HEMŞİRELER SESLENİYOR : SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKMEK ÜZERE !

 

“Görünmeziz, her yerdeyiz. Lakin artık sessiz değiliz!”

Sistemin tüm yükünü biz taşıyoruz, sağlık sektörü bizim omuzlarımızda ayakta duruyor!

Her gün bir hastaya ilk dokunan eller biziz.
Bir annenin gözyaşında umut, bir çocuğun korkusunda cesaret, bir yaşlının kalbinde ki güven biziz.
Ama sustukça, yalnızlaştıkça, sesimiz duyulmadıkça… tükeniyoruz!

Avrupa’da hemşireler bir meslek yasasıyla, güçlü sendikalarla ve toplumsal saygınlıkla çalışıyor.
Hemşire başına düşen hasta sayısı belli. Görev tanımı belli. Mesai hakkı belli….kısaca mesleğinin sınırları belli.
Bizde hâlâ şu sorunun yanıtı yok:
“Bakım veren miyiz, tedavi uygulayan mı?”

Gündüz enjeksiyon, akşam temizlik. Sabah serum, öğlen yemek servisi, nöbette süper kahramanlık.
Yeri geliyor bilgisayar monitörü bağlıyoruz, vida sıkıyoruz, teknik işler üstleniyoruz. Yeri geliyor hasta karşılama, sekreterlik yapıyoruz.

Belirsizlik içinde her işi yapıyoruz ama hiçbir hakkı tam olarak alamıyoruz.
Yaptıklarımızla hak ettiklerimiz arasındaki uçurum büyüyor.
Her geçen gün o uçurumda sessizce eksiliyoruz…

Türkiye’de hemşirelik sadece bir meslek olmaktan öte, çökmekte olan bir sistemin ayakta kalmasını sağlayan sabır omurgası olmuş durumda.
Fakat biz düşersek, sağlık sistemi de çöker!

Çoğunluğuz ama azınlık gibi muamele görüyoruz.

Ne bireysel çırpınışlar, ne sessiz haykırışlar artık yeterli değil!
Birlik olmadan hiçbir hakkımızı alamayacağız.
Hep birlikte yüksek sesle sormalıyız:
• Bu kadar sorumluluğun karşılığı bu kadar mı olmalı?
• Aynı işi, hatta fazlasını yaparken neden Avrupa’daki meslektaşımızın beşte biri kadar maaş alıyoruz?
• Neden hâlâ güncel, çağdaş bir meslek kanunumuz, görev tanımımız yok?

Sınırı olmayan bir çalışana her boşluğu yıkarsınız.
Biz tampon değiliz!
Her zorluğu kapatacak bilgi ve beceriye sahip olabiliriz ama bu sürdürülebilir değil!

Bürokratlara, siyasilere, kamuoyuna sesleniyoruz:

Biz artık sadece görev değil, hak ettiğimiz yetkileri de talep ediyoruz.
Hemşirelik Haftasında birkaç güzel cümleyle, salon dolusu alkışlarla geçiştirilmeyeceğimizi bilin!

Bu ülkenin 4. büyük meslek gruplarından biriyiz.
• Neden Sağlık Bakanının yanında bir hemşire Bakan Yardımcısı yok?
• Neden il sağlık müdürlüklerinde başkanlık kadroları içinde hemşire yöneticiler yok? (Varsa da bilinmeyecek kadar az ve yetersiz)
• Neden mecliste hemşire vekiller yok?

Bu yokluk kader değil, ihmalin sonucudur!

Yıllarca sınavlarla, eğitimle, alın teriyle geldiğimiz noktada;
ilkokul mezunu bazı meslek gruplarının bizden fazla maaş aldığı bir sistemde çalışıyoruz!

Yaptığımız işlemin puanı başka meslek grubuna yazılıyor, bizim maaş hanemize değil başkasının cebine yansıyor!

Emeklilikte asgari ücretin bile altındayız.
Yıllarca maaşlarımızdan kesilen yüksek vergiler nereye gidiyor?

Bizim kimsenin hakkında gözümüz yok. Ancak artık kendi hakkımızı arıyoruz!

Bu sadece bizim değil, tüm halkın meselesi. Sağlık sisteminin taşıyıcı omurgası biziz.

Unutmayın:
Bir gün herkes, mesleğine aşkla bağlı bir hemşireye ihtiyaç duyacak.
Ama siz bu emeğe şimdi değer vermezseniz, gelecekte kaliteli etkin hizmet alamayacaksınız.

Her gün onlarca hemşire Avrupa’ya gidiyor.
Yarın uzman hemşire bulamayacaksınız.
Bu bir uyarı değil, gerçek!

Sisteminin taşıyıcı kolonu biziz, eksikliğimizde sağlık sistemi çöker!

Artık sesimizi duyun, emeklerimizi görün!
Savaşta, afette, pandemide her türlü zorlu bireysel ve toplumsal devlet sürecinde askerin, polisin yanında bizler en ön saftayız.

Meslektaşlarım,
Lütfen sizi görmeyen, duymayan, sorunlarınızı gündeme almayan sivil toplum yapılarını desteklemeyin, yetki vermeyin.
Sadece tabela taşıyan etkisiz yapılara değil, sesinize ses olan, sizi temsil eden, gerçekten değişim yaratmaya çalışan sivil toplum kuruluşlarına güç verin.

Gel, hep birlikte gücümüzü gösterelim!
Omuz omuza duralım.
Sorunlarımızı birlikte çözelim.
Türkiye’nin geleceğine, hemşirelerin gücüne ve saygınlığına sahip çıkalım.
Mesleğimizi birlikte yüceltelim, geleceğe umutla bakalım.

Yüreğinde sevgi ve umut dolu, yurdumun dört bir yanında 7/24 hizmet veren tüm meslektaşlarımın Hemşirelik Haftasını içtenlikle kutluyorum.

Biz haklarımızı alana kadar susmayacağız, durmayacağız!
Meslektaşlarımıza ve bu mücadelede yanımızda olan kamuoyuna saygılarımızla…
Her bir hemşirenin hakkı için mücadele etmeye devam edeceğiz!

Suna VAROL CÖRÜT
Yeni Sendika
Türkiye Hemşirelik Komisyonu
Başkanlığı

hakkında Suna VAROL CÖRÜT

Suna VAROL CÖRÜT

Ayrıca Kontrol Et

   ALLAH  BAĞIŞ’LASIN

         ALLAH’IM SEN BÜYÜK VE YÜCESİN BİZİ BİR KEZ DAHA VE SONSUZ …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir