

Yokuşa gücün yok enişe dizin
Uzağı yakını pek görmez gözün
sanki biraz tarih kokuyor Öz’ün
İhdiyarlık başa geldiği zaman
Ağrıdan sızıdan durmaz yakınır
Derman arar sağa sola bakınır
Az yese çok yese hemen dokunur
İhdiyarlık başa geldiği zaman
Yedek parça olur iğne şurup hap
Hiçbir fayda vermez ne yaparsan yap
İflas etmiş ciğer yorulmuş bir kalp
İhdiyarlık başa geldiği zaman
Ayakların titrer belin bükülür
Damarlardan sıcak kanın çekilir
Saç sakal ağarır dişler dökülür
İhdiyarlık başa geldiği zaman
Baston ile ayakların üç olur
Gittiğin o yerler artık güç olur
Konuşsan suç olur sussan suç olur
İhdiyarlık başa geldiği zaman
Arkadaşın olur evde çocuklar
Eşin dostun seni arada yoklar
Torunların alır bastonu saklar
İhdiyarlık başa geldiği zaman
Ne çabuk geçiyor baharlar yazlar
Zaman akışına uymuşuz bizler
İnsan yaşlanınca ölümü gözler
İhdiyarlık başa geldiği zaman
Hele biri ölüp ayrılınca eşinden
Öbürüde gitmek ister peşinden
Çıkaramaz hayalinden düşünden
İhdiyarlık başa geldiği zaman
Yaşlılara değil sadece sözüm
Gençlerde yaşlanır zamanla gözüm
Seninde buruşur elin ve yüzün
İhdiyarlık başa geldiği zaman. 



Velhasılıkelam Evrensel bakış