Sezgi

Sezgilerinize güvenir misiniz? Bazen bazı anlar vardır hayatımızda, önceden bir şeyler sezdiğimiz yaşamımızla ilgili. İyi ya da kötü bazı şeyleri sezme yetisine sahibiz kanımca. Ama zihnin bize fısıldadığı vesveselerden bahsetmiyorum. Kalbimizin fısıldadığı ince sesten, histen bahsediyorum. Kalbimiz bize fısıldar evet onun sesini duymaya istekli miyiz? Dediklerine kulak veriyor muyuz yoksa silik bir sızı gibi damağımızda kalmasına izin mi veriyoruz. Güzel bir şey yaşayacaksak şayet öncesinde kalbimiz kıpır kıpır olur, nedenini bilmediğimiz bir heyecan sarar bünyemizi. Kendimizi neden bu kadar mutluyum ben derken bulabiliriz. Bunu anlam vermeye çalışırız bir kaç gün sonra hep beklediğimiz o müjdeli haberi alırız. Bunun adı önsezidir. Sezgilerimiz bize önceden bir kutlama havası yaşatır. Ve bu çok sık olmaya başladığında biz önceden biliriz ki güzel bir şey yaşayacağız. Bu can sıkıcı durumlar içinde böyledir. Eğer canımızı sıkacak bir hadise yaşayacaksak bir kaç gün önceden içimizi bir sıkıntı kaplar, bu sebepsiz sıkıntıya anlam veremeyiz ama biliriz içten içe canımız sıkılacak. Bedenin ve ruhun olayları olmadan önce sezme yetisi vardır. Bu herkeste böyledir ama bazıları buna dikkat kesilmez yada inanmaz, tamamen tesadüf olarak adlandırır. Halbuki evrende tesadüf diye bir şey yoktur. Her şey bizim bilemediğimiz ama sezebildiğimiz bir plan dahilinde olur. Peki bunları sezmek ne işimize yarayacak diye düşünebilirsiniz. Şöyle ki, eğer canımız nedensiz yere sıkılıyorsa belki de çok önemsemediğimiz bir tartışmayı büyütmemeye çalışarak kendimizi canımızın daha da sıkılmasından koruyabiliriz. Yada sebepsiz yere mutlu oluyorsak ardından müjdeli bir haber alıyorsak bunun bizim için gerçekten iyi bir şey olduğunu benimseriz. Sezgilerimize güvenmek bizi hayatta doğru bir yola taşıyabilir. Eskiden yoluma çıkan her şeyin bir deneyim olduğunu ve beni geliştireceğini, bir anlamı olduğunu düşünür ve çok düşünmeden her yeniliğe atlardım. Artık kendi yolumda ilerlerken sezgilerime ve kalbime güvenmeyi seçiyorum. Çünkü bu yolda karşılaşacağımız şeyler nahoş şeylerde olabilir ve sezgilerimize kulak vermek bizi bu durumdan kurtarabilir. Sezgilerine güven, kalbine güven, kendine güven. Sezgilerinin yoluna ışık olmasına izin ver. Bırak olsun, bırak ak, bırak yaşa. Kendin için güvenli ve ışıklı  bir yol inşa et. Her daim kendine inan ve başına gelen şeyleri sevgiyle kucakla. Sağlıcakla kal.

hakkında Banu ŞAHİN

Banu ŞAHİN

Ayrıca Kontrol Et

RENKLERİN ANATOMİSİ

  ​Türkiye denilince akla sadece bir coğrafya gelmez; akla uçsuz buçaksız bir renk paleti gelir. …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir