İçindeki İnsanı Uyuşturma!

İnsan, madde dünyasında yaşarken duygu ve düşüncelerini, sahte, yapmacık bir iyilik maskesi arkasına saklayabilir fakat ince dünyada ikiyüzlü olmak mümkün değildir. Madde dünyasında dahi, içinde çok büyük kötülük taşıyanlar ya da alkol gibi maddelere ağır bağımlılığı olanlar içinde taşıdığı kötülüğü tam olarak kamufle edemezler. ”demiştir Stepan Stulginsky.

Manevî boşluk, inanç zaafı, ailedeki huzursuzluklar, ekonomik bozukluklar, mutsuzluk, güvensizlik duygusu, sorunları çözmek için başka yol bulamadığı inancı ve gelecek karşısındaki kaygılar kişiyi strese ve yalnızlığa itiyor. Kişi pek çok sıkıntı yaşıyor, acı çekiyor, bütün bunlardan alkol ve uyuşturucu kullanarak kurtulacağını, sorunlarının çözüleceğini zannediyor. Hâlbuki bu şekilde sorun çözülmemekte, aksine sorunlar daha da artmaktadır. Nitekim bu maddelerin oluşturduğu geçici “sığınma ortamları” ve verdikleri geçici rahatlama, kullananlarda önceleri alışkanlık, daha sonra ise bağımlılık veya tutsaklık doğurmaktadır akademisyen Ömer Menekşe’nin de dediğine göre.

Anne babanın kendi aralarındaki ya da çocukları ile olan çatışma ve tartışmaları uyuşturucuya başlamada önemli bir etkendir. Bu çatışmalar sonucunda sürekli olumsuz duyguların ifade edilmesi, aile bağlarının zayıflamasına ve bireyin kendine olan güveninin azalmasına yol açmakta. Genellikle parçalanmış ailelerde alkol ve madde bağımlılığının yaygınlık gösterdiğini görmekteyiz.

Kendine güveni azalan insanlar da mutlu ailelere sahip olan başkaları hakkında dedikodu üreterek onları yalnızlaştırmaya ve bağımlılık batağına çekemediği insanları farklı birtakım tuzaklara çekmeye çalışmaktalar.

Halbuki herkesçe bilinmektedir ki söz taşıyanlar; (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) cennete giremezler. (Müslim,”İman”, 168; Tirmizi,”, Birr,79) Tüm bunlar bilinmesine rağmen şehirlerimiz; madde bağımlılığı, yabancılaşma, mutsuzluk ve suç üretiyor. Büyük anlatıların ortasında insanı kaybediyoruz.

Hatta hukuk düzeninde dahi bu şekilde geçimini idame ettiren hukukçu kisvesi adı altında gayrimeşru ilişkiler ağı içerisinde insanlıktan çıkmış entrikalarla kuyu kazma peşinde olanlar var.

”Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.” doğru bir söylem değil. Gücü yeten yettiğine iftira edip itibar suikastı yaparak şehirlerde huzuru bozacaksa bu durum tarafları suç işlemeye sevk eder.

Hukuk düzenine getirilen arabuluculuk kurumu ile dahi menfaat dengesi aleyhe olan işçilik kurumunun daha az mağdur olması ve emekçinin hakkını kısa vadede alabilmesi mümkün hale getirilmeye çalışılmışken, huzurun bozulması ile daha çok kazanç elde etme amacı güden insanlar hangi meslek grubundan olursa olsun insan olma vasfından yoksun bulunacaklardır.

hakkında Bilgenur BAYKAL

Bilgenur BAYKAL

Ayrıca Kontrol Et

Eyvah!.. Güzellik Salonları Kapanıyor…

  Hepinize sağlıklı mutlu günler dilerim sevgili velhasılı.com okuyucuları…   Son yıllarda güzellik merkezleri, estetik …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.