
Gözlerimde dünkü ıslaklığın nemi
Dudaklarımda susuzluğum
Buz tutmuş yüreğime,
Ansızın batan yokluğun…
Gün görmemiş gözlerime
Zemheriye düştü sürgün yüreğim
Sevgiyi sonsuz sunarken,
Sessizliğe saplandı gecelerim…
Durmaz gayri gönül dağında
Yelkeni indiren kızıllığın ateşi,
Gün, geceyi sunduğu vakit.
Sen, gönlümün vazgeçilmezi
Anılara göz kırpan kirpiklerim.
Umutsuzluk dağlarında,
Usulca sızan güz yağmurları…
Ah be yalnızlığım!
Sabahın ilk ışıklarının yansıması,
Renklerin…
Cümbüşü mis kokan çiçeklerin…
Düşsem yaylaların kucaklaştığı yeşilliğine
Koşsam çocuklar gibi…
Gülüşler dokunsun amansız busesine
Bahar dallarına uzanır gibi,
Rüzgâr eşlik etsin dans eden yeline,
Özlemin gölgesine, filiz veren bağına,
Yapraklar değdi sanki yeşeren dalına.
Sevda bahçesinin diyarının kapısına
Yürüsem, kelebek vadisinin yollarına.
Düşler bahçesinin örtüştüğü köşküne,
Güneşli mesut günlerin sevincine…
Arşa uzayan aşkın rengi hasretti.
Sahi, hangi gecenin bekçisi?
Göçebe yüreklere tenha bir yerde
Eğer mutlu edeceksen seven kalbi,
Işıltılı gülüşlerin buluştuğu yerde…
Noktası konmalı güneşli dağların ardına.
Dilek Avcıoğlu.
Velhasılıkelam Evrensel bakış