlar, v.b günlerde kesintiye uğrayan, aldıkları ücret asgari ücretin bile altında olan, usta öğreticilerin dramı malesef yürek yakmaktadır.
Herkesin bildigi fakat görmemezlikten geldiği ustaöğreticiler İş güvencesi olmadığından ben bu yilda evime ekmek götürebilecek miyim? kaygisını yaşamadan adil ve insanca çalışma koşullarına kavuşturulması gerekmektedir.
MEB’e bağlı çalışan kadrosuz usta öğreticiler ücretli izin hakkından bile yoksun olarak çalışmaktadır. Doğum, hastalık ve ölümlerde bile ücretli izin kullanamamaktadır. Çalıştıkları zamanlarda herkes tatili sabırsızlıkla beklerken, onlar ücretlerimiz kesilecek diye tatillerden nefret ediyor….
Kıdem tazminatı alamamakta, yıllarca bu kurumlara hizmet vermelerine rağmen kurs onayları yenilenmezse işsiz kalmakta, işsizlik sigortasından da faydalanamamakta ek faturası…
Milli Eğitim Bakanlığı usta öğreticileri memur veya sözleşmeli olarak kabul etmemekte, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da işçi saymamaktadır. Oysa usta öğreticilerin büyük bir kısmı makine başında veya el emekleri ile çalışmaktadırlar.
25 yılı aşkın süredir mevcut çalışanlarına kadro verilmeyen tek bakanlık Milli Eğitim Bakanlığıdır. Hatta bırakın kadro vermeyi hem iş gücünden faydalanıp hem de bir statüyü bile çok görmektedir. Halbuki ustaögreticiler büyük fedakarlıklarla ve özveri ile görev yapmaktayız.
Türkiye’nin en büyük sıkıntılarından biri olan kalifiye eleman sıkıntısı ustaöğreticiler sayesinde büyük ölçüde giderilmektedir. Döner sermaye ile çalışan kurumlarımızda zorunlu eğitim süresini tamamlamış her yaş grubundaki kişiler uygulamalı olarak eğitim görmekte, hem kendilerini yetiştirmekte hem de aile ekonomisine katkı sağlamaktadırlar. Halbuki usta öğreticiler teknik eleman vasfındadır.
Kamuda geçici işçi pozisyonlarında çalışanların sürekli işçi kadrolarına geçmesini düzenleyen 5620 sayılı kanun 2006 yılında yanlış uygulandığı için bir çok kişi hakkını alamamış mağdur kalmıştir . 2008 yılında ise kanundaki bu yanlışlık giderildi ,ancak mağduriyet giderilmedi. Yaptıkları çalışmalar dikkate alınarak, ustaöğreticilere kadro verilmelidir.
Kadro olmasa dahi bir çok haklari duzenlenerek bir statü belirlenmelidir.
Ustaöğreticilerle Aynı işi yapan kadrolu usta öğreticiler 657 sayılı kanunun tanıdığı tüm haklardan yararlanırken, kadrosuz olarak çalışan usta öğreticilerin hiçbir hakka sahip olmaması çalışanlar arasında da çalışma barışını bozmaktadır. Kadrosuz usta öğreticiler, ikinci sınıf insan muamelesi görmekte, tecrübeleri, başarılı çalışmaları yok sayılmaktadır. Kadrosuz oldukları için geleceklerine güvenle bakamiyorlar.Yoksulluk sınırının altında olmalarina rağmen yine de canla, başla büyük bir disiplinle çalışıyorlar.vatandaşlarımıza hizmet ediyor, devletimizin arkasında tarafsiz bir şekilde vatan butünlüğünü koruyarak ve sağlayarak bazen cebindekini öğrencilerine harciyarak milleti ayakta tutmaya çalışan ustaöğreticiler malesef hiç bir şekilde karşılığını alamıyor.
Buna bile yüksünmeden verilen her göreve koşan ustaöğreticiler ÜLKENİN KANAYAN YARASIDIR.
KADRO VERİLMESİ YADA TÜM HAKLARININ DÜZENLENEREK BU YARANIN SARILMASI GEREKMEKTEDİR.
97 BİN USTAÖĞRETİCİ 
AİLESİ AKRABASI VE ÇOCUKLARI ILE BU ÜLKENİN BIR PARÇASIDIR.
USTAÖĞRETİCİLER YOĞUN BAKIMDA
BİTKİSEL HAYATA GİRDİ..
BÖYLE GİDERSE FİŞLERİ ÇEKİLECEK..

Velhasılıkelam Evrensel bakış