“Kim din kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa Allah da kıyamet günü o kimseyi cehennemden korur.”
– Hz Muhammed
Temiz siyaset özlemiyle yanıp tutuşan bir Türkiye var.
Liderlerin topluma örnek olması için bir öğretmenin herkesi eğitmesini isteyen gençler var.
Düzenin olumlu yanları korunurken artık hoşgörü ve farklılıklara saygının artmasını isteyen geniş çaplı bir kitle var.
Çocuklarının geleceği için istikrar ve kalkınmanın devamlılığını talep ederken öngörülebilir bir enflasyon isteyen bir seçmen kitlesi, yarın neden ben bebeğime bezi iki katına alabilirim diye stok yapmak zorundayım diye sorgulayan anneler var. Aynı şekilde ilgili babalar da.
İfade özgürlüğünün sınırlarının genişletilmesi durumunda daha az suça başvuracağını düşündüğüm bir kitle var ancak bu kitlenin suç işleme eğilimi tartışmalı.
Niyet okuyuculuğu yapmak doğru değildir ancak kimisinin yaptıkları yapacaklarının teminatı olduğundan o kesim için hoşgörünün sınırları iyi belirlenmeli diye düşünüyorum. Zira ipin ucu kaçtı mı artık geri dönülmez bir yola girilecektir.
Kazanmak için her yol mübah mıdır? Değildir kardeşim.
Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma. Tuzağa çekemedikleri senin dublorünü koyup kasetini çekseler eşinin dostunun inanmadığını bilsen de moralin bozulmaz mıydı?
Gerçi sen zaten öyle bir insansan bununla övünürsün bile.
”Yaşamadım ama yaşasam da benim siyasetimle ne ilgisi var kardeşim, benim aile bütünlüğümü çok düşünüyorsanız eşimle baş başayken gelir gösterirdiniz, demek ki beni ağzınızla kuş tutsanız alt edemeyeceğinizi anladınız” diyecek kadar gelişmedi maalesef bu ülke.
Keşke gelişseydi. Avrupa’nın bağrında genç kadın devlet başkanları bile harıl harıl çalışırken özel hayatındaki eğlenceleri paylaşmaktan utanmıyor. Çünkü özel hayat sadece kendini ve hayatındaki özeli ilgilendirir.
Onlar da devletin beka sorunundan daha önemli olmamalı. Tabi gerçekten önemsenen devletin devamlılığı ise…
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Ben hayatta hiçbir öğretmenime böyle bir saygısızlık yapanı affetmedim.
Türkiyem sen de öğretmenine sahip çık. Bize haksızlık karşısında tek başına bile mücadele edeceğini, köy köy gezeceğini gösteren hocanın bir günlük kaybı uzun sürmesin.
Yarın yine meydana çıksın ve desin ki: ”Ey şantaj montaj tiyatro oratoryo çetesi! Biz de sanattan anlarız ama bizim dokundurma sanatımız fizik merkezlidir ve öyle bir kuvvet uygularız ki seçim zamanı o mühüre, iktidara geldiğimizde kimsenin birbirine böyle kazık atmayacağı şekilde tarihe adımızı yazarız. Siz zulmün yanında yer alanlara hesap sormayız, hal hatır sorarız.
”Nasılsınız, iyi misiniz? Biz iktidar olduk, dostça yarıştık dürüst davrandık. Siz fair playe ayrı davrandığınızda sarı kart göstermeyen hakem utansın ki aynı şeyleri tekrar yaptığınızda kırmızı kart görmeniz gerekirdi. Ama ülkemin seçmeni gereken cevabı verdi. Her evden bir oydan fazlasını verdi. Benim milletim bu vatanı yaşatmak için önce canını verdiği gibi şimdi de oyunu doğru kullanarak size gereken cevabı verdi.”
Velhasılıkelam Evrensel bakış